Danıştay Kararı 8. Daire 2019/10048 E. 2022/3696 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/10048 E.  ,  2022/3696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/10048
Karar No : 2022/3696

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi Sanatları Bölümü, Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalında, 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca … olarak görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin İlahiyat Fakültesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının ve Rektörlüğün 24.12.2015 olur tarihli işleminin iptali ve karar kesinleşinceye kadar geçen süreye ilişkin parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı istinaf başvurusunun reddi kararı, Dairemizin 11.07.2019 tarih ve E:2018/236, K:2019/6881 sayılı kararıyla bozulmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, Dairemizin bozma kararına uyularak, davacının sözleşme süresinin uzatılmayarak görevine son verilmesine ilişkin 14.04.2013 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E.… , K.… sayılı kararı ile görev süresi dolan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin, davacının dışında gelişen subjektif olayların davacıya dolaylı bir şekilde yansıması nedeniyle gerçekleştiği, davacının görevinde başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin bir belirleme bulunmadığı, mevcut yasal düzenlemelere göre iş ilişkilerini yürütme ve görevlerini ifa etme zorunda olan kamu görevlilerinin bu düzenlemelere uymaması halinde disiplin cezalarına muhatap olabilecekleri, dava konusu işlemin bir nevi cezalandırma amaçlı tesis edildiği, bu anlamda kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediği anlaşıldığından, dava konusu işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay 8. Dairesi’nin 10.07.2019 tarih ve E:2014/11898, K:2019/6848 sayılı kararı ile onandığı; iptal kararı üzerine 02.12.2015 tarihinde göreve başlayan davacının 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca görev yaptığı, bu kadroların burs verilmeyen lisansüstü öğrencilerine mali yönden desteklemek amacı taşıyan 50/d atamalarından farklı olarak hizmetin yürütülmesi amacına hizmet ettiği, davacı hakkında görevin yürütülmesi ve akademik olarak başarısız olduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı, davacıya isnat edilen suçlamanın 3 bölüm toplantısına katılmamak olduğu, davacının bu toplantılardan haberdar olmadığını ve bölümde tecrite uğradığını belirttiği, konu ile ilgili olarak davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmadığı ve savunmasının alınmadığı, davacının fakülte yönetimi tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirdiği ve doktora eğitimini tamamladığı hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacıya isnat edilen fiilin sabit olup olmadığı ile sabit olması halinde fiilin, akademik olarak herhangi bir başarısızlığı ifade edilmeyen davacının görevden uzaklaştırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gözönünde bulundurulduğunda, davacı ile aralarında kişisel husumet olduğu hususunda tereddüt bulunmayan Ana Bilim Dalı Başkanı’nın görüşleri doğrultusunda sözleşme süresi uzatılmayarak davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı 27.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali istemi ile açılan davada verilen kararın kesinleşmediği, davacının davranışlarının görevi ile bağdaşmadığı, akademik çalışma ortamını olumsuz etkilediği, idarenin yargı yolu ile zorlanamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 02/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.