Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/131 E. , 2022/4459 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/131
Karar No : 2022/4459
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, … İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından; Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddenin (ç) bendinde yer alan “izinsiz ve özürsüz olarak on gün ve on günden fazla göreve gelmemek” ve “bir yıl içinde birden fazla ücretten kesme cezası almak” hükümleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen 21/10/2016 tarihli Vali olurlu işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; olayda, davacının bir yıl içerisinde birden fazla aylıktan kesme cezası ile tecziye edildiği, bunun akabinde dava konusu işlem ile savunması alınmaksızın görevine son verildiği, her ne kadar davalı idare tarafından; Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği uyarınca, bir yıl içerisinde birden fazla aylıktan kesme cezası uygulanmasının doğrudan ve hiç bir işleme gerek kalmaksızın göreve son verme disiplin cezasını gerektirdiği ileri sürülmekte ise de, nedeni ve gerekçesi ne olursa olsun tesis edilen her disiplin cezası öncesinde savunma alınması kuralının anayasal ve hukuki bir zorunluluk olduğu, bu durumda; davacı hakkında, savunması alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, savunması alınmaksızın görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, öte yandan; “geçici köy korucusu” olarak görev yapan davacının, görevine son verilmesine ilişkin 21/10/2016 Olur tarihli işlemin iptal edilmiş olmasının; davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmadığı, Mahkemenin işbu kararı uyarınca davacının savunması alınarak, bu aşamadan sonra davalı idarece yapılacak değerlendirme sonucunda görevine son verilip verilmeyeceğine karar verileceğinden, davacının savunması alındıktan sonra görevine son verilip verilmeyeceği, oluşacak yeni duruma göre davacının parasal kaybının olup olmayacağı belirsiz olduğundan, davacının parasal hak talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Davalı idarenin istinaf başvurusu hakkında; 2016 yılı içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası ile cezalandırılan davacının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 4. bölümünün 17. maddesinin (ç) bendinin 5. alt bendinde yer alan “Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak” fiili ile ilgili olarak usulüne uygun soruşturma başlatılmadan, bağımsız bir soruşturmacı tayin edilmeden ve isnat edilen fiili her yönüyle ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyan bir soruşturma raporu düzenlenmeden, disiplin hukukunun usule ilişkin temel ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde, yalnızca davacının ifadesinin istenmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, Davacının istinaf başvurusu hakkında ise; dava konusu işlemin, usulüne uygun soruşturma başlatılmadan, bağımsız bir soruşturmacı tayin edilmeden ve isnat edilen fiili her yönüyle ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyan bir soruşturma raporu düzenlenmeden, disiplin hukukunun usule ilişkin temel ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde, yalnızca davacının ifadesinin istenmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptali üzerine, Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Van 2. İdare Mahkemesi kararının tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, tazminat isteminin kabulüne, davacının maaşından yapılan kesintinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında bir yıl içinde uyarı ve üç ayrı ücretten kesme cezası verildiği, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde birden fazla ücretten kesme cezası alınması tespitinin görevden çıkarılma için yeterli olduğu, görevden çıkarma işlemi için savunmasının alınmasına gerek olmadığı, ücret kesim cezaları ve uyarma cezaları tesis edilmeden davacının savunmasının alındığı, bu cezalara karşı yargı yoluna gidilmediği, cezaların kesinleştiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; geçici köy korucusu olan davacının, “”izinsiz ve özürsüz olarak on gün ve on günden fazla göreve gelmemek” ve “bir yıl içinde birden fazla ücretten kesme cezası almak” hükümlerine dayanılarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmü yer almaktadır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin “Disiplin Cezaları” başlıklı 17. maddesinin ç ‘görevden çıkarma’ başlıklı 1. bendinde; ‘(1)Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve” son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:” hükmü, aynı maddenin 1. bendinde; ‘izinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek,’ hükmü, 5.bendinde; ‘Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak’ hükmü, “Disiplin cezası vermeye yetkili amirler” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; ‘Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.’ hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının incelenmesinden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işleme ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal haklara ilişkin kısmının incelenmesinden:
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir.
Buna karşın, dava konusu işlemde olduğu üzere savunma hakkı gibi usulü bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak soruşturma yapıldıktan ve savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı görülmüştür.
Bu nedenle, davacının yoksun kalınan parasal haklara yönelik istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının ONANMASINA, parasal haklara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.