Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3079 E. , 2022/6859 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3079
Karar No : 2022/6859
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : … Tur Seyahat Acentası Limited Şirketi
İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi ile Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Kocaeli ilinde servis taşımacılığı yapan davacı şirket tarafından, daha önce kendi talepleriyle iptal edilen ticari tahditli plakalarının iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı UKOME kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacı tarafından 20/02/2008 tarihinde verilen dilekçeyle haklarından feragat edilmesi nedeniyle söz konusu P plakaların iptal edilerek firma adına kayıtlı 18 plakanın kayıttan düşürülmesine karar verildiği, bu duruma göre davacının istemi doğrultusunda yapılan işlem sonrasında adına doğmuş bulunan hakkın ortadan kalktığı, davalı idarenin de iptal edilen plakaların iadesi noktasında zorlanamayacağı sonucuna varıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 17/09/2015 tarih ve E:2015/2252, K:2015/7693 sayılı temyiz kararı ile mevzuat uyarınca tahdit kapsamında bulunma yönünden kazanılmış hakka sahip olan davacı şirketin, UKOME’ce belirlenen sürede çalışma ruhsatını almadığı açık ise de; kendisiyle aynı durumda olanlar için, birçok UKOME kararıyla tanınan ilave haklardan, salt bu hakkından feragat etmesi neden gösterilerek reddedilmesinin bu UKOME kararıyla çelişeceği, bu nedenle idarece davacıya tahsisli plakaların başka araçlara tahsis edilip edilmediği ile idarenin ihtiyacının bulunup bulunmadığı yönlerinden yapılacak inceleme sonrasında davacının kazanılmış hakları da gözetilerek işlem tesisi gerekirken, talebinin esasının incelenmeden reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan Mahkeme kararının bozulduğu, yine Dairemizin 18/10/2018 tarih ve E:2016/5456, K:2018/5967 sayılı kararı ile davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme isteminin reddedildiği, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı bozmaya uyma kararı ile Dairemizin bozma kararında yer verilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; … tarih ve … sayılı UKOME kararıyla Kocaeli ilindeki tüm servis araçları için tahdit kararı alındığı, bu kararda mevcut taşımacıların 60 gün içinde müracatı ve ruhsat bedelini ödemeleri halinde ticari (P) plakanın verileceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin adına kayıtlı 18 aracın da bu karar kapsamındaki araçlardan olduğunun kabulü sonrasında, araçlarına 18 adet (P) plaka tahsis edilmesine rağmen davacının 20/02/2008 günlü dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunarak; ekonomik sıkıntılar sebebiyle ruhsat bedelini ödeyemeyeceğinden, araçlarına (P) plaka takılarak tahdit kapsamına alınması hakkından feragat ettiğini bildirdiği; davalı idarece de 21/12/2011 tarihli UKOME kararıyla isteminin kabulü ile plakaların iptaline karar verildiği; 2013 yılı içinde müteaddit defalar tahdit kapsamındaki araçlara, ruhsat bedeli ve müracaat yönünden çeşitli haklar tanındığı ve süre verildiği, en son hak tanıyan … tarihli ve … sayılı UKOME kararıyla; önceki UKOME kararlarıyla tahdit hakkı tanınan ancak yükümlülüklerini yerine getirmeyen (P) plaka sahiplerinin çalışma ruhsatı alabilmeleri için son defaya mahsus almak üzere 31/12/2014 gününe kadar süre verilmesinin kararlaştırılması üzerine; bu süre bitmeden davacı şirketçe, bu haklardan kendisinin de yararlandırılarak, ruhsat bedellerini ödeyeceğinden (P) plakasının adına tesciline karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun; daha önce feragat etmesi nedeniyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24/f maddesinde; yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunacak hususlardan olduğu öngörülmüş ve 31. maddesiyle göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri, yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise “temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı” hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin amaçlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştay’ın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusunda, temyize konu Mahkeme kararında davacı tarafın vekili olmamasına rağmen vekalet ücretine hükmedildiği, davalı idareye tebliğ edilen dava safahatına dair hiçbir evrakta davacı tarafın vekilinin olduğuna dair bir bilgiye rastlanılmadığı belirtilerek Mahkeme kararının bu yönüyle temyizen incelenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında bulunan dava dilekçesi, Mahkeme kararları ve tebligatlarının incelenmesinde, davacının, davanın bütün aşamalarında vekilinin bulunmadığının görüldüğü, Mahkeme tarafından, Dairemiz bozma kararına uyularak verilen iptal kararında hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte verilen iptal kararında, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin de mevzuat gereğince yer alacak olmasına rağmen davacının vekil ile temsil edilmediği ve vekalet ücretinin dava aşamalarında davacı veya davalı tarafa hukuki yardımda bulunan avukata verilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, vekili bulunmayan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin olanaklı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasında yer alan ”2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine” ilişkin hükmün karardan çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.