Danıştay Kararı 8. Daire 2019/4263 E. 2022/4175 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4263 E.  ,  2022/4175 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4263
Karar No : 2022/4175

DAVACI : … Seyahat ve Turz. İşl. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
08/01/2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilen 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, yetki belgesi kapsamına uygun olmayan faaliyetlerde bulunulması halinde müeyyidenin idari para cezası şeklinde düzenlendiği, Kanun’da tarifi yapılmış ve müeyyidesi idari para cezası olarak belirlenmiş olan bir fiilin yaptırım şeklinin, Yönetmelik maddesi ile genişletilmesi ve Kanun’da yer almayan bir yaptırımın Yönetmelik maddesi ile düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca, yönetmeliklerin, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceği, cezaların kanuniliği ilkesi gereği Yönetmelik ile suç ve ceza ihdas edilemeyeceği; davaya konu Yönetmeliğin 69. maddesinin 5. fıkrasında, yetki belgesi sahiplerinin, uyarma başına 60 Türk Lirası ödeyerek uyarma cezalarını kaldırabileceği düzenlenmişken, dava konusu düzenlemeyle belge iptali ile 6 ay süre ile aynı belgenin verilmemesi şeklinde ağır ve Yönetmeliğin kendisine de aykırılık teşkil eden bir düzenleme yapıldığı, Yönetmeliğin dava konusu 30. maddesinin 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik halinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/12/2018 tarih ve YD İtiraz No: 2018/748 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu, bu nedenle nitelik itibarıyla aynı olan dava konusu düzenlemenin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca taşımacılık yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, son zamanlarda yazılı ve sözlü basında, UBER gibi yasal olmayan bir sistem ile ilgili yaşanan sorunlara ilişkin haberlerin yer aldığı, taksici – UBER çekişmesi olarak Ülke gündeminde yer alan olaylarda, adlarına A1, B2 veya D2 yetki belgesi düzenlenen firmaların, UBER platformunu kullanarak yetki belgelerine aykırı şekilde yolcu taşıması nedeniyle taksiciler aleyhine bir durumun ortaya çıkması neticesinde şiddete yönelik olayların meydana geldiğinin gözlemlendiği; 4925, 5216 ve 5393 sayılı Kanunlar uyarınca firmaların, belediyelerin yetkisinde olan şehir içi ticari taksi taşımacılığı faaliyetinde bulunmalarının yasak olduğu, yapılan şikayetler incelendiğinde bu firmaların, D1 ve D4 yetki belgesi olan diğer firmalarla da sık sık sorunlar yaşadığının tespit edildiği, dava konusu Yönetmelik hükmü ile adlarına yetki belgesi düzenlenmiş firmaların, UBER platformu üzerinden faaliyet göstermesinin engellenmesinin ve caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiği, Bakanlık tarafından düzenlenen yetki belgelerinin, bu tür sistemlerde kullanılmasını engellemeyi amaçlayan dava konusu düzenlemenin iptali halinde UBER ve benzeri uygulamaların önünün açılacağı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin “(…) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez.” ve “(…)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez” ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 08/01/2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin, 31/12/2018 tarih ve 30642 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilen 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu bu düzenleme ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 2. fıkrasında birtakım değişiklikler yapılmış, ayrıca 4. fıkrada yer alan ve (A1), (B2) ve (D2) yetki belgesi sahiplerinin araçlarını yetki belgesi kapsamı dışında kullandırması halinde uygulanacak yaptırımı belirleyen düzenlemede değişiklik yapılmıştır.
Davaya konu düzenlemenin değişiklikten önceki halinde ”Yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kuralı yer almakta iken, davaya konu düzenleme ile ”A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” şeklinde kural konulmuştur
Ancak; Yönetmeliğin bu hükmünde 15/11/2019 gününde yapılan değişiklik ile “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” kuralı getirilmiş olmakla; davacı tarafından öne sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin ortadan kalktığı, düzenlemenin yeni ve farklı kurallar içerdiği görüldüğünden, işin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/06/2022 tarihinde, davacı vekili …’ın gelmediği, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili Av. …’nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
31/12/2018 tarih ve 30642 (4.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin dördüncü fıkrası, “A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenemez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” olarak değiştirilmiş, bu değişikliğin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 1. maddesinde; Kanunun, karayolu taşımalarının ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlenmesi, taşımada düzen ve güvenliğin sağlanması, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarının belirlenmesi, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerinin, haklarının ve sorumluluklarının saptanması, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasının sağlanması amacıyla çıkarıldığı, 2. maddesinde; Kanunun, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsadığı, 4. maddesinde; Taşımaların; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirileceği, 5. maddesinin birinci fıkrasında; taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, üçüncü fıkrasında; taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verileceği, dördüncü fıkrasında; taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlığın yetki belgelerinin verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebileceği; 27. maddesinde; bu kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiği bakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbeli jandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ile bunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkili olup; bu kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususların yönetmelikle düzenleneceği; bu kanuna göre verilen idari para cezalarının, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, 34. maddesinde; bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri ve taşıt belgeleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun hükümleri uyarınca düzenlenen Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin, Yönetmelikte sayılan faaliyetleri yapabilmeleri için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunluluğu getirilmiş; yetki belgesi türlerinin belirlendiği 6. maddesinde; A türü yetki belgesinin, ticari amaçla otomobille yurtiçi veya uluslararası yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verileceği; yetki belgesinin yurtiçinde tarifesiz yolcu taşımacılığı yapacaklara verilecek A1 yetki belgesi ve uluslararası tarifesiz yolcu taşımacılığı yapacaklara verilecek A2 yetki belgesi olarak taşıma şekline göre ikiye ayrılacağı; 14. maddesinde ise; A1 yetki belgesi için başvuranların ticari olarak tescil edilmiş en az 4 adet özmal otomobil ile 20.000 tl sermaye veya işletme sermayesine sahip olmalarının şart olduğu düzenlenmiştir.

Dava Konusu Yönetmelik Hükmünün İncelenmesi:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri değerlendirildiğinde, davalı Bakanlığın, davaya konu edilen Yönetmelik ile yaptığı düzenlemelerde yetki sahibi olduğu görülmekle, düzenlemelerde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davaya konu düzenleme ile ”A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” şeklinde kural konulmuştur.
Yönetmeliğin bu hükmünde 15/11/2019 gününde yapılan değişiklik ile “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” kuralı getirilmiş olduğundan, yürürlükten kaldırılan “(…) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez.” ve “(…)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez” ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu hükmün diğer kısımlarının incelenmesinden ise; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. maddesinde taşımacılık yapılabilmesi için yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, 26. maddesinde yetki belgesi kapsamı dışında taşımacılık yapanlara idari para cezası uygulanacağı, 27. maddesinde bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyide uygulanacağının Yönetmelikte belirleneceği, Kanuna göre verilen idari para cezalarının Yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kural altına alınmış, özellikle uygulamada A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerince kapsam dışı faaliyette bulunulduğuna yönelik davalı idareye ulaşan şikayetler de dikkate alınarak dava konusu maddede yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunanlara uyarma müeyyidesinin uygulanacağı, yasaklı faaliyetin tekrarının belli bir sayıya ulaşması halinde de yetki belgesinin iptaline karar verileceğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup, söz konusu düzenlemelerde dayanak Kanuna, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığından anılan hükümler yönünden iptal isteminin reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin “(…) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez.” ve “(…)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez” ibareleri yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin diğer kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ..-TL yargılama giderinin …-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan …-TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.