Danıştay Kararı 8. Daire 2019/4289 E. 2022/4035 K. 13.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4289 E.  ,  2022/4035 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4289
Karar No : 2022/4035

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, … Anaokulu’nda müdür olarak görev yapan davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınması ve başka bir özel öğretim-eğitim kurumunda bile yöneticilik görevi verilmemesi’ne ilişkin Çukurova Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin davacıya bir daha yöneticilik görevi verilmemesine ilişkin kısmı açısından, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Yasası ve bu Yasaya dayanılarak çıkarılan ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde, sürekli olarak yöneticilik görevi verilmemesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, anılan Yasa’nın 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hizmete devamında sakınca bulunan yöneticinin görevine son verileceği hükmünün de bir daha yöneticilik görevi verilmemesi şeklinde yorumlanamayacağı, davacıya mevzuatta düzenlenmeyen bir idari yaptırım uygulanmak suretiyle özel öğretim kurumlarında bir daha yöneticilik görevi verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu işlemin davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınmasına ilişkin kısmı açısından ise, dava konusu işlemde ve soruşturma raporuyla getirilen teklifte açık bir şekilde yasal dayanak yazılmamış olmakla birlikte, ilgili mevzuatta yöneticilik görevinin üzerinden alınması yaptırımına dayanak teşkil edebilecek düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla iptal edilen düzenleme olduğu, yasal dayanağının hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya konulan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
Adana ili, Çukurova ilçesi, … Anaokulu’nda müdür olarak görev yapan davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınması ve başka bir özel öğretim-eğitim kurumunda bile yöneticilik görevi verilmemesi’ne ilişkin Çukurova Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun ‘Kurumlarda çalıştırılacak personel’ başlıklı 8. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında; “Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır.” hükmü, ‘Özlük hakları ve sorumluluklar
‘ başlıklı 9. maddesinde ise; “…Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; a) Sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu, b) Yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun, 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaî Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun ile 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerin işlenmesi halinde bu kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine brüt aylığından 1/4’ü ile 1/2’si arasında maaş kesim cezası, çalışma izni veren makam tarafından verilir. Tekrarı hâlinde ise göreve son verilir. 1702 sayılı Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir. Yetki, sorumluluk, ödül, sicil, disiplin ve cezaların uygulanmasına ilişkin diğer esas ve usûller çıkarılacak yönetmelikle belirlenir…” hükmü yer almıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘Davranış ve işbirliği’ başlıklı 8. maddesinde; “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlariyle göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.
” hükmüne, ‘Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları’ başlıklı 10. maddesinde; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin davacıya bir daha yöneticilik görevi verilmemesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Dava konusu işlemin davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınmasına ilişkin kısmının incelenmesi:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının müdür olarak görev yaptığı Adana ili, Çukurova ilçesi, … Anaokulu’nda, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 11. maddesine aykırı olarak 36 aydan küçük çocukları kayıt etmesi, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 7. maddesine aykırı olarak valilikten çalışma izni almadan personel çalıştırması ve yürütülen inceleme çalışmalar sırasında kurumda bulunduğu görülen kamera kayıt cihazını müfettişlere vermeyerek inceleme çalışmalarına engel olduğu hususlarına yönelik başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda; davacı hakkındaki iddiaların sübut bulduğu ve eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziyesi; idari yönden ise, yöneticilik görevinin üzerinden alınması ve başka bir özel öğretim/eğitim kurumunda bile yöneticilik görevi verilmemesi yönünde getirilen teklif doğrultusunda, dava konusu işlem ile davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınması ve başka bir özel öğretim/eğitim kurumunda bile yöneticilik görevi verilmemesine karar verilmesi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, idarece kurum yöneticileri hakkında idari yönden görevde kalmasında kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sakınca görülen durumlarda eylemlerinin kesin delillerle sübuta erdiğinin tespiti yapılması halinde genel hükümlerin uygulanması suretiyle her zaman yöneticilik görevine son verebileceği açıktır.
Bu durumda, davacının fiilinin sübuta erip ermediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme üzerine verilen kararın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşımaktadır.
Ayrıca, davacı tarafından 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziyesine ilişkin işleme karşı açılan davada, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek, kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıya bir daha yöneticilik görevi verilmemesine ilişkin kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla; davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA gerekçede oyçokluğuyla,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 13/06/2022 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY:
(Esasta ve gerekçede)
(X-) Dava; Adana ili, Çukurova ilçesi, … Anaokulu’nda müdür olarak görev yapan davacının yöneticilik görevinin üzerinden alınması ve başka bir özel öğretim-eğitim kurumunda bile yöneticilik görevi verilmemesine ilişkin Çukurova Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden dava konusu işlemin Çukurova Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce Kaymakam imzasıyla tesis edildiği, Adana Valiliği’nin … tarih ve … sayılı yazısıyla konuya ilişkin imza/yetki devrinin Kaymakamlığa yapıldığı görülmekte ise de; yukarıda yer verilen 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu
hükümlerinde, özel öğretim kurumlarında çalışmak üzere, gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenleneceği ve verilmiş olan çalışma izinlerinin iptalinin yine valilikçe yapılacağının düzenlendiği, kanunla valilere verilen bu yetkinin devri konusunda mevzuatta bir hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi Kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.