Danıştay Kararı 8. Daire 2019/446 E. 2022/5724 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/446 E.  ,  2022/5724 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/446
Karar No : 2022/5724

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Export A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Balıkesir ili, İvrindi ilçesi, Dallımandıra-Sarıalan Köyü sınırları içinde bulunan IV. grup arama ruhsatı kapsamında ormanlık alanda 6.601,19 m2 alanda sondaj çalışması ve 9.344,27 m2 alanda sondaj ulaşım yolu yapılmak üzere yapılan izin başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davalı idarenin gerekli inceleme ve araştırma sonucunda gerekçesini de belirtmek ve takdir yetkisini kullanmak suretiyle işlem tesis etmesi mümkün olmakla birlikte, dosyaya sunulan İnceleme Raporunun içeriği de dikkate alındığında, yapılan talep konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, mevzuatta öngörülen şartlar açısından eksiklik bulunduğu ileri sürülmediği gibi bu yönde bir tespite de yer verilmediği ve davacı şirketin izin talebinin ruhsat süresince uzatılmamasının nedenlerinin objektif ve somut gerekçelere dayanılarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacı şirkete maden ruhsatı süresi sonuna kadar izin verilmesi gerekirken, hukuki güvenlik ilkesi gözetilmeden, mevzuata aykırı biçimde gerekçe gösterilmeksizin salt takdir yetkisine dayanılarak davacı şirketin izin uzatımı talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, iptaline karar verilecek bir zımni ret işleminin bulunmadığı, ÇED belgesinin geçerliliği konusunda ilgili kurumdan belge getirilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiği, bu belgenin kendilerine ulaşmasının ardından izin başvurusunun değerlendirmeye alınacağı, davacının ilgili belgeyi getirmek yerine dava açma yoluna gittiği, işlemin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 25.05.2017 tarihinde davalı idareye arama izni başvurusunda bulunduğu, idarece altmış gün içinde cevap verilmemesi üzerine isteminin zımnen reddedildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından Balıkesir ilinde IV.grup arama ruhsatı kapsamında ormanlık alanda sondaj çalışması ve sondaj ulaşım yolu izni istemiyle 07.02.2017 tarihinde idareye başvurulması üzerine, Orman Bölge Müdürlüğü’nün 02.05.2017 tarihli yazısı ile davacının izin dosyasında eksiklik olduğu tespit edilerek, güncellenen ÇED belgesinin sunulmasından sonra talebin değerlendirmeye alınabileceğinin belirtildiği, davacı tarafından Orman Bölge Müdürlüğü’ne sunulan 20.07.2017 tarihli dilekçe ile güncellenen Çed belgesinin idareye sunulduğu, Bölge Müdürlüğünce anılan belgenin 25.07.2017 tarihli yazı ile Genel Müdürlüğe iletildiği ve gelinen bu aşamada davacının izin işlemlerinin devam etmekte olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının ilk izin başvurusu, “süre uzatımı talebi” şeklinde değerlendirilmek suretiyle iptal kararı verilmişse de olayda ilk izin aşamasındaki bir talebin mevcut olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta Orman İşletme Müdürlüğü’nce 30.03.2017 tarihinde dava konusu talep üzerine ormanlık alanda istenen iznin verilmesinde sakınca olmadığı görüşüne varıldığı, aynı şekilde Bölge Müdürlüğünce de izin talebinin evrak ve arazi üzerinde incelendiği, ormanlık alanda madencilik faaliyetinin yapılmasının zorunlu olduğu belirtilerek, izin verilmesinde mevzuat kapsamında bir sakınca olmadığı görüşü ile izin verilmesi için dosyanın 13.04.2017 tarihli yazı ile Genel Müdürlüğün onayına sunulduğu, Genel Müdürlükçe Bölge Müdürlüğüne yazılan 24.04.2017 tarihli yazı ile davacının güncellenen ÇED belgesinin kendilerine sunulmasından sonra talebin değerlendirmeye alınabileceğinin belirtilmesi üzerine, Bölge Müdürlüğünce davacıdan 02.05.2017 tarihli yazı ile eksik belgenin istenildiği, davacı tarafından da 20.07.2017 tarihinde verilen dilekçe ile eksik belgenin tamamlandığı görülmüştür.
Mahkemece davacının talebi süre uzatım talebi şeklinde nitelendirilerek izin talebinin “ruhsat süresince uzatılmama nedenlerinin objektif ve somut gerekçelerle ortaya konulamadığı,.. davacı şirkete maden ruhsat süresi sonuna kadar izin verilmesi gerekirken,… mevzuata aykırı biçimde davacının izin uzatımı talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle verilen iptal kararının, gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, ancak olayda davacının idarenin istediği eksik belgeyi sunduktan sonra da idarece davacı hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği görüldüğünden verilen iptal kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan işbu iptal kararının davacıya ormanlık alanda izin verilmesi anlamına gelmediği, idarece davacının izin dosyasında başka bir eksiklik bulunması halinde her zaman ayrı bir işlem tesis edilebileceği de açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 18/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.