Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4461 E. , 2022/5136 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4461
Karar No : 2022/5136
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantılı olduğu şüphesiyle 02/03/2017 tarihinde gözaltına alınmasını müteakip hakkında disiplin soruşturması açılan ve bu yüzden 06/03/2017 tarihinden itibaren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında görevinden uzaklaştırılan davacı tarafından; 07/03/2017 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliğince serbest bırakıldığı ve Başsavcılıkça da hakkında 12/10/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla söz konusu görevden uzaklaştırma işleminin hukuka aykırılığının ortaya çıktığından bahisle görevden uzaklaştırma işleminden dolayı uğradığı zararın karşılığı olarak davalı idarece 150.000,00-TL manevî tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının görevinden uzaklaştırılmasına sebebiyet veren olayın, hakkında Bylock kullanıcısı olduğu şüphesiyle başlatılan adli tahkikat olduğu, tahkikat tamamlanarak davacının üzerine atılı suçla ilgisinin bulunmadığının anlaşılması üzerine ise hakkındaki tedbirin kaldırıldığı, açıkta geçirdiği sürenin temelde adli tahkikat sürecine bağlı bulunduğu, idari soruşturmanın yaklaşık 8 aylık görece çok uzun olmayan ve idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edilemeyecek sürede tamamlanarak davacı hakkındaki tedbirin kaldırıldığı, zaten görevden uzaklaştırma işlemine karşı iptal davası da açılmadığı hususları göz önüne alındığında, davacının ihtiyati bir tedbir olarak görevinden uzaklaştırılmasından dolayı uğradığını iddia ettiği manevi zararın idarenin kusurlu davranışları sonucunda ortaya gelmediği, olayda kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığı anlaşıldığından dava konusu manevi tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili hakkında kesin bir mahkeme kararı veya emredici bir kanun hükmü olmadan görevden uzaklaştırma işleminin tesis edildiği, savcılık tarafından göz altına alınıp iki gün sonra serbest bırakılmış olmasına rağmen hakkında haksız bir şekilde 8 ay boyunca görevden uzaklaştırmanın devam ettirildiği, AİHM kararlarına göre de uzun bir süre olan 8 aylık soruşturma süresince müvekkilinin manevi açıdan birçok zorluk yaşadığı, görevden uzaklaştırma işleminin davalı idarece herhangi hukuken geçerli bir sebep olmaksızın keyfi olarak uygulandığı belirtilerek, bu süre zarfında uğranılan manevi zararın tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Bylock kullanıcısı olduğu şüphesiyle başlatılan adli soruşturma sonucu görevinden uzaklaştırıldığı, hakkında açılan idari soruşturmanın da yaklaşık 8 aylık gibi uzun olmayan bir sürede tamamlandığı ve bu soruşturma sonucunda davacının görevden uzaklaştırma işleminin kaldırıldığı, dolayısıyla hukuka uygun olarak soruşturma sırasında tedbir niteliğinde tesis edilen görevden uzaklaştırma işleminde kendilerinin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 23/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.