Danıştay Kararı 8. Daire 2019/4742 E. 2022/5480 K. 07.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4742 E.  ,  2022/5480 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4742
Karar No : 2022/5480

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Çoruh Üniversitesi … Meslek Yüksek Okulu Otel, Lokanta ve Otel İşletmeciliği Programı’nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, …’ye yönelik reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki suçunu işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) fıkrasının 6/c alt bendinde yer alan “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmü uyarınca “kamu görevinden çıkarma” cezasıyla tecziyesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:2018/341 sayılı kararda; davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından … Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderilen … tarih ve E:…, K:… sayılı yazıda davacı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 104/1’inci maddesi gereğince “reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki” suçundan yapılan yargılama sonucunda suçun yasal unsurlarının oluştuğu halde, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle adı geçen hakkında vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 27/03/2017 tarihinde kesinleştiğinin belirtilmesi üzerine 06/04/2017 tarihinde tekrar disiplin soruşturması başlatılmış ise de işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuattan farklı olarak fiil tarihinde yürürlükte olan mülga yönetmelikte “durma” müessesesi düzenlenmediğinden, mülga yönetmeliğin 19’uncu maddesinde öngörülen “disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağına” ilişkin zamanaşımı süresinin geçirildiği, mülga yönetmeliğin 19’uncu maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, ilgili mevzuatta öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) fıkrasının 6/c alt bendinde yer alan “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmü uyarınca “kamu görevinden çıkarma” cezasıyla tecziyesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 03/08/2017 tarih ve 2017/125 sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/A maddesi uyarınca gerektiğinde ceza kovuşturmasının bekletici mesele yapılabildiği ve bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı sürelerinin durduğu ileri sürülerek, istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Çoruh Üniversitesi … Meslek Yüksek Okulu Otel, Lokanta ve Otel İşletmeciliği Programı’nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında … Üniversitesi Rektörlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazı ile … Ağır Ceza Mahkemesi’nden … Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:… esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan davacının kamu görevlisi olması sebebiyle hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde kararın bir suretinin Rektörlüğe gönderilmesinin talep edildiği, … Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından … Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderilen … tarih ve E:…, K:… sayılı yazıda davacı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 104/1’inci maddesi gereğince “reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki” suçundan yapılan yargılama sonucunda suçun yasal unsurlarının oluştuğu halde, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle adı geçen hakkında vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 27/03/2017 tarihinde kesinleştiğinin belirtilmesi üzerine, … Üniversitesi Rektörlüğü’nün … tarih ve … sayılı Oluru ile davacı hakkında 2547 sayılı Kanun uyarınca yeniden disiplin soruşturması başlatılarak aynı Kanun kapsamında soruşturmacı görevlendirildiği; soruşturmacı tarafından hazırlanan 26/05/2017 tarihli soruşturma raporunun sonuç bölümünde davacının “reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki” suçunu işlediği, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna dair gerekçeli mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığının anlaşıldığı belirtilerek davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) fıkrasının 6’ncı bendinin (c) alt bendinden yer alan “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” disiplin suçu kapsamında kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifinin getirildiği; … Üniversitesi Rektörlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) fıkrasının 6’ncı bendinin (c) alt bendi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasının uygun bulunduğu belirtilerek anılan Kanun’un 53/Ç-c maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere soruşturma dosyasının Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na tevdi edildiği; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) fıkrasının 6’ncı bendinin (c) alt bendinden yer alan “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” disiplin suçu kapsamında kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Genel esaslar” başlıklı 53’üncü maddesinin (Değişik: 2/12/2016 tarih ve 6764/26 md.) (b) fıkrasının (6) numaralı alt bendinde; “Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: (…) c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.” hükmüne, “Disiplin soruşturması ve savunma hakkı” başlıklı (Ek: 2/12/2016 – 6764/27 md.) 53/A maddesinde; “Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar şunlardır: (…) n) Bir fiilden dolayı ilgili hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olması, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur.” hükmüne, “Zamanaşımı” başlıklı (Ek: 2/12/2016 – 6764/29 md.) 53/C maddesinde ise; “Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında bir ay içinde, b) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesi ile 65’inci maddesinin (a) fıkrasının (9) bendi gereğince düzenlenen ve 21/08/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin “Zamanaşımı” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Bu yönetmelikte sayılan disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin soruşturmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren; a – Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b – Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (Değişik fıkra:RG-04/11/1989-20332) Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar.” kuralına, “Ceza Kovuşturması ile Disiplin Kovuşturmasının Bir Arada Yürütülmesi” başlıklı 20’nci maddesinde de; “Aynı olaydan dolayı yönetici, öğretim elemanı, memur veya diğer görevliler hakkında ceza muhakemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmez. Sanığın Ceza Kanunu’na göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmaz. Disiplin soruşturması veya sonuçları, ceza soruşturmasını etkilemez.” kuralına yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesinin verdiği yetkiye istinaden çıkarılan ve 21/08/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği; dayanağını teşkil eden Kanun hükmünün, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 günlü, E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve yürürlük için tanınan dokuz aylık sürenin de 07/01/2016 tarihinde sona ermesi ile birlikte kararın yürürlüğe girdiği 08/01/2016 tarihi itibarıyla yasal dayanaktan yoksun kalmış ve hukuka aykırı hale gelmiş, 20/10/2017 tarih ve 30216 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı Ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile de yürürlükten kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun disiplin ve ceza işlerine ilişkin 53. maddesinin (b) fıkrasında; “Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.” hükmü yer almakta iken 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında; 2547 Kanun’un 53. maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesini, kapsama dâhil personelin disiplin işlemlerine dair usul ve esasların kanunda gösterilmeyerek, tüm bu işlemlerin Yükseköğretim Kurulunca düzenlenmesini öngördüğünden bahisle Anayasa’nın 38., 128. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş; bu hükmün iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici görülerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Ancak yasa koyucu tarafından iptal kararının yürürlüğe girdiği 08/01/2016 tarihine kadar yasal düzenleme yapılmamış, 09/12/2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 2547 sayılı Kanunun 53. maddesi yeniden düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, … Üniversitesi tarafından davacı hakkında yerel basında çıkan haberler üzerine 17/07/2015 tarihli soruşturma emri ile disiplin soruşturmasına başlanıldığı, soruşturmada Araklı Cumhuriyet Başsavcılı’ndan bilgi ve belge talep edildiği, gelen bilgi ve belgelerde mağfurun tek taraflı suçlayıcı beyanları dışında somut delile ulaşılamadığı, gazete manşetinin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldığından 05/102015 tarihinde disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, daha sonra Rektörlüğün 15/12/2015 tarihli yazısı ile … Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki E:… sayılı dosyasındaki kararın gönderilmesinin talep edildiği, Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2017 tarihinde kararı gönderdiği ve kararda; sanık … hakkında reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki suçundan subuta eren eylemi nedeniyle suçla ilgili tahkikat ve takibatın şikayete bağlı olması, 15 yaşından büyük mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ve sanığın bu vazgeçmeyi kabul etmesi nedeniyle bu suça ilşkin kamu davasının düşmesine karar verildiği, bunun üzerine Rektörlük tarafından 06/04/2017 tarihinde tekrar disiplin soruşturmasına başlanıldığı, 26/05/2017 tarihli soruşturma raporunda suçun yasal unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/b-6-c maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasının teklif edildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih, … sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda; reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki eyleminin üniversite dışında gerçekleşmesi nedeniyle, suça ilişkin Ceza Mahkemesi kararının kesinleşme tarihinin, disiplin zaman aşımı süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davacının üniversite dışındaki reşit olmayanla rızaen cinsel ilişki eyleminden 27/03/2017 tarihinde haberdar olan idarenin, 06/04/2017 tarihinde disiplin soruşturmasına başlayarak, ceza mahkemesi kararının 27/03/2017 tarihinde kesinleşmesinden sonra, 07/12/2017 tarihinde dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 2547 Sayılı Yasa’nın 53/b-6(c) alt bendi uyarınca, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde zaman aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamakta olup; Mahkemece ilişkin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.