Danıştay Kararı 8. Daire 2019/4993 E. 2022/6210 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4993 E.  ,  2022/6210 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4993
Karar No : 2022/6210

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı personeli olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/E-a maddesi uyarınca “devlet memurluğundan çıkarma” cezasıyla tecziyesine ilişkin üniversite teklifinin aynı Kanunun 126. maddesi uyarınca kabulüne yönelik … tarih ve …. sayılı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; … Emekçileri Sendikası (… SEN)’ na üye olan davacının, 20.07.2015 tarihinde gerçekleşen patlamayı protesto etmek amacıyla, toplantıya katıldığı açık ise de, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sukün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma, grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunma fiillerini işlediğine dair somut bir tespit bulunmadığı gibi, … Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan soruşturma sonucunda, 01.12.2015 tarihinde davacı hakkında Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” karar verildiği, davacı hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Kalıtarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçlarından dolayı kamu davası açılmış ise de, … Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonunda … gün ve E:… sayı ile “CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine” karar verildiği dikkate alındığında, davacının fiilinin 657 sayılı yasanın 125. maddesinin E bendinin (a) alt bendinde sayılan Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektiren fiil kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, adli yargıda beraat etmiş olmanın disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, adli soruşturmalar ile idari soruşturmaların birbirinden bağımsız olarak yürütüldüğü, dolayısıyla soruşturma raporu ile davacının söz konusu disipline aykırı fiilinin sabit olduğu görüldüğünden, salt adli yargıda beraat almış olması gerekçe gösterilerek işlemi iptal eden istinaf kararında hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmektedir.
Davalı … Üniversitesi tarafından, verilen disiplin cezasının mevzuat hükümlerine göre uygun ve gerekli olduğu, bahse konu eylemin temel hak ve özgürlükler kapsamında değerlendirilemeyeceği, idari soruşturmanın adli soruşturma sonucuna bağlı olmadığı, davacının eyleminin sabit olduğu, eyleminin 657 sayılı Kanunda yer verilen disiplin suçunu oluşturduğunun dosya kapsamında yer alan soruşturma raporu ile ortaya konulduğundan, hukuka uygun olarak tesis edilen işlemin iptaline dair istinaf kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın incelenmesinden, davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma cezasının, davacı hakkında açılan adli soruşturmalar sonucu davacının fiilinin, 657 sayılı yasanın 125. maddesinin E bendinin (a) alt bendinde sayılan Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektiren fiil kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği görülmektedir.
Disiplin hukuku ile ceza hukukunun; soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkiler ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığında kuşku bulunmamaktadır. Ancak, disiplin cezası ile yaptırıma bağlanan suç aynı zamanda ceza hukuku yönünden de yargılama konusu olmuşsa, ceza mahkemelerinin verecekleri kararların, disiplin hukukunda göz önünde bulundurulacak veri ve bilgiler arasında yer alacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, davacının disipline aykırı eyleminin, hakkında açılan ceza soruşturmaları da göz önüne alınarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-1(a) maddesinde yer alan “İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sukün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,” fiil kapsamında bulunmadığı açık olmakla birlikte, dava konusu disiplin cezasına esas teşkil eden olaylar hakkında mevzuatta öngörülen süreler içerisinde yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak yapılacak yeni bir disiplin soruşturması kapsamında, davacı hakkında eylemine uyan yeni bir disiplin cezasının verilmesine herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 02/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.