Danıştay Kararı 8. Daire 2019/5043 E. 2022/5514 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5043 E.  ,  2022/5514 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5043
Karar No : 2022/5514

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Dalaman İlçesi, …Mahallesi hudutları içinde IR:… numaralı II-A Grubu kalker işletme ruhsatlı sahaya ilişkin olarak 24.121,47 m2 alanda orman izni verilmesine ilişkin talebin reddine dair … tarih ve …sayılı Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının orman alanı izni başvurusuna istinaden davalı idarece düzenlenen değerlendirme formunda, izin talep edilen alanın tepe kapalılık oranının %71 den fazla ( 3 kapalı verimli devlet ormanı) olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, alanın 2014/1 sayılı Genelgenin 5. maddesinin c fıkrasının 7. alt başlığı gereği değerlendirmeye alınmayacak alanlar içerisinde kaldığı görüldüğünden verimli devlet ormanı niteliğindeki dava konusu alanın muhafazasında kamu yararı olduğu anlaşılmakla izin talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, idarenin işlem ve beyanları esas alınarak hüküm kurulduğu, izin talep edilen alanın tepe kapalılığının %71’den fazla olmadığı, 02/06/2020 tarihli ek beyan dilekçesi ile de davanın reddedilmesine gerekçe olarak gösterilen Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 03/04/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesinin ilgili maddesinin Danıştay Onuncu Dairesi’nin 06/11/2019 tarih ve E:2015/1148, K:2019/7505 sayılı kararıyla iptaline karar verildiğinden, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Muğla İli, Dalaman İlçesi, …Mahallesi hudutları içinde IR:… numaralı II-A Grubu kalker işletme izinli sahaya ilişkin olarak, sahada 30/06/2016 tarihi itibariyle 17.918 m2’lik alanda orman izni verildiği, ancak madencilik faaliyeti devam ederken, eğim ve yükselti sebebiyle faaliyetin imkânsız hale geldiğinden ve güvenli çalışma alanı oluşturulamadığından bahisle 21/02/2018 tarihinde yapılan başvuru ile 24.121,47 m2 alanda yeni orman izni verilmesine ilişkin talebin reddine dair …tarih ve …sayılı Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1982 Anayasası’nın 169. maddesinde; Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7/4. maddesinde; “Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir.” hükmü yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinde; “Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin 20. maddesinde ise; “Maden ruhsat sahibi; Devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, muhafaza ormanlarında ve ağaçlandırma alanlarında; üretim faaliyetleri için valiliğe veya ilgili orman bölge müdürlüğüne gerekli belgelerle müracaat eder. İlgili orman bölge müdürlüğünce, arazi üzerinde yapılacak inceleme sonucu hazırlanan rapor göz önünde bulundurularak ruhsat süresince orman işletme izni ve/veya geçici tesis izni verilir. Orman işletme iznine ilişkin yapılan işlem sonuçları orman bölge müdürlüğünce Genel Müdürlüğe bildirilir.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Orman sahalarında madencilik faaliyetinde bulunulabilmesi için Orman Kanunu 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığından izin alınması gerekli olup anılan Bakanlığın izin verme hususunda takdir yetkisi bulunduğu muhakkaktır. Ancak, Bakanlık, izin verme hususundaki takdir yetkisini kamu yararı, işin niteliği, ormanların korunması ve bu sahalara dair ihtiyaç gibi kıstaslar açısından değerlendirerek kullanacaktır.
Anayasa’nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa’nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13.09.2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Her olayda, ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa’nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.” hükmünden kaynaklanmaktadır.
Olayda, davacının yeni orman izni başvurusu üzerine davalı idarece yapılan araştırmalar neticesinde, izin talep edilen alanda tepe kapalılık oranının %71 den fazla (3 kapalı verimli devlet ormanı) olduğu ve alanın Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca yürürlüğe konulan 2014/1 sayılı Genelgenin 5. maddesinin c fıkrasının 7. alt başlığı gereği değerlendirmeye alınmayacak alanlar içerisinde kaldığı tespit edildiğinden, dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ve söz konusu işleme karşı açılan davada … İdare Mahkemesince, bu tespit dolayısıyla ve 2014/1 sayılı Genelgenin ilgili hükmü göz önünde bulundurularak, verimli devlet ormanı niteliğindeki dava konusu alanın muhafazasında kamu yararı olduğu anlaşıldığından, izin talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Ancak, dava konusu işleme dayanak olan, 2014/1 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca yürürlüğe konulan 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelge’nin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 06/11/2019 tarih ve E:2015/1148, K:2019/7505 sayılı kararıyla Genelgenin 5. maddesinin c. fıkrasının 7. bendinin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17/03/2022 tarih ve E:2020/1104, K:2022/855 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddedilerek, kararın onandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, izin talep edilen sahada tepe kapalılık oranının %71’den fazla (3 kapalı verimli devlet ormanı) olduğu ve alanın 2014/1 sayılı Genelgenin 5. maddesinin c fıkrasının 7. alt başlığı gereği değerlendirmeye alınmayacak alanlar içerisinde kaldığı gerekçesiyle tesis edilen işlemin, ilgili hükmün iptal edilmesi sebebiyle dayanaktan yoksun kaldığı ve bu haliyle dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak, kamu yararı, işin niteliği, ormanların korunması ve bu sahalara dair ihtiyaç gibi kıstaslar açısından araştırma yapılmak ve orman mevzuatı çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle davacının orman izni başvurusu hakkında idarece yeni işlem tesis edilebileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.