Danıştay Kararı 8. Daire 2019/51 E. 2022/6586 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/51 E.  ,  2022/6586 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/51
Karar No : 2022/6586

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2547 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (d) bendi uyarınca Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinde yükseklisans öğrencisi olduğu tartışmasız olan davacının, söz konusu düzenleme uyarınca yükseklisans eğitimine ilişkin azami süresinin hesaplanmasında düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki eğitim sürelerinin değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, bu itibarla; davacının yükseklisans eğitimini azami süreler içerisinde bitiremediğinden bahsedilmesine olanak bulunmadığından kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine dair davaya konu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yükseklisans programına 11.09.2008 tarihinde kayıt yaptırdığının tespit edilmesi üzerine Rektörlüğün 10.02.2016 tarihli yazısı ile davacının Yönetmelik gereği azami süreyi tamamladığından araştırma görevlisi görevinden ilişiğinin kesilmesinin istenildiği, ancak konu hakkında o dönemde Dekanlık tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı, işlem yapmayanlar hakkında Dekanlık tarafından soruşturma açıldığı, davacının 19.08.2016 tarihinde doktora programına başlamış olması nedeniyle görev süresinin uzatılmasına karar verildiği, yükseklisans eğitimi ile doktora eğitimine başladığı tarihler arasında 8 yıl geçtiği ve azami süreyi doktora programına başlamadan önce tamamlamış olduğundan davacının görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığına karar verildiği, yani hukuka aykırı olanın davaya konu ilişik kesme işlemi değil, öncesinde davacının azami süreyi tamamlamasına ve bunun tespitine karşın o dönemde yapılmamış olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalında 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak atanması 27.01.2011 tarihinde Rektörlük oluru ile uygun bulunmuş ve göreve başlamıştır.
Davacı 11.09.2008 tarihinde yükseklisans eğitimine, 19.08.2016 tarihinde doktora programına başlamış, doktora eğitimine başlamış olması nedeniyle 02.02.2017 tarihinden itibaren görev süresi 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi uyarınca 1 yıl süreyle tekrar uzatılmıştır.
Gazi Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı’nın 30.03.2017 tarihli yazısında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 23.03.2017 tarihli yazıya istinaden Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde geçen azami sürelerini dolduran araştırma görevlileri ile ilgili gerekli işlemlerin başlatılması istenilmiştir.
Bunun üzerine, araştırma görevlisi olan davacının 19.08.2016 tarihinde doktora programına başlamış olsa bile, yükseklisans eğitimi ile doktora eğitimine başladığı tarihler arasında 8 yıl geçmiş olduğu, Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 26. ve 30. maddelerinde düzenlenen azami süreyi doktora programına başlamadan önce tamamlamış olduğundan, 02.02.2018 tarihinden itibaren görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığına ve araştırma görevlisi görevinden ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 44. maddesinin (c) fıkrasında 19.11.2014 tarih ve 6569 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle yapılan değişiklik ile, ”Öğrenciler, bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın öğrenim süresi iki yıl olan önlisans programlarını azami dört yıl, öğrenim süresi dört yıl olan lisans programlarını azami yedi yıl, öğrenim süresi beş yıl olan lisans programlarını azami sekiz yıl, öğrenim süresi altı yıl olan lisans programlarını azami dokuz yıl içinde tamamlamak zorundadırlar. Hazırlık eğitim süresi azami iki yıldır. Azami süreler içinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilmez. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile dört yıl üst üste katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilebilir. Yatay geçiş ve çift ana dal eğitiminin usul ve esasları ile azami öğrenim süreleri, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” düzenlemesine, 6569 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile 2547 sayılı Kanun’a eklenen geçici 67. madde ile; ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Lisansüstü Öğretim” başlığını taşıyan 50. maddesinin (d) fıkrasında; lisansüstü öğretim yapan öğrencilerin, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabilecekleri kuralı yer almıştır.
13.10.1984 gün ve 18544 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmelik’in “Amaç ve Kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; “2547 sayılı kanunun 50. ve 65. maddelerine göre Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanan bu yönetmelik, lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, yükseköğrenim kurumlarında yükseklisans, doktora, sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenlerden geçici olarak öğretim yardımcılığı kadrolarına atanacakların hak ve yükümlülükleri ile tıpta uzmanlık öğrencilerinin giriş sınavları hakkındaki usul ve esasları düzenler”; “Atama Süresi” başlığını taşıyan 5. maddesinde; “Atanma için bütün şartlar haiz yüksek lisans, sanatta yeterlik, doktora ve tıpta uzmanlık öğrencilerinin öğretim yardımcısı kadrolarına atanmaları her defasında en fazla bir yıl süre ile yapılır. Atanmalar her öğretim yılı başında aynı usulde ve yükseklisans, sanatta yeterlik ve doktora öğrencileri için Lisansüstü Öğretim Yönetmeliğinde, tıpta uzmanlık öğrencileri için ise, Tababet ve Uzmanlık Tüzüğü’nde öngörülen süreler ile 2547 sayılı Kanunun 44. maddesinde gösterilen ek sürelerle sınırlı olmak üzere, yeniden yapılabilir. Ancak, üniversitelerin özelliklerine göre tıpta uzmanlık eğitimi yapanlar için bu süreler anabilim dalı başkanı ve ilgili yönetim kurulunun görüşü alınarak rektörün onayı ile uzatılabilir”, “Kadroyu boşaltma” başlığını taşıyan 10. maddesinde ise, “2547 sayılı Kanunun 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp, yükseklisans, doktora, sanatta yeterlik ve tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarı ile tamamlayarak yükseklisans, doktora veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadro ile ilişkileri kendiliğinden kesilir. Hizmetlerine ihtiyaç görülenlerin 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı kanunla değişik 33. maddesine göre öğretim yardımcısı olarak yeniden atanmaları mümkündür.” kuralına yer verilmiştir.
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Öğrenim süresi” başlığını taşıyan 10. maddesinin 1. fıkrasında; ÖYP araştırma görevlilerinin öğrenim sürelerinin, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde belirlenen azami öğrenim süreleri olduğu belirtilerek; aynı maddenin 2. fıkrasında; “Bu Usul ve Esaslar gereğince yabancı dil yeterliliği sağlamak için verilen süreler ile Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği gereğince azami süre içinde çalışmalarını tamamlayamayan, ÖYP’ye devam etmek istemeyen, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumunda görevine başlamayan veya görevine başlayıp mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyen ÖYP araştırma görevlilerinin ilişikleri kesilerek haklarında taahhütname ve kefaletname senedi uyarınca işlem yapılır.” kuralı yer almıştır.
20.04.2016 gün ve 29690 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 1. fıkrasında, “Tezli yüksek lisans programının süresi bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olup, program en çok altı yarıyılda tamamlanır.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
26.11.2014 gün ve 29187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6569 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen geçici 67. maddesinde yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.” hükmünün, halen ÖYP, 50/d, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin 29.07.2015 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.4.2017 gün ve Yd İtiraz No:2017/231 sayılı kararıyla; 2547 sayılı geçici 67. maddesinde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinde yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan tüm öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağının öngörüldüğü, bu tarihte araştırma görevlisi olan ya da olmayan öğrenciler arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği gibi söz konusu hükmün araştırma görevlilerine uygulanmamasına yönelik bir istisnanın da Kanunda yer almaması nedeniyle, kararın üst norm olan 2547 sayılı Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir. Aynı gerekçelerle Dairemizin 14.03.2019 gün ve E:2015/11995, K:2019/1879 sayılı kararıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.04.2017 gün ve Yd İtiraz No:2017/231 sayılı kararının yerine getirilmesi amacıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 29/07/2015 günlü kararı değiştirilerek 10.10.2017 günlü kararı ile, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına karar verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin ve yargı kararının bir bütün olarak değerlendirilmesinden; 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim azami öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında geçici 67. maddeden yararlanmalarını engelleyen ya da sınırlandıran bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim azami öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında geçici 67. maddenin uygulanmasının mümkün olmasına karşın; araştırma görevliliği kadrosunda azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında, açık hüküm olmaması ve bu konuda başkaca lehe bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer bir anlatımla; 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim nedeniyle öğrencilikte azami bulunma süreleri ile araştırma görevliliği kadrosunda bulunma sürelerinin farklı şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimlerini azami süre içinde tamamlayamamaları nedeniyle kadrolarıyla ilişiklerinin kesilmesi, kadronun amacı dışında uzun sürelerle kullanılmasının engellenmesi, kaynaklardan etkin ve verimli şekilde faydalanılması amacı taşımaktadır. Aksinin kabul edilmesi durumunda, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimde başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açacağı açıktır.
Bu bağlamda; olayda, 11.09.2008 tarihinde Gazi Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine başlayan ve azami öğrenim süresi içerisinde yüksek lisans eğitimini tamamlayamayan davacının 50/d maddesi kapsamında araştırma görevliliği kadrosuna atamasının yapılmaması gerekirken, davacının 19.08.2016 tarihinde doktora programına başlamış olması nedeniyle görev süresinin bir uzatılmasına karar verilmiş ise de, doktora programına başlamadan önce Rektörlük tarafından davacının Yönetmelik gereği azami süreyi tamamladığından araştırma görevlisi görevinden ilişiğinin kesilmesinin istenilmesine rağmen Dekanlık tarafından herhangi bir işlem yapılmadığına ilişkin davalı idare iddiası da dikkate alındığında, azami süresinin sona erdiği hususunda kuşku bulunmayan davacı hakkında idarece geç işlem tesis edilmiş olması davacı açısından kazanılmış bir hakkın varlığına vücut vermeyeceğinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.