Danıştay Kararı 8. Daire 2019/525 E. 2022/6907 K. 25.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/525 E.  ,  2022/6907 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/525
Karar No : 2022/6907

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACI) … Çimento ve Beton San. Tic. A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, …köyü İR:…ruhsat nolu kalker maden ocağı işleten davacı şirket tarafından, 2015 yılında kalkeri işlemek suretiyle klinker elde edilip çimentoya dönüştürülmesi suretiyle ek katma değer sağlandığı gerekçesiyle, %50 teşvik indiriminden yararlandırılması gerekirken, haksız yere ödendiği iddia olunan %50 fazla paranın (442.694,81 TL’nin) ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; davacı tarafından çıkarılan ve davacıya ait çimento fabrikasında değerlendirilen, kalker madeninin çimento üretiminde hammadde olarak kullanıldığı, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği görülmekle; söz konusu %50 teşvik indirimi uygulanmaksızın devlet hakkının tahakkuk ve tahsil edilmesi hukuka aykırı olduğundan, tahsil edilen tutarın % 50’sinin yasal faiziyle birlikte davacı şirkete iadesinin gerektiği, davalı idarece hukuka aykırı olarak istisna uygulanmasından yararlandırılmayan davacı şirkete, fazladan ödemek zorunda kaldığı 228.123,27 TL tutarın başvuru tarihi olan 30.06.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; her ne kadar Mahkemece II-a grubu kalker madeninin teşvik uygulamasının istisnaları arasında gerek Maden Kanunu’nda gerekse de Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde sayılmadığı ve istisnaların genişletilemeyeceği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’sinin alınmayacağı, ancak istisna olarak %50 teşvik indiriminden yararlanamayanlar arasına madde metninde sayılan madenlere ek olarak istinaf konusu Mahkeme karar tarihinde yürürlükte olan 04/02/2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesine II (a) Grubu madenin de eklendiği görüldüğünden, II (a) Grubu kalker madeni üreten davacının 2015 yılı için %50 teşvik indiriminden yararlanamayacağı açık olup, aksi yöndeki istinaf istemine konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, teşvik indiriminden faydalandırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 25/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.