Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5321 E. , 2022/5463 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5321
Karar No : 2022/5463
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Selçuk Üniversitesi … Fakültesi eski Öğretim Üyesi olan davacının, N.H.K isimli öğrencisi ile hoca-öğrenci ilişkisinin ötesinde sevgili ilişkisi içine girdiği, bu öğrenci ile arkadaşlık ilişkisi kuran diğer öğrencilere karşı tavır takındığı, bu öğrenci ile ilişkilerini kesmeleri için onları tehdit ettiği, üzerlerinde baskı oluşturduğu, bu sebeple diğer öğrencilere eklediği notları husumet beslediği öğrencilere eklemediği, bu fiillerin neredeyse tüm öğrenciler tarafından bilinir hale geldiği ve konuşulduğunun anlaşıldığı, tüm bu fiil ve davranışlarının bir öğretim üyesine yakışmayan, öğretim üyesi sıfatıyla bağdaşmayan nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranış olduğu değerlendirilerek, Yükseköğretim Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … gün ve … sayılı kararı ile 2547 sayılı Kanunun 53/6-c maddesi uyarınca “Kamu Görevinden Çıkarma” cezası uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; soruşturma raporu ile eki ifade tutanakları ile diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda; davacının, bazı kız öğrencileriyle haddini aşan ve diğer öğrencileri rahatsız ve tedirgin eden davranışlarından birçok öğrenci, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve hocaların rahatsız ve tedirgin olduğu, davacının mesleğinin özelliği ve niteliği dikkate alındığında, öğretmenin, öğrencilerinin rahatsız olabileceği her türlü davranıştan kaçınması, öğrencinin huzursuz olmasına neden olabilecek hiçbir duruma sebebiyet vermemesi gerektiği, bunun aksine her davranışın mesleği gereği kendisine duyulan itibar ve güven duygusunu zedeleyeceği, idarenin ceza soruşturması veya yargılamasına konu eylemler nedeniyle ceza soruşturmasının veya yargılamasının sonucunu beklemek yükümlülüğü olmamakla birlikte, her somut olayda idarece, kişi yararı – kamu yararı dengesini gözeten, kamu görevinin niteliğini dikkate alan bir takdir yetkisi kullanmak durumunda olduğu, bu itibarla; davacının eylemlerinin (tipiklik bakımından isnat edilen suçu oluşturup oluşturmadığı hususundan bağımsız olarak) disiplin hukuku kapsamında niteliği ve niceliği bakımından davalı idare değerlendirmesinin olgulara uygun olduğu ve davacının eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırıldığının anlaşılması karşısında dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturma sürelerine uyulmadığı, cezanın soyut bilgilere dayalı olarak verildiği, tanık ifadelerinin çelişkili olduğu, ileri sürülkerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. Kesin olarak, 07/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.