Danıştay Kararı 8. Daire 2019/5893 E. 2022/4574 K. 01.07.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5893 E.  ,  2022/4574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5893
Karar No : 2022/4574

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) Kendi Adlarına Asaleten
…’e Velayeten … , …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Atatürk İlköğretim Okulu … sınıfı öğrencisi olan …’in 03/06/2014 tarihinde tenefüs saatinde temizlik personeli tarafından sınıf kapı kolunun hızla açılması sonucunda gözünden yaralanarak, yüzde yüz görme kaybına uğraması nedeniyle idarenin hizmet kusuruna binaen uğranılan zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla … için 100.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi, baba için 1.000,00-TL maddi, 45.000,00-TL manevi, anne için 45.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 266.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi esnasında vuku bulan hadisede idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, dava konusu olay nedeniyle maddi zararın hesaplanması için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, hazırlanan raporun hükme esas nitelikte bulunduğu, davacı …’in 328.839,17-TL maddi zararının olduğu, dosya içeriğinde kayıtları bulunan ve davacı baba tarafından ödenen ulaşım giderlerinin idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği, manevi tazminata ilişkin olarak …’e 15.000,00-TL, baba için 15,000,00 TL, anne için 15,000,00-TL olmak üzere toplam 45,000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı … için 302,069,83-TL maddi, 15,000,00-TL manevi, baba için 1.000,00-TL maddi, 15,000,00-TL manevi, anne için 15,000,00-TL manevi tazminatın idareye başvurulduğu 03/11/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; hükmedilen tazminatın 76.000,00-TL maddi tazminata ve 45.000,00-TL manevi tazminata idareye başvuru tarihi olan 03/11/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi, 227.069,83-TL maddi tazminata ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edildiği 29/07/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece reddedilen maddi tazminata ilişkin olarak gerekçe gösterilmediği, takdir edilen manevi tazminatların düşük olduğu, faizin başlangıç tarihinde ve yargılama giderlerinde hata olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile kararın …’e ilişkin hükmedilen maddi tazminata ve manevi tazminata yönelik kısımlarının bozulması; diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların çocuğu ve Atatürk İlköğretim Okulu … sınıfı öğrencisi …’in 03/06/2014 tarihinde okulda öğrenim gördüğü esnada tenefüs saatinde koridorda koştuğu sırada okulda bulunan temizlik görevlisince sınıf kapısının hızla açılması neticesinde, dışa doğru açılan kapıda bulunan sivri kapı kolunun öğrencinin gözüne batması sonucu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastahanesi’nde dört, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastahanesi’nde iki olmak üzere gerçekleşen altı ameliyata rağmen bir gözde yüzde yüz oranında görme kaybı meydana gelmesi sonucunda idarenin hizmet kusuruna binaen uğranılan zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla … için 100.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi, baba için 1.000,00-TL maddi, 45.000,00-TL manevi, anne için 45.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 266.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın ‘Yargı yolu’ başlıklı 125. maddesinin 7. fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın baba için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısmı ile anne için hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmının temyiz istemleri yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davanın çocuk için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısımlarının temyiz istemleri yönünden:
İdare Mahkemesince çocuk için sürekli işgücü kaybından kaynaklanan zararının tespitine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 09/06/2016 tarihli bilirkişi raporunun ise PMF 1931 Hayat Tablosunun esas alınarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
PMF 1931 Hayat Tablosu, Fransız nüfus verileri/istatistikleri kullanılarak 1931 yılında hazırlanmış bir tablodur. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır.
Bilirkişi raporlarında, ilgililerin gerçek maddi zararlarının gösterilmesi için raporda gerçeğe en yakın ve güncel verilerin kullanılması esas olup, tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde Ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınması gerekmektedir.
Bu durumda; çocuk için sürekli işgücü kaybından kaynaklanan zararının tespitinin yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açık olup, manevi tazminat isteminin tamamının karşılanması gerektiği anlamına gelmemekle birlikte, olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği ve kalıcılığı dikkate alındığında, Mahkemece çocuk için takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı anlaşıldığından manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan; faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından ıslah edilen bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğu açıktır.
Diğer taraftan; yargılama giderleri için haklılık oranına göre değerlendirme yapılacağı hususu açıktır.
Bu kapsamda, bozulan kısımlar yönünden yapılacak yargılama neticesinde yeniden bir karar verileceğinden, yasal faiz ve yargılama giderleri yönünden bu aşamada inceleme yapılmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; çocuk için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısımlarının oybirliğiyle BOZULMASINA, baba için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısımlar ile anne için hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmının yasal faiz yönünden oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine kesin olarak, 01/07/2022 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava; Atatürk İlköğretim Okulu … sınıfı öğrencisi olan … ‘in 03/06/2014 tarihinde tenefüs saatinde temizlik personeli tarafından sınıf kapı kolunun hızla açılması sonucunda gözünden yaralanarak, yüzde yüz görme kaybına uğraması nedeniyle idarenin hizmet kusuruna binaen uğranılan zarara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla … için 100.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi, baba için 1.000,00-TL maddi, 45.000,00-TL manevi, anne için 45.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 266.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Davaya konu uyuşmazlık, hukuka aykırı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında temerrüt, haksız fiil tarihinde kendiliğinden gerçekleşir. Bu itibarla ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek yoktur.
Bu durumda, davacılar tarafından da talep edildiği üzere, hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve temyize konu kararın anne ve baba için manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının belirtilen şekilde düzeltilmesi gerektiği görüşüyle bu kısma yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.