Danıştay Kararı 8. Daire 2019/6445 E. 2022/5696 K. 14.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/6445 E.  ,  2022/5696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6445
Karar No : 2022/5696

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu sekreteri olarak görev yapan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının fiili değerlendirildiğinde, gerek 2547 gerek 657 sayılı kanunda davacının fiiline tam uyan disipline aykırı bir fiilin düzenlenmediği, disiplin hukukunda da uygulanan, ceza yargılamasında hakim olan kanunsuz suç, kanunsuz ceza olmaz ilkesine aykırı olduğu söylenebilir ise de, 657 sayılı kanunun 125. maddesinin, nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verileceğini öngören anılan 4. fıkrası buna engeldir. Zira, idari işler şefi M.B. nin aracının yakılması eylemi, 3. kişiler tarafından, görev yerinin ve görev saatlerinin dışında gerçekleşmiş olsa da, azmettirici olan davacının kastının yoğunluğu, yöneldiği kişinin mesai arkadaşı olması, husumetinin gördüğü kamu görevinden kaynaklanması dikkate alındığında, bu fiilinin davaya konu işlemin dayanağı 657 sayılı Kanunu 125/E maddesinde sayılan maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak eylemine benzer nitelikte ve ağırlıkta olduğu sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eylemin yüz kızartıcı suç olmadığı, iyi hal indiriminin uygulaması gerektiği ileri sürülerek, istinaf kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 14/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.