Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/7217 E. , 2022/4210 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7217
Karar No : 2022/4210
DAVACI : … Turizm Seyahat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin, 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen, 4. fıkrasının ve aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen, Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmelik ile esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkra yönünden; yapılan denetimlerde en ufak bir eksiklikte veya ihlalde tutulan tutanaklara “kapsam dışı taşımacılık yapmak” ibaresinin yazıldığı, bu nedenle davacının taşımacılık faaliyetinin yasa dışı taşımacılık olarak nitelendirilme tehlikesinin bulunduğu, dava konusu değişikliğin kesin, net ve anlaşılır olmadığı; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen, Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden, Yönetmeliğin ilk halinde 40. maddenin 3. ve 4. fıkralarına uyma zorunluluğu 31.12.2019’a kadar aranmazken dava konusu değişiklik ile bu tarihin öne çekildiği ve 01.11.2018 olarak belirlendiği, 40. maddenin 3. fıkrasındaki zorunlulukların yerine getirilebilmesi için teknik alt yapı hazırlığı gerektiği, yeni bir sistem olan U-ETDS’nin henüz yaygınlaşmadığı, sisteme geçiş için belirlenen son tarih olan 31.12.2019’a göre planlamaların yapılıp, yatırım maliyetlerinin hesaplandığı, tarih değişikliğinin davacıyı altından kalkamayacağı bir yükün altına soktuğu, üstelik sisteme dair henüz alt yapı oluşturulmadan mevzuatta düzenleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu maddelerin yasal mevzuatın davalı idareye verdiği görev ve yetki çerçevesinde düzenlendiği, esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkra yönünden; gerek UBER denilen sistemle ilgili, gerekse kapsam dışında yapılan taşımalarla ilgili yapılan değerlendirmeler neticesinde 30. maddeye 4. fıkranın eklendiği, bu şekilde caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiği; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen, Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden ise, U-ETDS sisteminin önemi, İçişleri Bakanlığı’nın da sistemle ilgili talepleri ve 03.08.2018 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan 100 günlük icraatlar eylem planında belirlenen süre nedeniyle söz konusu sistemin bir an önce faaliyete geçirilmesi gerektiği için dava konusu değişikliğin yapıldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkranın “A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kısmı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımları yönünden davanın reddine; Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 40. maddenin 3. fıkrasında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu yönünden iptaline, daha sonra (c) bendi olarak düzenlenen ATS bilgilerinin bildirim zorunluluğu yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 08/01/2018 tarihli ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesine, 25/05/2018 tarihli ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile eklenen, 4. fıkrasının ve 9. maddesiyle değiştirilen Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin dava konusu edilen 4. fıkrasında yer alan; ”Yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kuralı, 15/11/2019 tarihli, 30949 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.”, olarak, yine Geçici 2. maddesinin dava konusu edilen 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan; 40 ıncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğunun ise, 31/12/2018 tarihli ve 30642 4.Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, 1/11/2018 tarihinden, 2/1/2019 tarihine uzatıldığı ve eklenen (c) bendi ile de, “40 ıncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ile belirlenen ATS bilgilerinin bildirim zorunluluğu 31/12/2020 tarihine kadar,” olarak belirlendiği görülmüş olmakla, yapılan bu değişikliklerin dava açma gerekçelerini, dolayısıyla uyuşmazlığın esasını ortadan kaldırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava açma sebeplerinin davacı açısından giderilmiş olması, diğer bir ifadeyle dava konusu uyuşmazlığın davalı idarece sonradan yapılan düzenlemelerle ortadan kalkmış olması nedeniyle, davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
A1 yetki belgesi kapsamında yolcu taşımacılığı yapan davacı şirket tarafından 08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 30. maddesinin, 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen, 4. fıkrasının ve aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen, Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 1. maddesinde; Kanunun, karayolu taşımalarının ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlenmesi, taşımada düzen ve güvenliğin sağlanması, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarının belirlenmesi, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerinin, haklarının ve sorumluluklarının saptanması, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasının sağlanması amacıyla çıkarıldığı, 2. maddesinde; Kanunun, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsadığı, 4. maddesinde; taşımaların; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirileceği, 5. maddesinin birinci fıkrasında; taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, üçüncü fıkrasında; taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verileceği, dördüncü fıkrasında; taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlığın yetki belgelerinin verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebileceği; 27. maddesinde; bu kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiği bakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbeli jandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ile bunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkili olup; bu kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususların yönetmelikle düzenleneceği; bu kanuna göre verilen idari para cezalarının, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, 34. maddesinde; bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri ve taşıt belgeleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, uygulanacak idari müeyyideleri düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazete’de yayımlanacağı belirtilmiştir.
08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “Araç takip sistemi (ATS)”, taşıtların seyahate başladıktan sonraki seyrinin elektronik olarak takip edileceği/edilebildiği sistem olarak, “Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi (U-ETDS)”, Kanun ve bu Yönetmeliğe göre faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin, faaliyetlerine ilişkin Bakanlıkça belirlenen verilerin tutulduğu, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla veri paylaşımına açık olduğu/olabileceği sistem olarak tanımlanmış; “Yetki belgesi türleri” başlıklı 6. maddesinde; A1 Yetki Belgesinin yurtiçi tarifesiz otomobille yolcu taşımacılığı yapacaklara verileceği kural altına alınmış; “Yetki belgesi sahiplerinin ortak yükümlülükleri” başlıklı 40. maddesinin 3. fıkrasında; “A1, A2, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yapacakları arızi, grup veya mekik seferlerinde, sefere göndereceği taşıtın plakası ve ATS bilgileri, taşıtta görevli personel bilgileri ile birlikte yolculara ait, 37 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen bilgileri, seyahatin başlangıç saatinden en geç 1 saat öncesine, seyahati yapamayan veya tamamlamayan yolcu bilgilerinin ise, bu durumun meydana geldiği saatten en geç 30 dakika sonrasına kadar Bakanlığın U-ETDS sistemine işlemek/iletmek zorundadırlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 10 uyarma verilir.” hükmüne, 4. fıkrasında; “B1 ve D1 yetki belgesi sahipleri, yapacakları düzenli yolcu taşımacılığı faaliyetinde, onaylı zaman tarifesinde belirtilen saatteki sefere göndereceği taşıtın plakası ve ATS bilgileri, taşıtta görevli personel bilgileri ile birlikte yolculara ait, 36 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 38 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bilgileri, seyahat başlayıncaya kadar, seyahati yapamayan veya tamamlamayan yolcu bilgilerinin ise, bu durumun meydana geldiği saatten en geç 30 dakika sonrasına kadar Bakanlığın U-ETDS sistemine işlemek/iletmek zorundadırlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 10 uyarma verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri değerlendirildiğinde, davalı Bakanlığın, davaya konu edilen Yönetmelik ile yaptığı düzenlemelerde yetki sahibi olduğu görülmekle, düzenlemelerde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
(I)- 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkranın incelenmesi:
Dava konusu düzenleme ile yetki belgesi sahiplerinin, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramayacağı, bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verileceği, A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesinin iptal edileceği, bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmeyeceği hükümleri getirilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra dava sürerken anılan hüküm önce 31/12/2018 tarih ve 30642 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile “A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenemez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” olarak değiştirilmiş, daha sonra 15/11/2019 gününde yapılan değişiklik ile “A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” kuralı getirilmiş ve son güncel halini almıştır.
Dava konusu düzenlemenin “A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kısmının incelenmesi:
Davalı idare tarafından yukarıda yer verilen Yönetmelik değişiklikleri ile yetki belgesinin iptal edilmesi için gerekli koşulların değiştiği ve bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine belli bir süre geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmeyeceği yolundaki hükmün önce değiştirildiği, sonra yürürlükten kaldırıldığı (her ne kadar İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 19.12.2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/763 sayılı kararıyla “Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise de söz konusu kararın davalı idareye 09.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idare tarafından ise kararın kendilerine tebliğinden önce Yönetmelik değişikliği yapıldığı, diğer bir ifadeyle davalı idarenin yargı kararı gereği değil, kendi iradesiyle düzenlemeyi değiştirdiği) görülmektedir.
Belirtilen hükümler yönünden, davacı tarafından öne sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin ortadan kalktığı, düzenlemenin yeni ve farklı kurallar içerdiği görüldüğünden, Yönetmeliğin bu kısmı yönünden işin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Dava konusu hükmün diğer kısımlarının incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede yetki belgesi sahiplerinin, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandırmaları halinde 50 uyarma yaptırımı uygulanacağı belirtilmiş iken fıkrada yapılan değişiklik ile yaptırımın uygulanacağı taşımacılar A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi sahibi olanlarla sınırlandırılmıştır. Davacının A1 yetki belgesi sahibi olduğu görülmekte olup dava açmayı gerektiren koşulların varlığını koruduğu anlaşıldığından söz konusu hükmün hukuken değerlendirilmesi gerekmektedir.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. maddesinde taşımacılık yapılabilmesi için yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, 26. maddesinde yetki belgesi kapsamı dışında taşımacılık yapanlara idari para cezası uygulanacağı, 27. maddesinde bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyide uygulanacağının Yönetmelikte belirleneceği, Kanuna göre verilen idari para cezalarının Yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kural altına alınmış, özellikle uygulamada A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerince kapsam dışı faaliyette bulunulduğuna yönelik davalı idareye ulaşan şikayetler de dikkate alınarak dava konusu maddede yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunanlara ve/veya yetki belgesi sahibi olmayan gerçek ve tüzel kişilerin faaliyeti için taşıtlarını kullandıranlara uyarma müeyyidesinin uygulanacağına ilişkin düzenleme getirilmiş olup, söz konusu düzenlemede dayanak Kanuna, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığından bu kısım yönünden iptal isteminin reddi gerekmektedir.
(II)- 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin incelenmesi:
08.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin “Bazı zorunluluklara ilişkin süre verilmesi” başlıklı Geçici 2. maddesinin dava konusu değişiklikten önceki halinde; “(1) 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinin (3) numaralı alt bendi, 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (l) bendiyle belirlenen kamera ve kayıt cihazı, 38 inci maddenin birinci fıkrasında belirlenen bagaj bilgilerinin elektronik olarak eşleştirilmesi, 40 ıncı maddesinin üçüncü, dördüncü, altıncı ve onüçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 44 üncü maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu, 31/12/2019 tarihine kadar uygulanmaz.” hükmü yer almakta iken, dava konusu değişiklik ile söz konusu hüküm bentlere ayrılmış ve (a) bendine; “40 ıncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu, 1/11/2018 tarihine kadar, uygulanmaz.” hükmü getirilmiştir.
Söz konusu maddenin atıfta bulunduğu 40. maddenin dava konusu işlem ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle 3. fıkrasına yukarıda “ilgili mevzuat” başlığı altında yer verilmiştir. Buna göre, A1, A2, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, yapacakları arızi, grup veya mekik seferlerinde, sefere göndereceği taşıtın plakası ve ATS bilgileri, taşıtta görevli personel bilgileri ile birlikte yolculara ait, 37 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen bilgileri, seyahatin başlangıç saatinden en geç 1 saat öncesine, seyahati yapamayan veya tamamlamayan yolcu bilgilerinin ise, bu durumun meydana geldiği saatten en geç 30 dakika sonrasına kadar Bakanlığın U-ETDS sistemine işlemek/iletmek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde uyarma yaptırımı uygulanacağı düzenlenmiştir.
08.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği ile karayolu taşımacılık hizmetlerinin elektronik ortamda takibinin sağlanabilmesi amacıyla oluşturulan U-ETDS ve Araç Takip Sistemine taşımacılar tarafından entegrasyonun sağlanmasının belli bir zaman alacağı öngörülerek Yönetmeliğin 40. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yer verilen bazı bilgilerin U-ETDS’ye işlenmesine ilişkin zorunluluğun uygulanmasına 31.12.2019 tarihine kadar başlanmayacağı düzenlenmiştir. Ancak dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bu tarih daha erkene alınmış ve yeni tarih 01.11.2018 olarak belirlenmiştir.
Ne var ki dava sürerken 31.12.2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi ile “01.11.2018” tarihi “02.01.2019” olarak değiştirilmiş; Geçici 2. maddenin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi ile 40 ıncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ile belirlenen ATS bilgilerinin bildirim zorunluluğunun 31.12.2020 tarihine kadar uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir. Sonrasında 11.05.2021 tarih ve 31481 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile ATS bilgileri yönünden getirilen bildirim zorunluluğunun uygulanacağı tarih olarak belirtilen 31.12.2020 tarihi tekrar değiştirilmiş ve daha ileri bir tarih olan 01.01.2024 olarak son halini almıştır. Böylece, sonuç olarak, 40. maddenin 3. ve 4. fıkralarında hüküm altına alınan seferde kullanılacak taşıtın ATS bilgilerinin U-ETDS’ye işlenmesine ilişkin zorunluluğun 01.01.2024 tarihine kadar, diğer verilerin işlenmesine ilişkin zorunluluğun ise 02.01.2019 tarihine kadar uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının iddialarını Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin A1 yetki belgesiyle yolcu taşımacılığına ilişkin yükümlülükleri düzenleyen 40. maddesinin 3. fıkrası kapsamında ileri sürdüğü ve fakat dava devam ederken ATS bilgilerini bildirim zorunluluğunun başlayacağı tarihin Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinden ayrılarak ayrı bir bentte (c) düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından özetlenen bu hukuki süreç karşısında Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin birlikte incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anılan hükümlerde yapılan değişiklikler incelendiğinde, taşımacılıkta kullanılan taşıtın ATS bilgilerinin U-ETDS’ye işlenmesine ilişkin zorunluluğun son olarak 01.01.2024 tarihine kadar uygulanmayacağının belirlendiği ve bu şekilde Yönetmeliğin ilk halinde (31.12.2019) öngörülenden bile daha ileri bir tarihin düzenlendiği görüldüğünden Geçici Maddenin sefere gönderilecek taşıtın ATS bilgilerinin U-ETDS’ye işlenmesine/iletilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, U-ETDS’ye işlenmesi/iletilmesi gereken diğer bilgiler yönünden Yönetmeliğin 40. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında öngörülen bildirim zorunluluğunun 02.01.2019 tarihine ertelenmesinin 01.11.2018 tarihine kıyasla daha fazla süre tanıdığı söylenebilirse de, bunun, Yönetmeliğin ilk halinde öngörülen 31.12.2019 tarihine göre yine daha erken bir tarih olduğu ve bu nedenle davacının ileri sürdüğü iddiaların geçerliliğini ve davanın açılmasını gerektiren koşulların varlığını koruduğu anlaşıldığından söz konusu Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinin yürürlükteki halinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından, U-ETDS’nin yeni bir sistem olduğu, Yönetmeliğin 40. maddesinin 3. fıkrasındaki zorunluluğa uyulabilmesi için teknik alt yapı çalışması yapılması gerektiği, elektronik sisteme entegre olma çalışmaları için planlamaların 31.12.2019 tarihi esas alınarak hazırlandığı, yapılan Yönetmelik değişikliği ile bu sürenin davacıyı zor duruma düşürecek şekilde kısaltıldığı belirtilmekte, davalı idare tarafından da sistemin yeni olduğu, ancak sistem ile karayolu taşımacılığını disiplin altına alma, karayollarındaki güvenlik açıklarını kapatma, her türlü yük ve yolcu taşımasını kayıt altına alma, sektördeki verilere ilk kez gerçek zamanlı ve doğru şekilde ulaşma, ulusal güvenlik açısından taşıma verilerinin anlık paylaşımını sağlama, veri analizlerine dayalı gelecek planlaması yapabilmenin amaçlandığı, sistemin sahip olduğu önem, İçişleri Bakanlığı’nın sistemle ilgili talepleri, ayrıca 100 günlük İcraatlar Eylem Planı dikkate alındığında U-ETDS’nin öngörülenden daha erken bir tarihte faaliyete geçirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı ileri sürülmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirliliktir. Belirlilik ilkesi uyarınca yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Sadece yasal belirliliği değil daha geniş bir anlamda hukuki belirliliği de ifade eden bu ilke bu anlamıyla esasen bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasını ortaya koymaktadır.
Hukukun temel ilkelerinden olan “öngörülebilirlik” ilkesine göre de, kanunî ve idari düzenlemelerin açık ve net olması gerekmektedir. Buradaki amaç, ilgili kişilerin davranışlarını belirleyebilmesi ve belirli eylemlerin yol açabileceği sonuçları önceden öngörebilmesidir.
U-ETDS sisteminin önemini ve planlama yapılması gerekliliğini 08.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin hazırlanması sürecinden itibaren bilen davalı idare tarafından dava konusu tarih değişikliğinin gerekçesi olarak gösterilen hususların haklı bir sebep olarak kabulüne imkan bulunmadığı, Yönetmelik değişikliği öncesi belirlenen tarihe göre hazırlık ve planlama çalışması yapan taşımacıların değişiklik sonrası kalan kısa sürede çalışmalarını tamamlamak zorunluluğu altında bırakıldığı, aksi takdirde uyarma yaptırımıyla karşı karşıya kalınacağı da dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Bu itibarla dava konusu edilen Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinin A1 yetki belgesiyle yolcu taşımacılığına ilişkin yükümlülükleri düzenleyen 40. maddenin 3. fıkrasında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu yönünden iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkranın “A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.” kısmı yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, diğer kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 40. maddenin 3. fıkrasında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu yönünden İPTALİNE, daha sonra (c) bendi olarak düzenlenen ATS bilgilerinin bildirim zorunluluğu yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin …-TL’sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, …-TL vekalet ücretinin de davacı dan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.