Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/7900 E. , 2022/6509 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7900
Karar No : 2022/6509
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ….
2- … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : …. Bölge İdare Mahkemesi ….. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan Bursa ili, Orhangazi ilçesi, … mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın tarafına satılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … Malmüdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin dayanağı olan, söz konusu taşınmazın orman vasfında olduğundan bahisle satışa konu edilemeyeceğine ilişkin … Orman Bölge Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir..
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:…. sayılı kararında; davaya konu taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, tapu kaydında taşınmazın … oğlu … (davacının) 1981 yılından beri kullanımında olduğu şerhinin bulunduğu açık olup, mevzuat uyarınca 2/B arazisi olarak tescil edilen, davacının kullanımında olduğu tespit edilen taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında doğrudan satışına engel herhangi bir nedenin bulunmadığı da dikkate alındığında anılan taşınmazın satışının yapılması istemiyle yapılan başvuruda, taşınmazın satışa konu edilemeyeceğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının 6292 sayılı Kanun hükümlerine istinaden 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın fiili kullanıcısı olduğundan bahisle doğrudan satış için yetkili olan Mal Müdürlüğüne başvurması sonrasında, Mal Müdürlüğü tarafından Bursa Orman Bölge Müdürlüğünce istenilen görüşe binaen isteme konu taşınmazın mahkeme kararı uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu konusunda Mal Müdürlüğüne görüş bildirilmiş, Mal Müdürlüğünce ise, yapılan inceleme sonucunda söz konusu taşınmazın orman sahasında kalması ve orman olarak hazine adına tescil edilmesi nedeniyle satış hakkından yararlanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle başvuru reddedilmiş olmakla birlikte bu işlemin iptalinin istenilmemesi, bu işlem yerine bu işlemin dayanağı olduğu nitelendirilmesinde bulunulan Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün işleminin iptalinin istenilmesi, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün işleminin ise niteliği ve özelliği itibarıyla görüş bildiren, bilgi veren ve esasen satış konusunda irade ortaya koymayan, yalnızca durumu belirtilen bir işlem olması hasebiyle idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı ve böylelikle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olmakla, esasen taşınmazın satışa konu edilemeyeceği yönünde bir ibare olmamasına rağmen bu şekilde niteleme yapılarak işin esasına girilip iptal kararı verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın tarafına satışının yapılmamasına ilişkin işlemin dava konusu edildiği, dava dilekçesinin içeriğinden de bu durumun anlaşıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…. K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 11/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazın satışa konu edilemeyeceğine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince ise, satışa ilişkin işlemin değil, bu işlemin dayanağı olan Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün kesin ve yürütülebilir olmayan işleminin dava konusu edildiği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü işleminin iptali talep edilmekle birlikte, aynı dilekçede dava konusu taşınmazın satışının gerçekleştirilmesi gerektiği ve satış talebinin reddinin hukuka aykırı olduğu hususu da ileri sürülmüş olup, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde de iptali istenilen işlemin satın alma talebinin reddine dair işlem olduğu belirtilmektedir.
Bu durumda, gerek davacının dava dilekçesi ve temyiz dilekçesindeki talepleri, gerekse İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işleme ilişkin yaptıkları nitelendirme ve verdikleri kararlar dikkate alındığında, davacının iptali istediği işlemin satın alma talebinin reddine dair işlem mi, yoksa Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün işlemi mi olduğu konusunda bir belirsizliğin söz konusu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davacının iptalini istediği işlemin açık bir şekilde ortaya konulabilmesi için dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.