Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8317 E. , 2022/5016 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8317
Karar No : 2022/5016
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava … Dairesinin tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, … Belediye Başkanlığında hem meclis üyesi hem encümen üyesi olarak görev yapan davacının encümen üyeliği görevine son verilmesine yönelik tesis edilen .. tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Belediye Başkanı …. hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca ‘’Silahlı Terör Örgütüne Yönetici Olmak’’ suçunu işlediğinden bahisle … tarih ve … sayısı ile soruşturma açıldığı, bunun üzerine Belediye Başkanı…’nin Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile Anayasa’nın 127.maddesinin 4.fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereği İçişleri Bakanlığının 03/02/2017 tarihli onay yazısı ile Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldığı, … Valiliği’nin … tarih ve …. sayılı işlemi ile … Kaymakamının .. Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiği, mevzuat gereği belediye meclisinin belediye başkanının çağrısı olmadıkça toplanamadığı, meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkilerinin 5393 sayılı Kanunun 31. maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütüldüğü, bu sebeple davacı hakkında işlem tesis edildiği; bahse konu 31. maddenin encümenlik görevine son verilmesine ilişkin olmadığı gibi mevzuatta da encümenlik görevinin son verilmesine yönelik herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, davacının encümen üyeliğinin sonlandırılmasına ilişkin herhangi bir yetkisi olmayan diğer bir deyişle konu ve kişi bakımından yetkisiz makam olan belediye başkanı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı herhangi bir maddi hak kaybı olmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5393 sayılı Kanunun 674 sayılı KHK ile değişik 45. maddesinde başkanın çağrısı olmadıkça meclisin toplanamayacağı, meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkilerinin aynı Kanunun 31. maddesinde belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütüleceğinin hükme bağlandığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları (…)” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; … Belediye Başkanlığında hem meclis üyesi hem encümen üyesi olarak görev yapan davacının encümen üyeliği görevine 03/02/2017 tarihinden itibaren son verilmesine yönelik tesis edilen … tarih ve …. sayılı işlemin davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, aynı zamanda belediye meclis üyesi de olan davacının encümen üyeliği görevi sona ermekle birlikte meclis üyeliğinin devam ettiği anlaşılmakta olup davacının belediye encümen üyeliği görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinde yer alan uyuşmazlıklar arasında bulunmadığı ve aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında da değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 21/09/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, …Belediye Başkanlığında hem meclis üyesi hem encümen üyesi olan davacının encümen üyeliği görevine … tarihinden itibaren son verilmesine yönelik tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:…c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, …” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün incelenmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu işlemle davacının belediye encümen üyeliği görevine son verilmiş olup, davacının halihazırda meclis üyeliği devam etmekle birlikte, encümen üyeliğine bağlı olarak yürütmekte olduğu kamu görevine son verildiği anlaşıldığından, davaya konu uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında sayılan uyuşmazlıklar arasında bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davalının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.