Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8472 E. , 2022/6818 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8472
Karar No : 2022/6818
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi’nde 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, aynı Kanun’un 33. maddesi kapsamında atamasının yapılmayarak doktora eğitimini tamamladığından bahisle ilişiğinin kesilmesi ve taahhütname ve kefalet senedi uyarınca işlem yapılmasına ilişkin Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı’nın …… tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; davacının 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi … Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak atandığı, aynı Kanun’un 35. maddesi kapsamında lisansüstü eğitim yapmak üzere kadrosunun 21/06/2010 tarihinde Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne aktarıldığı, 07/06/2017 tarihinde doktorasını tamamladığı, yasal öğrenim süresinin dolduğundan bahisle 07/06/2017 tarihli kararname ile 30/09/2017 tarihine kadar davalı idarece eski görevine tahsisinin yapıldığı, 29/09/2017 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla davacının doktora eğitimini tamamladığından bahisle 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi gereğince ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda düzenlenen Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemi ile bakılan davanın açıldığı, Lisansüstü Öğretim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri İle Tıpta Uzmanlık Öğrencilerinin Giriş Sınavları Hakkında Yönetmeliğin “Kadroyu Boşaltma” başlıklı 10. maddesine göre, 2547 sayılı Kanun’un 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp, yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarı ile tamamlayarak yüksek lisans, doktora, veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadro ile ilişkilerinin kendiliğinden kesileceği, 2547 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca atama yapılabilmesinin, ancak ilgili idarenin böyle bir hizmete ihtiyaç duyması, ilgili anabilim dalı veya anasanat dalı başkanının önerisi, bölüm başkanı, dekan, enstitü, yüksek okul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine, rektörün onayı ile mümkün olup, böyle bir atamanın, idarenin yetkisi dahilinde olduğu, dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 07/06/2017 tarihi itibariyle doktora programından mezun olan davacının doktora eğitimini tamamladığından bahisle 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi gereğince ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusunun 50/d kapsamından 33. madde kapsamına geçişe ilişkin olmadığı, uyuşmazlığın 50/d kadrosuna atanması sonrası 35. madde kapsamında taahhüt ve kefalet sözleşmesi imzalatılmak suretiyle kendisine mecburi hizmet yüklenerek başka bir yerde yıllarca görevlendirilmesi ve yine aynı maddeye istinaden kadrosunun bulunduğu üniversitede de mecburi hizmet yükümlülüğünün bulunmasına ilişkin olduğu, işlemin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ve idari istikrar, haklı beklenti, öngörülebilirlik, idareye güven, kazanılmış hakların korunması gibi idare hukukunun temel ilkelerine aykırılık olduğu, taahhüt ve kefalet senedi imzalatılması ile meşru bir beklenti ile kazanılmış hak oluştuğu, kendisinin sözleşme şartlarını tamamladığı, bu nedenle talep edilen borcun keyfi ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamındaki atamaların yüksek lisans ve doktora eğitimi süresince geçerli olduğu, 33. madde kapsamına geçme durumunun ise idarenin takdir yetkisinde olduğu belirtilerek, istemin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi’nde 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, aynı Kanun’un 33. maddesi kapsamında atamasının yapılmayarak doktora eğitimini tamamladığı gerekçesiyle Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile ilişiğinin kesilmesine ve taahhütname ve kefalet senedi uyarınca işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Araştırma görevlileri, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacıları” başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler.” hükmüne, “Lisansüstü öğretim” başlıklı 50 .maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; “Lisans üstü öğretim yapan öğrenciler, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere öğretim yardımcılığı kadrolarından birine de atanabilirler.” hükmüne, 35. maddesinde ise; “Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulu’nun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler. Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulu’nca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler. Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu mecburi hizmet, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemez. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır.” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve 13/10/1984 gün ve 18544 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Öğretim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri İle Tıpta Uzmanlık Öğrencilerinin Giriş Sınavları Hakkında Yönetmeliğin “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “2547 sayılı Kanun’un 50. ve 65. maddelerine göre Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanan bu yönetmelik, lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, yükseköğrenim kurumlarında yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık öğrenimi yapmak isteyenlerden geçici olarak öğretim yardımcılığı kadrolarına atanacakların hak ve yükümlülükleri ile tıpta uzmanlık öğrencilerinin giriş sınavları hakkındaki usul ve esasları düzenler.” hükmü, “Kadroyu Boşaltma” başlıklı 10. maddesinde de; “2547 sayılı Kanunun 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp, yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarı ile tamamlayarak yüksek lisans, doktora, veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadro ile ilişkileri kendiliğinden kesilir. Hizmetlerine ihtiyaç görülen 2547 sayılı kanunun 2880 sayılı Kanun’la değişik 33. maddesine göre öğretim yardımcısı olarak yeniden atanmaları mümkündür.” hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi … Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak atandığı, aynı Kanun’un 35. maddesi kapsamında lisansüstü eğitim yapmak üzere kadrosunun 21/06/2010 tarihinde Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne aktarıldığı, anılan üniversitede 27/01/2011 tarihinde doktoraya başlayan davacının 27/01/2017 tarihinde azami süresinin dolduğu, bunun üzerine Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi tarafından … tarih, … sayılı yazı ile yasal öğrenim süresi aşıldığından dolayı davacının kadrosunun iade edilmesinin istenildiği, kadroya iade teklifinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih, …sayılı yazısı ile uygun bulunduğu, davacının 07/06/2017 tarihinde doktorasını tamamladığı, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi tarafından 07/06/2017 tarihli işlemle 30/09/2017 tarihine kadar davacının eski görevine tahsisinin yapıldığı, 29/09/2017 tarihli Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı Yönetim Kurulu kararıyla davacının doktora eğitimini tamamladığından bahisle 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi gereğince ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda düzenlenen Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, aynı Kanun’un 33. maddesi kapsamında atamasının yapılmayarak doktora eğitimini tamamladığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine ve taahhütname ve kefalet senedi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği, davacı tarafından anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesinden, işlemin iki kısımdan oluştuğu, işlemin ilk kısmında 50/d kapsamında görev yapan davacının doktora eğitimini tamamladığından bahisle 30/09/2017 tarihinde ilişiğinin kesilmesine karar verildiği; işlemin ikinci kısmında ise, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi gereğince lisansüstü eğitimden kaynaklanan Üniversite’ye karşı mecburi hizmet yükümlülüğünden dolayı taahhüt ve kefalet senedi hükümlerine göre işlem yapılacağının bildirildiği görülmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin davacının doktora eğitimini tamamladığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin kısmı açısından incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin taahhüt ve kefalet senedi hükümlerine göre işlem yapılacağının bildirilmesine ilişkin kısmı ile parasal hakların yasal faizi ile birlikte tazmini istemine ilişkin kısmı açısından incelenmesi;
Araştırma görevliliği kadrosu, öğretim üyeliğinin kaynağını oluşturduğundan, araştırma görevlisi kadrosunda görev yapanların yüksek lisans ve doktora eğitiminde başarılı olmaları zorunluluğu aranmıştır. Bu amaçla da, öğretim elemanı olarak yetiştirilmek üzere yurtdışında veya lisansüstü eğitim yapmak üzere bir başka üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerinin almış oldukları eğitimden kaynaklanan mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınması, anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile öngörülmüştür.
Söz konusu hükümler uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında veya lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede görevlendirilmeden önce imzalanan taahhüt ve kefalet senedinde, lisansüstü eğitimde başarısız olunması, eğitimin yarım bırakılması gibi durumlarda ilgilinin kadrosu ile ilişiğinin kesileceği ve yapılan tüm masrafların faiziyle birlikte tahsil edileceği belirtilmekte olup, ayrıca eğitim öğretimin tamamlanmasından belirli bir süre sonra araştırma görevlisinin kendi üniversitesine dönerek mecburi hizmette bulunacağı, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda da yine aynı şekilde yapılan masrafların faiziyle geri ödeneceği ilgili tarafından taahhüt edilmektedir.
2547 sayılı Kanun’un 35. ve 39. maddeleri uyarınca, lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede veya mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliği konusunda zaman içinde yargı yerlerince farklı değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.
Ancak, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi’ne açılan bir davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkararak Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09/04/2012 tarih ve E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararıyla; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı tarafından senedin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusunun kabul edilip, davalı üniversitenin görev itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Anılan kararda da vurgulandığı üzere, davacı ile davalı üniversite arasında imzalanmış olan dava konusu taahhüt ve kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, davacı tarafından imzalanan taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan borçlandırma işleminin iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerlerine ait bulunmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığın, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması ve bu taahhüt dolayısıyla taraflar arasında yüklenme ve kefalet senedinden kaynaklı bir alacak-borç ilişkisi doğduğu görülmekle, söz konusu uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda açılacak bir dava ile çözüme kavuşturulması gerekmekte olup, işbu davanın işlemin ikinci kısmına ilişkin bölümünün adli yargının görev alanında kaldığı gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesininin istendiği ancak Mahkeme tarafından bu konu hakkında hüküm kurulmadığı görüldüğünden, davacının istemi hakkında eksik hüküm kuran İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın belirtilen kısımlarına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…K:… sayılı kararının; dava konusu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi …Fakültesi Dekanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin davacının doktora eğitimini tamamladığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, aynı işlemin taahhütname ve kefalet senedi uyarınca işlem yapılmasına ilişkin kısmı ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.