Danıştay Kararı 8. Daire 2019/866 E. 2022/4670 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/866 E.  ,  2022/4670 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/866
Karar No : 2022/4670

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, öğrencilik kaydının iptaline ilişkin … Üniversitesi Tıp Fakültesi Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, kayıt esnasında talep edilmeyen belgelerin sonradan talep edilmesinin objektiflikten uzak olduğu, haksız işlem nedeniyle eğitim hakkının sekteye uğradığı, idarenin keyfi tutum ve davranışları sonucu işlemin tesis edildiği ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Suriye uyruklu davacının, 2016-2017 Eğitim – Öğretim yılında … Üniversitesi resmi web sayfası üzerinden uluslararası öğrenci kontenjanı için online başvuruda bulunduğu, bu başvuru sırasında ibraz edilen belgelerin incelenmesi sonucu davacının Tıp Fakültesine öğrenci kaydının yapıldığı, ancak daha sonra online başvuru esnasında ibraz edilen belgelerin asıllarının sunulmadığının anlaşılması üzerine bu belgelerin davacıdan istendiği, davacının bu belgeleri sunamaması üzerine dava konusu disiplin kurulu kararı ile davacının öğrencilik kaydının iptal edilerek üniversite ile ilişiğinin kesildiği, yetki kurallarının, dar ve özel anlamda kamu düzenine ilişkin hükümlerden olduğu, idari işlemlerin en önemli unsurları arasında yer aldığı, yetki unsurundaki sakatlıkların sonradan verilecek onay ya da izinle giderilemeyeceği, bu nedenle idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda bulunduğu ve yetki kurallarının dar yorum ve uygulama yöntemlerine bağlı tutulması gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, kamu hukukunda bir makama verilen yetkinin, aksine bir hüküm bulunmadıkça o makam tarafından kullanılabileceği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda üniversitelerin her bir biriminin görev ve yetkilerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği ve öğrencilerin fakülteye kabulü, ders intibakları ve çıkarılmaları ile eğitim – öğretim ve sınavlara ait işlemleri hakkında karar vermek yetkisinin Üniversite Yönetim Kuruluna verildiğinin çok açık bir şekilde görülüğü, gerek personelin gerekse öğrencilerin disiplin işleriyle ilgili süreç içerisinde, kanunun belirlediği görevleri yerine getirmek amacıyla da fakülte disiplin kurulunun oluşturulacağı, fakülte yönetim kurulu üyelerinin esas itibariyle fakülte disiplin kurulunun da üyesi oldukları, ancak fakülte yönetim kurulunun başkanı olan dekanın fakülte disiplin kurulunda görev alamayacağı, bu itibarla da her iki kurulun aynı kişilerden oluştuğunu söylemenin mümkün olmadığı, uluslararası öğrenci kontenjanından yararlanmak suretiyle Tıp Fakültesine kayıt yaptıran davacının, online kayıt esnasında ibraz ettiği belgelerin asıllarını sunamaması karşısında öğrenci statüsünün sonlandırılmasında karar verme yetkisinin “fakülte yönetim kurulunda” olmasına rağmen ve bu yetkinin bir başka kişi veya makam tarafından da kullanılamayacağı açık iken davacının öğrencilik statüsünün dava konusu karar ile “fakülte disiplin kurulu” tarafından sonlandırıldığı, “fakülte yönetim kurulu” tarafından kullanılması gereken bir yetkinin mevzuatta öngörülmeyen bir şekilde “fakülte disiplin kurulu” tarafından kullanılarak tesis edilen dava konusu öğrencilik kaydının iptali işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) … İdari Dava Dairesince; Isparta İdare Mahkemesi’nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davaya konu işlemin hukuka uygun olduğu ve temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Fakülte Yönetim Kurulu” başlıklı 18.maddesinde, Öğrencilerin kabulü, ders intibakları ve çıkarılmaları ile eğitim – öğretim ve sınavlara ait işlemleri hakkında karar vermek, Fakülte Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Davacının, öğrencilik kaydının iptaline ilişkin karar verme yetkisinin “fakülte yönetim kurulunda” olmasına rağmen öğrencilik statüsünün dava konusu karar ile “fakülte disiplin kurulu” tarafından sonlandırılması nedeniyle, “fakülte yönetim kurulu” tarafından kullanılması gereken bir yetkinin mevzuatta öngörülmeyen bir şekilde “fakülte disiplin kurulu” tarafından kullanılarak tesis edilen dava konusu öğrencilik kaydının iptali işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi tarafından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, usulü bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının öğrencilik statüsüne başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından usulüne uygun olarak yeni işlem tesis edilebileceği hususu açıktır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 13/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.