Danıştay Kararı 8. Daire 2019/8891 E. 2022/6909 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/8891 E.  ,  2022/6909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8891
Karar No : 2022/6909

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 38. maddesi ile değişik Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 91. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Öğretmenlere nöbet görevinde uygulanması fiilen mümkün olmayan, ek ders ücreti ödenmeyecek şekilde, nöbet görevinin amaç ve kapsamına uygun olmayan, angarya sayılabilecek yeni bir görev düzenlemesi yapıldığı, anılan düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu, Yönetmelikle düzenleme yapılan kurumlarda görev yapan öğretmenlerin alan öğretmeni olduğu, her birinin okutacağı derslerin Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın yayınlamış olduğu esaslarda belirlendiği, alan öğretmenlerinin okutacağı derslerin dikkate alınmadan söz konusu düzenlemenin yapıldığı, ders içeriğinin nasıl olacağının belli olmadığı, etüt çalışması kavramının belirsiz olduğu, öğretmeni bulunmayan sınıfın dersine girmenin karşılığında ek ders ücreti ödenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında nöbet görevine ek ders ücreti ödeneceğine ilişkin 13. maddenin belleticilik görevi ile ilgili olduğu, Toplu Sözleşme hükümlerine göre haftada 3 saati geçmemek üzere nöbet karşılığı ek ders ücreti ödeneceğinin, 3 saatten fazlası için düzenlemenin bulunmadığı, anılan düzenleme ile nöbetçi öğretmenin görev yerini terk etmek zorunda kalacağı, nöbetçi öğretmene angarya yüklendiği iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Nöbet görevinin mevzuat gereğince öğretmenlerin okulda yürüttükleri eğitim ve öğretim faaliyetlerinin ayrılmaz ve zorunlu bir parçası olduğu, ülkemizde ortaöğretim öğrencilerinin 14-17 yaş aralığındaki çocukları kapsadığı, bu çerçevede öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin büyük bölümü 18 yaşın altında olup; ulusal mevzuat hükümleri ve uluslararası sözleşmeler kapsamında çocuk kabul edildiği, okulun asli görevlerinden birisinin de bünyesindeki öğrencilere sunulan eğitim öğretim hizmetinin aksaklık ve olumsuzluklardan etkilenmemesi için gerekli tedbirleri almak olduğu, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı tesis etmek için söz düzenlemenin yapıldığı, etüt kavramının, öğrencilerin bir belletmen gözetiminde ders çalışmalarını ifade ettiği, müfredat dahilindeki derslerle benzerliğinin bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin hukuka ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; …Sendikası tarafından, 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 38. maddesi ile değişik Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 91. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinin iptali istemiyle Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılmıştır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun “Öğretmenlik” başlıklı 43. Maddesinde, “Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler.” hükmü getirilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın “Ek ders görevi” başlıklı 6. Maddesinde, kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli olup, aylık karşılığı ders görevini tamamlayan yönetici ve öğretmenlere, hangi hallerde ve hangi süreyle ek ders görevi verileceği düzenlenmiş; 8. maddesinde, “(1) Bu Kararla belirlenen azamî ek ders görevi ve ek ders görevinden sayılan ders saatleri dışında olmak üzere;
a) Ders yılı içinde;
1) İlgili mevzuatına göre, dönem içinde herhangi bir nedenle derslerin yapılamadığı günler için dönem içinde veya dönem sonunda düzenlenen eğitim faaliyetleri ve yetiştirme programları ile ikinci yarıyıl sonunda bazı derslerden yetersizliği görülen öğrenciler için düzenlenen yetiştirme kurslarında veya programlarında,

görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere haftada 10 saate kadar,ek ders görevi verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre; ilgili mevzuatına göre, dönem içinde herhangi bir nedenle derslerin yapılamadığı günler için düzenlenen eğitim faaliyetlerinde görevlendirilen öğretmenlere haftada 10 saate kadar ek ders görevi verilebilmektedir.
07.09.2013 tarih ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin dava konusu değişiklik tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle “Telafi programı” başlıklı 61. Maddesinde, “(1) Ortaöğretim kurumlarında;
a) (Değişik:RG-1/9/2018-30522) Öğretim programlarında kabul edilen değişiklikler ile ders yılı içinde öğretmensizlik, doğal afet, salgın hastalık, olağanüstü hâl ve benzeri sebeplerle bir ya da iki dönem puanı oluşmayan dersler için, ders yılının ikinci döneminden, yeni öğretim yılının başlamasına kadar olan sürede,
b) Öğrencinin iki dönem puanı alabilecek durumda olmasına rağmen öğretmenin
raporlu veya izinli olması, göreve geç başlaması, dönem bitmeden ayrılması gibi nedenlerle yapılamayan dersler için ders saatleri dışında,
telafi programı uygulanır.
(2) Telafi programları, yapılamayan ders saatleri toplamı kadar yapılabileceği gibi yoğunlaştırılarak da yapılabilir. Ancak yoğunlaştırılmış telafi programlarının süresi toplam ders saati sayısının üçte ikisinden az olamaz.

(4)Telafi programında görev alacak öğretmenler, okul müdürünün teklifi doğrultusunda millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilir. Gerektiğinde diğer ortaöğretim kurumlarından da öğretmen görevlendirilebilir.

(8) Telafi programının uygulanmasına yönelik iş ve işlemler, programın açılacağı okul müdürlüğüyle bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğü işbirliğinde yürütülür.” hükmüne yer verilmiş; 86. Maddesinde, “Okul yönetimince belirlenip kendisine verilen nöbet görevini yerine getirmek” Öğretmenlerin görevleri ve sorumlulukları arasında sayılmış; “Rehberlik öğretmenleri” başlıklı 90. maddesinin 3. fıkrasında, “Rehberlik öğretmenleri, öğrencilerle birlikte yapacakları grup çalışmalarını herhangi bir nedenle ders öğretmenlerinin bulunmadığı ders saatlerini de değerlendirerek yaparlar.” hükmü; “Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları” başlıklı 91. Maddesinin 2. Fıkrasının dava konusu edilen (h) bendinde, “(Ek:RG-16/9/2017-30182) (Değişik:RG-5/9/2019-30879) Çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni ve öğrencilerin etüt çalışması, o saatte dersi bulunmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanır. Nöbetçi öğretmenlerin hepsinin dersinin bulunması durumunda ise nöbetçi müdür yardımcısı gerekli tedbirleri alır.” hükmü getirilmiş; 109. maddesinde, “Nöbet uygulamalarıyla ilgili esasları” değerlendirmek ve almak, Öğretmenler kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Bahse konu Yönetmeliğin, öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esaslarını düzenleyen 91. maddesiyle; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 56. maddesinde belirtilen eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi, gözetim ve denetim görevi çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm ortaöğretim kurumlarındaki eğitim ve öğretimin kalitesinin arttırılması, öğrencilerin ders saatleri dışında denetim ve gözetiminin sağlanması ve bu suretle öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Eğitim ve öğretim hizmetlerinin etkin, verimli, sağlıklı ve güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla idareler tarafından bir takım önlemlerin alınması ve kuralların konulması gerektiği tabiidir.
Bu bağlamda, okullarda eğitim-öğretimin öğrenciler için gerek fiziki; gerekse duygusal gelişimine uygun olarak yürütülmesinde okul yöneticilerine ve öğretmenlere ciddi görevler düşmektedir. Bilhassa okul giriş ve çıkış saatlerinde, teneffüslerde ve öğle tatillerinde olacak olumsuzlukların önlenmesi nöbet hizmetlerinin amacına uygun olarak yürütülmesi ile mümkündür.
Nöbet görevi, eğitim ve öğretim hizmetinin bir parçası olduğu gibi eğitim ve öğretim hizmetlerin daha huzurlu bir ortamda yürütülmesi; okul düzeninin korunması; öğrencilerin denetimi ve gözetiminin sağlanması ve öğretmen-öğrenci ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla nöbet görevinin öğretmenler tarafından yerine getirilmesi kamu yararı ve hizmet gerekleri arasındadır.
Bu şekilde; öğretmenlerin ders yükü, ders saati, öğretmen kadrosu, öğretmenlerin özel durumları ve hizmet süreleri gibi bir takım kıstaslar göz önünde bulundurularak “Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları” düzenlenirken; dava konusu hüküm ile; öğretmenler kuruluna göre farklı yorumlanmak suretiyle okuldan okula değişen uygulamalara sebep olunabilecek yoruma açık bir düzenleme eklendiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre de; “rehberlik öğretmenlerinin”, grup çalışmalarını herhangi bir nedenle ders öğretmenlerinin bulunmadığı ders saatlerini değerlendirerek yapmaları gerektiği gibi, yapılamayan dersler için telafi programının uygulanması ve uygulayan öğretmene ek ders ücreti ödenmesi gerektiği hüküm altına alındığına göre; nöbetçi öğretmenin o dersi vermesi gerektiği sonucunu çıkarmak mümkün olmasa da; dava konusu hükümdeki “etüt çalışması”ndan ne anlaşılması gerektiği, nöbetçi öğretmenin kendi branşında mı yoksa öğretmensiz kalınan dersle mi ilgili etüt çalışması yaptıracağı, nöbetçi öğretmenin o sınıfın dersine giren öğretmen olup olmadığının önemi, nöbetçi öğretmenin tüm ders saati boyunca o sınıfta bulunma zorunluluğu olup olmadığ gibi hususlarda tereddüt oluşması mümkündür.
Nihayetinde; savunmada, bu hususlarda açıklama yapılmadan nöbetle ilgili esasların öğretmenler kurulunca karara bağlandığının belirtilmesiyle yetinilirken; yine; davalı idarece eklenen “Nöbetçi Öğretmen” konulu 06.09.2018 tarih ve 15656956 sayılı yazıdan; müfredatı aynı şekilde uygulamak suretiyle öğretmensiz sınıfta ders veren öğretmene “ders ücreti” yada “ek ders ücreti” ödeneceği; sadece sükuneti sağlamak için sınıfta bulunan nöbetçi öğretmenlere bu ücretin ödenmeyeceği belirtilmiş; etüt çalışması ifadesine yer verilmemiştir.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Etüt”; “Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere” şeklinde belirtilmiştir.
Belletici öğretmenin belirlenme usul ve şartları dava konusu Yönetmeliğin 92. Maddesinde düzenlenmiş iken,1/9/2018-30522 sayılı değişiklik ile, “Belletici ve nöbetçi belletici öğretmenlik görevlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.” hükmü getirilmiş; 25/11/2016 tarih ve 29899 sayılı R.G.’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Busluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği’nin 3. Maddesinde, “Belletici öğretmen: Okul pansiyonlarında görevli oldukları günlerle sınırlı olmak üzere, yatılı öğrencilerin eğitim öğretim ve gözetimleri ile ilgili iş ve işlemleri yürüten öğretmen”; “Etüt: Öğrencilerin, belletici öğretmen ve/veya nöbetçi belletici öğretmenin gözetim ve denetimi altında, derse ve sınavlara hazırlanma, ödev yapma, okulda öğrendiklerini pekiştirme ve benzeri etkinlikleri gerçekleştirmeleri için okul yönetimince belirlenen çalışma saatleri” şeklinde tanımlanmış; 29. ve 39. maddelerinde ise, etüt yapılması ve belletici öğretmen görevlendirilmesi usul ve esasları belirlenmiştir.
Bu halde; dava konusu yönetmelik kapsamındaki ortaöğretim kurumlarının; yatılı olanları için, “etüt ve belletici öğretmen” hususunda yukarıda yer verildiği şekilde bir düzenleme yapılırken, diğerleri için açıklayacı bir ifadeye yer verilmemesinin belirsizliğe ve karışıklığa yol açacağı açıktır.
Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri yer almaktadır.
Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar; kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.
Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkin gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesi ile, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların, o hukuk düzeninde öngörülebilir olması amaçlanmaktadır.
Hukuki belirlilik ilkesi; düzenlemelerin hem kişiler, hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması; ayrıca, kamu otoritelerinin ve yorumcuların keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi zorunluluğunu ifade etmektedir.
Öte yandan, hukuk devletinde, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir.
Bu durumda; belirsizlik içeren düzenlemenin keyfi uygulamalara sebebiyet vereceği ve bu haliyle düzenlemenin hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna uaşaılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve İkinci Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü.

HUKUKİ SÜREÇ :
05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 38. maddesi ile değişik Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 91. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan; “Çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni ve öğrencilerin etüt çalışması, o saatte dersi bulunmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanır. Nöbetçi öğretmenlerin hepsinin dersinin bulunması durumunda ise nöbetçi müdür yardımcısı gerekli tedbirleri alır.” düzenlemenin iptali istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili mevzuat:
Anayasa’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Milli Eğitim Bakanlığı” başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen “Görevler” başlıklı 301. maddesinde; “Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır.
a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek,
b) Eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek,
c) Eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek,
ç) Eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek,
d) Kız öğrencilerin, engellilerin ve toplumun özel ilgi bekleyen diğer kesimlerinin eğitime katılımını yaygınlaştıracak politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, belirlenen politikaları uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek,
e) Özel yetenek sahibi kişilerin bu niteliklerini koruyucu ve geliştirici özel eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek,
f) Yükseköğretim kurumları dışındaki eğitim ve öğretim kurumlarını açmak, açılmasına izin vermek ve denetlemek,
g) Yurtdışında çalışan veya ikamet eden Türk vatandaşlarının eğitim ve öğretim alanındaki ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çalışmaları ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde yürütmek,
ğ) Yükseköğretim dışında kalan ve diğer kurum ve kuruluşlarca açılan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim kurumlarının denklik derecelerini belirlemek, program ve düzenlemelerini hazırlamak,
h) Yükseköğretimin millî eğitim politikası bütünlüğü içinde yürütülmesini sağlamak için, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek,
ı) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak.” düzenlemesi yer almaktadır.
07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları” başlıklı 91. maddesinde; ” (1) Öğretmenler, nöbet görevini nöbet çizelgesine göre yerine getirirler.
(2) Nöbetlerde aşağıdaki esaslara uyulur:
a) Öğretmenlere, dersinin en az bulunduğu gün veya günlerde nöbet görevi verilir.
b) Birden fazla okulda ders görevi bulunan öğretmenlere kadrosunun bulunduğu okulda, kadrosunun bulunduğu okulda dersi yoksa en çok ders okuttuğu okulda nöbet görevi verilir.
c) (Değişik bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Nöbet görevi, ilk dersten 30 dakika önce başlar, son ders bitiminden 30 dakika sonra biter. Ancak bu süre, okulun özelliğine göre öğretmenler kurulu kararıyla 15 dakikadan az olmamak kaydıyla kısaltılabilir. İkili öğretimin yapıldığı okullarda öğretmenler tek devrede nöbet tutarlar.
ç) (Değişik bend: 02.09.2020 – 31232 s. R.G. Yön./33. md.) Hamile öğretmenlere, hamileliğin yirmi dördüncü haftasından itibaren doğum sonrası analık izni süresinin bitimini takip eden bir yıllık sürenin sonuna kadar istememesi halinde nöbet görevi verilmez.
d) (Değişik bend: 28.10.2016 – 29871 s. R.G. Yön./31. md.) İstekleri halinde hizmet yılı 20 yıldan fazla olan kadın öğretmenler, 25 yıldan fazla olan erkek öğretmenler nöbet görevinden muaf tutulabilirler. Ancak bu kapsamdaki öğretmen sayısının fazla olması nedeniyle nöbet görevinin aksaması durumunda bu öğretmenlere de nöbet görevi verilir.
e) (Değişik bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Nöbetlerde uyulması gereken esaslar öğretmenler kurulunda görüşülür, kararlaştırılır ve okul müdürünün onayından sonra öğretmenlere yazılı olarak duyurulur.
f) Nöbet görevine özürsüz olarak gelmeyen öğretmen hakkında derse özürsüz olarak gelmeyen öğretmen gibi işlem yapılır.
g) (Değişik bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Öğretmenlerden; engelli olanlar, engelli çocuğu bulunanlar ve bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunanlara nöbet görevi verilmez. Ancak bu durumdaki öğretmenlere istemeleri hâlinde, gün tercihlerine öncelik verilerek nöbet görevi verilir.
ğ) (Değişik bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri nöbet görevini Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yerine getirirler.
h) (Değişik bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni ve öğrencilerin etüt çalışması, o saatte dersi bulunmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanır. Nöbetçi öğretmenlerin hepsinin dersinin bulunması durumunda ise nöbetçi müdür yardımcısı gerekli tedbirleri alır.
ı) (Ek bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Ortaöğretim kurumlarında çocuk gelişimi ve eğitimi alanına ait uygulama ana sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri, nöbetçi oldukları gün ilk dersten 15 dakika önce, son ders bitiminden 15 dakika sonrasına kadar okulda bulunmak kaydıyla, okul öncesi öğrencilerinin bulunduğu alanlarda, kendi devrelerinde ve etkinlik saatleri dışındaki zamanlarda nöbet tutarlar.
i) (Ek bend: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./38. md.) Normal eğitim yapılan okullarda öğle arasında yapılan nöbet görevi, nöbetçi müdür yardımcısı ve öğretmenlerin temel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak okul müdürü tarafından dönüşümlü ve dengeli şekilde düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1739 sayılı Kanun’un “Yürütme, gözetim ve denetim” başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumlu olduğu belirtilmiştir.
16/09/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin “Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları” başlıklı 91. maddesinin (h) bendinde;” Nöbetçi öğretmen çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzenini ve öğrencilerinin etüt çalışması yapmalarını sağlar.” kuralı yer almaktayken, dava konusu 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 38. maddesiyle düzenlemede değişikliğe gidilerek; çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni ve öğrencilerin etüt çalışması, o saatte dersi bulunmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanacağı, nöbetçi öğretmenlerin hepsinin dersinin bulunması durumunda ise nöbetçi müdür yardımcısının gerekli tedbirleri alacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere; ilk dersten 30 dakika önce başlayan, son ders bitiminden 30 dakika sonra biten nöbet görevi, öğretmenlerce, öğretmenler kurulunca belirlenecek nöbet çizelgesine uygun olarak, günlük eğitim öğretim faaliyeti süresi boyunca teneffüs ve yemek arası da dahil görevlendirildikleri yerde yerine getirilecektir.
Dava konusu düzenlemeyle; günlük eğitim öğretim süresi içerisinde, herhangi bir sınıfın öğretmeninin çeşitli nedenlerle sınıfta bulunamaması nedeniyle dersin boş geçmesi durumunda, sınıfın düzeninin nöbetçi öğretmence sağlanacağı, nöbetçi öğretmenlerin hepsinin o saatte dersinin bulunması halinde ise; anılan görevin nöbetçi müdür yardımcısı tarafından yerine getirileceği kuralı benimsenmiştir.
Davacı Sendika tarafından, düzenlemenin, “Angarya yasaktır” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, ayrıca bu çalışmalar için bir ücret öngörülmediği iddia edilmekte olup; davalı idarece, öğretmenlerin nöbet görevini mesai saatleri içerisinde ifa ettikleri, dolayısıyla nöbet görevinin eğitim öğretim faaliyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu savunulmaktadır.
Hukukumuzda, idarenin düzenleme yetkisi konu bakımından sınırlandırılmamıştır. İdareler bir kanuna dayanmak ve varsa düzenleyici işlemin bir üst normuna uygun olmak şartıyla düzenleme yapabilmektedir. Anayasanın 124 üncü maddesine göre ise; yönetmelikler, kanunların Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabilmektedir.
Ancak; idarelere takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımı da söz konusu değildir. İdareler; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdürler.
Dava konusu edilen Yönetmeliğin, öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esaslarını düzenleyen 91. maddesiyle; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 56. maddesinde belirtilen eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi, gözetim ve denetim görevi çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm ortaöğretim kurumlarındaki eğitim ve öğretimin kalitesinin arttırılması, öğrencilerin ders saatleri içinde ve dışında denetim ve gözetiminin sağlanması ve bu suretle öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmakta olup; nöbet görevinin, öğretmenliğin asli görevi ve eğitimin bir parçası olması, mesai ve ders saatleri içinde yapılan bir görev olması nedeniyle fazla çalışma kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı da dikkate alındığında, bu hali ile söz konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin 19. maddesinde, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders yılı süresi içerisinde eğitim ve öğretimin fiilen yapıldığı normal çalışma günleri için ilgili mevzuat hükümlerine göre kendilerine nöbet görevi verilen ve bu görevi fiilen yerine getiren müdür yardımcısı ve öğretmenlere haftada üç saati geçmemek üzere ek ders ücreti verileceği belirtilmiş olup; sözleşme dönemleri itibariyle geçmiş dönem sözleşmelerinde de benzer hükme yer verildiği görülmektedir.
Ayrıca; her ne kadar, davacı tarafından ders içeriğinin nasıl olacağının belli olmadığı, etüt çalışması kavramının belirsiz olduğu ileri sürülmekte ise de; Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün “Nöbetçi Öğretmen” konulu 06/09/2018 tarih ve 15656956 sayılı yazısında; çeşitli nedenlerden dolayı öğretmeni bulunmayan sınıfın düzeni ve öğrencilerin etüt çalışmasının, o saatte dersi bulunmayan nöbetçi öğretmen tarafından sağlanacağı kuralının nasıl uygulanacağına yönelik olarak açıklamalara yer verildiği görülmekte olup; buna göre; nöbetçi öğretmenin boş derse girmesi halinde, o gün için yürütülmesi öngörülen müfredatı uygulaması koşuluyla, okuttuğu dersin öncelikle aylık karşılığı olarak değerlendirilecek, aylık karşılığı ders görevinin üzerinde ise Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 5. maddesindeki saat sınırını geçmemek üzere ek ders saati karşılığında değerlendirilecek, ancak; nöbetçi öğretmence sadece sınıfın sükunetini sağlamak amacıyla sınıfta bulunulması halinde anılan kapsamda değerlendirilmeyecektir.
Bu durumda; kamu yararı ile hizmet gereklerine ve üst norm hükümlerine uygun olan dava konusu düzenleme yönünden davanın reddi gerekmektedir.

Nitekim; benzer bir davada; Dairemizin 22/10/2020 tarih E:2017/7189; K:2020/4586 sayılı ret kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 02/02/2022 tarih ve E:2021/1336; K:2022/265 sayılı kararıyla onanmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.