Danıştay Kararı 8. Daire 2019/928 E. 2022/6857 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/928 E.  ,  2022/6857 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/928
Karar No : 2022/6857

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
2- (Davalı) … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi ile Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı yanında davaya katılan İzmir Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığının bağlı bulunduğu Milli Emlak Genel Müdürlüğünün daha öncesinde Maliye Bakanlığı Teşkilatı içerisinde yer alırken, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren ”Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlandığı, anılan genel Müdürlüğün taşra teşkilatı olan Milli Emlak Dairesi Başkanlıklarının da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bağlandığı anlaşıldığından dava, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı husumetiyle görülerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dava; Karşıyaka Vapur İskelesi ile Bayraklı ilçe sınırı arasında bulunan ve denizin doldurulması suretiyle kazanılmış olan alanın tasarrufunun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bırakılması talebinin reddine ilişkin İzmir Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Karşıyaka Vapur İskelesi ile Bayraklı İlçe sınırı arasında bulunan dolgu alanının İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca doldurulduğu hususunun tam olarak ortaya konulamamasına karşın, anılan alanı doldurma ihtimali olan İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü ile yerel belediyelerce doldurulmamış olması ve dava dilekçesine eklenen kesin kabul tutanakları ile hak ediş tutanaklarından da bu alanın davacı belediye tarafından doldurulduğu yönünde kanaat oluşturması ayrıca bu alanın halihazırda yeşil alan ve kısmen otopark olarak kullanılması karşısında, söz konusu alanın tasarrufunun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bırakılması talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararının davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Dairemizin 22/03/2016 tarih ve E:2015/5313, K:2016/2882 sayılı kararı ile davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca yapılan ilk başvurunun reddedilmesi üzerine 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra yapılan ve dava açma süresini canlandırma imkanı bulunmayan ikinci başvurunun reddi üzerine açılan davanın süresinde açılmış olduğunu kabul etme imkanının bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından savunmaya cevap dilekçesinde, … tarih ve … sayılı işlemde bulunan “…… talep hakkında yapılacak işlem bulunmadığı” ibaresinden hareketle işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı ve bu nedenle davanın süresinde açıldığı savunulmakta ise de, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinde bu durumun düzenlendiği ve başvurucuya, verilen cevap kesin değil ise, dava açmak ve altı ayı geçmemek üzere kesin cevabı beklemek hususunda seçimlik hak tanındığı, Kanunda açıkça yer verilen bu hüküm karşısında davacının bu savına itibar etme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararının verildiği, davacı idare tarafından yapılan karar düzeltme isteminin ise Dairemizin 26/09/2018 tarih ve E:2016/9460, K:2018/4860 sayılı kararı ile reddedildiği, Dairemiz bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 24/f maddesinde; yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunacak hususlardan olduğu öngörülmüş ve 31. maddesiyle göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri, yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise “temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı” hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin amaçlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştay’ın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir Büyükşehir Belediyesince daha önce … tarih ve … sayılı yazı ile Karşıyaka Vapur İskelesi ile Bayraklı ilçe sınırı arasında bulunan denizin doldurulması suretiyle kazanılmış olan alanın tasarrufunun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bırakılmasının istenildiği, bu başvuru üzerine davalı idarece … tarih ve … sayılı işlem ile yapılacak incelemeye esas olmak üzere bazı belgelerin sunulmasının istenildiği, … tarih ve … sayılı yazı ekinde istenilen belgelerin davalı idareye sunulduğu ve … tarih ve … sayılı işlem ile başvurunun reddine karar verildiği, bu işlem üzerine herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi dava da açılmadığı, izleyen süreçte … tarih ve … sayılı yazı ile tekrar aynı başvuruda bulunulduğu ve bu talebin … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından, Dairemiz bozma kararına uyularak verilen davanın süre aşımı nedeniyle reddi kararında hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte verilen kararda, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin de mevzuat gereğince yer alacak olması ve davalı idarenin vekili tarafından dava aşamalarında temsil edildiği anlaşıldığından, vekil tarafından temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasına ”2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine” ilişkin hükmün karara eklenmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.