Danıştay Kararı 8. Daire 2019/9777 E. 2022/6865 K. 25.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/9777 E.  ,  2022/6865 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/9777
Karar No : 2022/6865

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, FETÖ/PDY terör örgütü ile yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması üzerine 667 sayılı KHK’nın 4/d maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen davacının, ceza yargılaması sonucu beraat ettiğinden bahisle görevine iade edilmesi ve bir aylık izin ücreti ile birlikte sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2017 tarihinden itibaren mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı 03.04.2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin yeniden atanma istemi yönünden incelenmesinden; davacının, FETÖ/PDY yargılaması sonucu … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile beraat ettiği açık ise de, yeniden göreve atanmak istemiyle yaptığı başvurunun açıktan atama koşullarına tabi olduğu, davalı idarenin boş olan kadrolarına davacının atanması konusunda yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı, idarenin açıktan atanma konusunda sahip olduğu takdir yetkisine istinaden göreve dönme başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu işlemin, davacının kullanmadığı bir aylık izin ücreti ve sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2017 tarihinden bugüne kadar ki mali ve sosyal haklarının hesaplanarak ödenmesi istemi yönünden, davacının sözleşmenin feshine ilişkin işleme karşı herhangi bir dava açmadığı, bu işlemin bu davadan önce kesinleştiği; dava konusu işlemin, yeniden atanma isteminin reddine yönelik kısmında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davacının kullanmadığı bir aylık izin ücreti ve yoksun kaldığı mali ve sosyal hakların ödenmesine yönelik tazminat isteminin reddine yönelik kısmında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mor beyin kumpası nedeniyle tutuklandığı, soruşturma başlatılmadan, İş Kanunu’nda belirtilen süreç ve sürelere uyulmaksızın sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığı, usulüne uygun tebligat yapılmış olsaydı dahi bylock kullanıcısı tutuklu olarak başvuru imkanının bulunmadığı, başvurusunun iade talebi olduğu, atama talebi olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlardan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Sayın Üye … ve Sayın Üye …’nın temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğundan temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığından, incelenmeksizin reddi gerektiği oylarına karşı işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; … Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, FETÖ/PDY terör örgütü ile yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması üzerine 667 sayılı KHK’nın 4/d maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen davacının, ceza yargılaması sonucu beraat ettiğinden bahisle görevine iade edilmesi ve bir aylık izin ücreti ile birlikte sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2017 tarihinden itibaren mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı 03.04.2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun ”İdari makamların sükutu” başlığını taşıyan 10. maddesinde; ”İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, ceza yargılaması sonucu beraat ettiğinden bahisle görevine iade edilmesi ve bir aylık izin ücreti ile birlikte sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2017 tarihinden itibaren mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı 03.04.2018 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmış olup; dava konusu işlemin netice itibarıyla davacının, öğretim üyeliği mesleğini yapma/yapamama sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır.
Olayda; davacının, … Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, FETÖ/PDY oluşum veya gruplarına üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğundan bahisle 08.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve bu iddialar nedeniyle … Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve …sayılı işlemi disiplin soruşturması başlatıldığı ve … tarih ve …sayılı işlem ile görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği; her ne kadar 03.11.2016 tarihinde görevine iade edilmesine karar verilmişse de, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 31.01.2017 tarihinde tekrar gözaltına alındığı ve 667 sayılı KHK’nın 4/d maddesi uyarınca 31.01.2017 tarihinde davalı idarece iş sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte; davacının FETÖ/PDY oluşum veya gruplarına üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğundan bahisle … Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve …sayılı işlemi ile başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen disiplin soruşturması raporunda; davacının oluşum ve oluşumun gruplarına üyelik ve mensubiyet gibi eylemleri gerçekleştirdiği ile ilgili soruşturma dosyası kapsamında, somut bir delilin bulunmaması nedeniyle böyle bir suçlamanın mümkün olmadığı ancak bir iltisak ve irtibat durumunun bulunduğu kanaatine varılarak, 667 sayılı KHK çerçevesinde işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucu … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile telefon hattında bylock programının yüklü olduğu ve bu programı kullandığı iddiası ile kamu davası açılmışsa da, mor beyin uygulaması nedeniyle iradesi dışında bylock programına yönlendirildiği, bylock programını iradesi ile telefonuna kurup kullanmadığının anlaşıldığı, FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle kapatılan Mevlana Üniversitesinde bir dönem çalışmış olmasının; çocuğunu FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle kapatılan Niğde Özel Sungurbey İlkokuluna 2010- 2012 yıllarında göndermiş olmasının terör üyeliği suçundan mahkumiyeti için yeterli olmadığı, terör örgütü hiyerarşisi içerisinde yer aldığına ilişkin dosyaya yansıyan delil elde edilemediği, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçunun sabit görülmediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
Davacının davaya konu 03.04.2018 tarihli başvurusu, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında bir başvuru olup, ceza yargılaması sonucu verilen beraat kararı ile oluşan yeni hukuki duruma göre işlem tesis edilmesi için davalı idareye başvuru yapılmıştır. Davacının, …Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin sebep unsurunun, davacı hakkında FETÖ/PYD terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması olduğu ve bu sebebin, … Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verilmesi ile ortadan kalktığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; … Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, sözleşmesi FETÖ/PYD terör örgütüne üye olma suçundan hakkında ceza soruşturması yürütüldüğü dikkate alınarak feshedilen davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin sebep unsurunun ceza yargılamasında beraat etmesi sonucu ortadan kalkmış olması nedeniyle, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında görevine iade edilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, vakıf üniversitelerindeki akademik personelin mesleki güvencelerinin Anayasa ve 2547 sayılı Kanun uyarınca Devlet üniversitelerindeki akademik personel ile paralel olduğu hususu gözetilmek suretiyle davacının görevinde ve akademik çalışmalarında başarılı olup olmadığı, hizmetine ihtiyaç duyulup duyulmadığı yönünde yapılacak değerlendirme sonucu işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın göreve iade edilmesi, mali ve sosyal haklarının iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dava; … Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile profesör olarak görev yaparken, FETÖ/PDY terör örgütü ile yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması üzerine 667 sayılı KHK’nın 4/d maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen davacının, ceza yargılaması sonucu beraat ettiğinden bahisle görevine iade edilmesi ve bir aylık izin ücreti ile birlikte sözleşmesinin feshedildiği 31.01.2017 tarihinden itibaren mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı 03.04.2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Olayda; davacı, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işleme karşı dava açmamış olup, fesih işleminin hukuka uygunluk karinesi uyarınca hukuka aykırılığından söz etmeye de imkan bulunmamaktadır. Davacının, ceza yargılaması sonucu beraat etmesi, hukuka uygun olan sözleşmenin feshi işlemini hukuka aykırı kılmayacağı gibi geri alınmasını veya kaldırılmasını da gerektirmez.
Bu bakımdan; davalı idarenin kadro, ihtiyaç durumu ve hizmet gereklerini dikkate almak suretiyle kadro ilanına da çıkmadığı dikkate alındığında, davacının açıktan atama niteliği taşıyan başvurusunun, açıktan atama koşullarını taşımaması nedeniyle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin bu gerekçe ile reddi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.