Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/9790 E. , 2022/6266 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/9790
Karar No : 2022/6266
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Madencilik Taşımacılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğıü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından, Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğü’nün … tarih ve …-…-E. … sayılı kararın iptali ile yatırılmış olan 44.665,31-TL arazi izin bedeli, 22.609,15-TL arazi izin gecikme bedeli ve 8.037,96-TL arazi izin gecikme bedeli KDV’si olmak üzere toplam 75.312,42-TL’nin tarafına ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Olayda, davacı şirket tarafından, 1/10 rezerv üretimi için verilen izinle ilgili olarak düzenlenen 18.04.2011 tarihli taahhüt senedinin üzerinde bulunan ilk yıl arazi izin bedeline ilişkin kısmın karşısında ”Alınmayacak” ibaresinin yazılı olduğu, alt yapı tesisi için verilen izinle ilgili olarak düzenlenen 18.04.2011 tarihli taahhüt senedinin üzerinde bulunan ilk yıl arazi izin bedelinin karşısının da boş bırakıldığı, bedelli izinlerde anılan kısımların idarece hukuka aykırı şekilde düzenlenerek yapılan taahhüt senetlerinin davacı şirket lehine bireysel hak doğrucu nitelik kazandığı dolayısıyla anılan senetlerden dolayı arazi izin bedellerinin ancak dava açma süresinde tahsilinin istenebileceği ileri sürülmekte ise de davalı idarenin kamu alacaklarını Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca 5 yıllık zamanaşımı içerisinde tahsil edebileceğinin mümkün olması dolayısıyla arazi izin bedellerinin davacı şirketten zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmesinin davacı şirket yönünden hak doğurmayacağı, ayrıca bedelli izinlerde anılan taahhüt senetlerindeki ilk yıl arazi izin bedeli kısmının karşısında idarece ödenmemesine dair yapılan hataların açık hata olarak değerlendirileceği ve Danıştay’ın da yerleşik içtihatlarında açık hata hallerinde idarenin işlemlerini her zaman geri alabileceğinin belirtildiği anlaşıldığı, bu durumda, 2011 ile 2016 yıllarına ait arazi izin bedellerine ilişkin tahsil edilen ödemelerin haksız olduğu gerekçesiyle iadesine dair talebin reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüldüğünden yatırılan toplam 75.312,42-TL bedelin iadesine ilişkin talebinde yerinde olmadığı sonucuna ulaşılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından,taahhüt senedinde davalı idare tarafından arazi izin bedelinin alınmayacağı yönünde ibareye yer verildiği, bu durumun davacı açısından hak yaratıcı nitelikte olduğu ve hak yaratıcı işlemlerin idarece ancak 60 gün içerisinde geri alınabiliceği, arazi izin bedeli talep edildiği vakit davacı tarafından ödeme yapılmış olduğundan gecikme bedelinin ve KDV’nin davacıya iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 04/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.