Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2154 E. , 2022/6777 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2154
Karar No : 2022/6777
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Matematik Anabilim Dalında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d kadrosunda araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, aynı Kanun’un 33/a kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı’nın … tarihli ve … sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının statüsünün 2547 Kanunun 50/d maddesi kapsamında olduğu, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile YÖK’ün yine yukarıda aktarılan ve tüm üniversiteler arasında uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlayan uygulama ilkelerini belirleyen işleminin içeriği değerlendirildiğinde, 01.01.2018 tarihine kadar 33/a maddesi statüsünde görev yapmakta iken 50/d’ye geçirilen veya başından beri davacı gibi 50/d kapsamında olan araştırma görevlilerinin 33/a kapsamına alınmaları hususunda idareye tanınan takdir hakkının 2018 yılından önce kullanılması gerektiği, dolayısıyla yeniden veya ilk olarak 33/a maddesi kapsamında atama hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bu konuda idareye zorunluluk yükleyen emredici bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı idarenin kendisine tanınan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında kullanıldığının da davacı tarafça ortaya konulmadığından, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının kadrosunun 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesine geçirilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 01/01/2018 tarihine kadar 33/a maddesi statüsünde görev yapmakta iken 50/d’ye geçirilen veya başından beri 50/d kapsamında olan araştırma görevlilerinin 33/a kapsamına alınmaları hususunda idareye tanınan takdir hakkının 2018 yılından önce kullanılması, dolayısıyla yeniden veya ilk olarak 33/a maddesi kapsamında atama hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca atanma kriterlerinin belirlendiği İstanbul Üniversitesi Senatosunun … tarih ve … sayılı kararında yer alan kriterlerden olan ”doktora yeterlilik sınavında başarılı olma” koşulunu sağlayamadığı yönünde tesis edilen davalı idare işlemine karşı davacı tarafından dava açılması ve anılan davanın 01/01/2018 tarihinden önce sonuçlanmaması nedeniyle bu tarihten önce 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca atanma husunda idareye başvuramadığı açık olan davacının, bu koşulun yargı kararı ile lehine sonuçlanması sonrasında elde etmesi ile idareye yaptığı başvurunun davalı üniversite tarafından 2547 sayılı Kanun’un 33. maddesinin (a) fıkrası uyarınca atanma kriterlerinin belirlendiği … tarih ve … sayılı Senato Kararı’nda yer alan kriterler bağlamında değerlendirme yapılarak başvurusunun sonuçlandırılması gerekirken, 33/a kadrosuna atanma kriterlerinden olan doktora yeterlilik sınavından başarılı olmak şartının yargıya taşınması nedeniyle 01/01/2018 tarihinden önce başvuru yapamadığı açık olan davacının, 33/a kadrosuna geçişinin uygun olduğu yönünde Matematik Bölüm Kurulu tarafından alınan karara ve davacının 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak atanması yönünde olumlu görüş belirten Uygulamalı Matematik Anabilim Dalı Başkanlığı’nın talep yazısına rağmen başvurusunun 2547 sayılı Kanun’un Ek 38. maddesi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında 01/01/2018 tarihi itibariyle 33/a maddesi kapsamında atama yapılmaması belirtildiğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Mevzuat hükümleri ile 15.11.2017 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısı birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin uygun görülmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin mevzuata, hukuka, idare hukuku ilkelerine, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Olayda, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Matematik Anabilim Dalında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d kadrosunda araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, aynı Kanun’un 33/a kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı’nın … tarihli ve … sayılı Yönetim Kurulu kararının, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesininde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar” kapsamında olmadığı, dolayısıyla temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasını inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 23/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.