Danıştay Kararı 8. Daire 2020/2475 E. 2022/6007 K. 26.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/2475 E.  ,  2022/6007 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2475
Karar No : 2022/6007

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Birliği
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen “Odaya kaydolmayı gerektiren mesleki faaliyetlerini herhangi bir sebepten dolayı bırakmış olanların talepleri halinde, yıllık aidat ödeme mecburiyeti ile seçme ve seçilme hakkı olmaksızın üyelik kayıtları devam eder” şeklindeki 12. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
5193 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında, 6643 sayılı Kanunun mali ve idari hükümleri ile disipline ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağının düzenlendiği, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 39. maddesinin (h) fıkrasına göre, Birlik Merkez Heyeti’nin kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların uygulanmasına yönelik Yönetmelik taslaklarını hazırlayarak Büyük Kongrenin onayına sunma ve kabul edilenleri Resmi Gazete’de yayımlatma görevinin bulunduğu, öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin Birlik Merkez Yönetim Kurulu’nun görevlerinin sayıldığı 61/8-(f) maddesinde, “Görev alanına dahil konularda hukuki mevzuat taslakları hazırlayarak gerekirse Büyük Genel Kurulun onayına sunmak ve uygun görülenlerin Resmi Gazete’de yayımlanmasını sağlamak” düzenlemesindeki “gerekirse” ibaresinin hiç bir anlamının olmadığı, Merkez Yönetim Kurulu’nun yönetmelikle ilgili görevinin sadece yönetmelik hazırlamak olmasına rağmen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde Merkez Yönetim Kurulu’nun hem yönetmelik değişikliği taslağını hazırladığı, hem uygun görüğü, hem yönetmeliğin Resmi Gazete’ye göndererek yayınlanmasını sağladığı, 10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile 61/8-(f) maddesindeki “gerekirse” ibaresinin çıkarılmasının da iddiasını doğruladığı, Yönetmelik maddesine eklenen düzenlemenin Anayasa’nın 2. ve 135. maddesine aykırı olduğu, düzenleme ile seçme ve seçilme yasağı getirilmesinin demokratik hukuk devleti ile bağdaşmayacağı iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak; ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak; Yönetmeliğin dayanağı 5193 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının özel kanun niteliğinde olduğu, Geçici 4. maddedeki prosedürün geçici mahiyette olduğu, maddenin 2. fıkrasına göre seçilen Merkez Yönetim Kurulunun kurucu vasfının ve bu kuruculuk vasfının bir icabı olarak fevkalade yetkilerinin bulunduğu, 6643 sayılı Kanunun 39/h maddesindeki usulün Birliğin ilk Birlik Genel Kurulu’nun yapılmasından sonra çıkarılacak yönetmelikler için geçerli olduğu, dava konusu düzenlemede “talepleri halinde” kaydına yer verilerek fıkranın uygulanmasının ilgililerin tercihine bırakıldığı, üyelikten ayrılmış olup da odaya kayıt olmayı mecburi kılan mesleki faaliyetlere yeniden başlayacak olanların kanun gereğince yeniden odaya kayıt olmak zorunda oldukları ve bunun bir neticesi olarak yeniden odaya giriş aidatı ödemek mecburiyetinde kalacakları, söz konusu meslek mensuplarının odaya yeniden kayıt olmaları halinde bir daha giriş aidatı ödemek gibi bir maliyete girmelerini önlemek üzere dava konusu düzenleme getirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 8. maddesi ile Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinin 55. maddesine eklenen “Odaya kaydolmayı gerektiren mesleki faaliyetlerini herhangi bir sebepten dolayı bırakmış olanların talepleri halinde, yıllık aidat ödeme mecburiyeti ile seçme ve seçilme hakkı olmaksızın üyelik kayıtları devam eder” şeklindeki 12. fıkranın iptali istemiyle …. Birliğine karşı açılmıştır.
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’a 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile eklenen Ek 1. maddesinde;
“Bu Kanuna tâbi meslek mensupları; mesleki faaliyetlerini geliştirip kolaylaştırmak, meslektaşlar arasında yardımlaşma ve iş birliğini temin etmek ve mesleki ahlâk ve disiplini tesis edip korumak üzere, kamu kurumu niteliğindeki optisyen-gözlükçüler odaları ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğini teşkil ederler.
Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmüne;
Aynı Kanun’a 06/12/2017 tarih ve 7063 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile eklenen Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında ise;
“Birlik Merkez Yönetim Kurulu, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlar. Bu yönetmelikler Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur. 25/1/1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun mali ve idari hükümleri ile disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır…” hükmüne yer verilmiş iken;
Öncelikle Anayasa Mahkemesinin 26/11/2018 tarih ve 30607 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 05/07/2018 tarih ve E:2018/15, K:2018/78 sayılı kararı ile anılan fıkranın “Bu yönetmelikler Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur.” şeklindeki ikinci cümlesinin “iptaline” karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesince; Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali talebiyle açılan E:2020/2771 sayılı davada uygulanacak kural olması nedeniyle, 5193 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varılarak iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuş; Mahkeme tarafından 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 29/04/2021 tarih ve E:2020/80, K:2021/34 sayılı kararı ile;
“…
22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’a;
A. 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanun’un 80. maddesiyle eklenen Ek 1. maddenin;
2. İkinci fıkrasının;
a. “Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır,…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE
b. Kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE
B. 6/12/2017 tarihli ve 7063 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen Geçici 4. maddenin üçüncü fıkrasının;
1. Birinci cümlesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İptaline,
2…
3. Üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Kararın Resmi Gazete’de Yayımlanmasından Başlayarak Dokuz Ay Sonra Yürürlüğe Girmesine ,…” karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararında; 5193 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında; bir kamu tüzel kişisinin kanunla kurulmasının yalnızca adının belirtilmesinden ibaret olmadığı, örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulacağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek görevlerin, hak ve fiil ehliyetinin sınırlarına ilişkin hususlarda da genel çerçevenin kanunla belirlenmesi gerekirken konuya ilişkin yasal çerçeve ve temel kurallar belirlenmeksizin düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakılmasının Anayasa’nın 7. ve 135. maddelerine aykırı bulunduğuna ve iptaline karar verilmiş; bu kısmın iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan fıkranın kalan kısmının ve söz konusu 2. fıkra ile aynı hususta hüküm içeren Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesinin de 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 4. fıkrası gereğince iptallerine karar verilmiş ve bu kısımlar hakkındaki iptal kararının yürürlüğe gireceği gün ile ilgili özel bir tarih kararlaştırılmamış ya da bir diğer deyişle bu kısımlar hakkındaki iptal hükmünün yürürlüğe gireceği gün ertelenmemiştir.
Bu durumda; 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararının, 5193 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası ile Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesinin iptaline ilişkin kısmının, kararın, Resmi Gazete’de yayımlandığı 22/06/2021 tarihinde hüküm ve sonuç doğurduğu ve iptal edilen anılan hükümlerin bu tarihte yürürlükten kalktığı anlaşıldığından, 1. maddesinde “5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine göre kurulan optisyen-gözlükçüler odaları ile Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğinin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alışları, gelirleri, giderleri, organları için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılışı, meslekî sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ve infaz edilişleri ile odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemler hakkındaki usûl ve esasları düzenlemek” amacıyla yayımlandığı belirtilen dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağının ortadan kalktığının kabulü zorunludur.
Anayasa Mahkemesince verilen “iptal” kararında yürürlüğün dokuz ay sonrasına ertelenmesine ilişkin kısma gelince;
Mahkemece; 5193 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresi “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresi ile sınırlı olarak incelenmiş ve anılan ibarenin, optisyenlik ve eczacılık mesleklerinin farklılığı, hangi somut eyleme veya olguya hangi yaptırımın veya sonucun bağlandığı ve uygulanacak disiplin prosedürünün öngörülebilir şekilde düzenlenmemesi nedeniyle belirsizlik oluştuğu ve bu durumun Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle anılan ibarenin iptaline karar verilmiş ve ibarenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bu kısma ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Başka bir deyişle; Anayasa Mahkemesince, söz konusu iptal kararında, itiraz yoluyla incelendiği ve iptaline karar verdiği tüm hükümler yönünden değil yalnızca 5193 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin iptaline ilişkin hüküm yönünden yürürlük dokuz ay sonrasına ertelenmiştir.
Kaldı ki; 23/03/2022 tarihi itibariyle bahse konu dokuz aylık süre de sona ermiştir.
Bu durumda; Anayasa Mahkemesince yönetmelik ile düzenleme yapılması noktasında Anayasa’ya aykırı bulunan 5193 sayılı Kanun’un bahse konu maddelerine dayanılarak yayımlanan Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinin dava konusu edilen hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinin 55. maddesinin 12. fıkrasının iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
İLGİLİ MEVZUAT:
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’a 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 80. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde;
“Bu Kanuna tâbi meslek mensupları; mesleki faaliyetlerini geliştirip kolaylaştırmak, meslektaşlar arasında yardımlaşma ve iş birliğini temin etmek ve mesleki ahlâk ve disiplini tesis edip korumak üzere, kamu kurumu niteliğindeki optisyen-gözlükçüler odaları ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğini teşkil ederler.
Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmü;
Aynı Kanun’a 20.12.2017 tarih ve 30276 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7063 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7. maddesi ile eklenen Geçici 4. maddesinde ise,
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce optisyenlik mesleği ile ilgili olarak faaliyette bulunan dernekler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde genel kurullarını toplayarak Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğinin ilk genel kurulu için meslek mensubu beşer mümessil seçerler.
Birliğin ilk genel kurulu, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Sağlık Bakanlığının daveti üzerine Ankara’da toplanır ve dokuz üyeli Birlik Merkez Yönetim Kurulunun, beş üyeli Yüksek Disiplin Kurulunun ve üç üyeli Denetleme Kurulunun asıl ve yedek üyelerini seçer.
Birlik Merkez Yönetim Kurulu, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlar. Bu yönetmelikler Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur. 25/1/1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun mali ve idari hükümleri ile disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, 6643 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki “yüz elli” sayısı “yüz”, 14 üncü maddesindeki “iki yüz elli” sayıları “yüz”, 51 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki “iki yüz” sayısı “yüz”, (b) bendindeki “beşyüz” sayısı “iki yüz elli”, “ikiyüz” sayısı “yüz”, “yüzelli” sayısı “yetmiş beş” ve (c) bendindeki “beşyüz” sayıları “iki yüz elli” olarak uygulanır. 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e), (h) ve (i) bentleri, 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (d), (n) ve (o) bentleri ile 47 nci maddesi uygulanmaz. 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi “Deontoloji Tüzüğü hükümlerinin ve oda ve Birlik tarafından alınmış mesleki kararların gerektiği şekilde uygulanıp uygulanmadığını belirlemek için, optisyenlerin çalışmalarını denetlemek.” şeklinde uygulanır. 40 ıncı maddedeki meslekten men kararları uygulanmak üzere Sağlık Bakanlığına gönderilir.
Birlik Merkez Yönetim Kurulu en az yüz meslek mensubunun faaliyette bulunduğu yerlerde kurulacak olan optisyen-gözlükçüler odalarının faaliyette bulunacağı iller ile yüzden az meslek mensubunun faaliyette bulunduğu illerin oda bölgelerini tespit ederek odaların kuruluşunu karara bağlar.
Oda kurulan illerde ve bölgelerde faaliyette bulunmakta olan meslek mensupları, odaların kuruluşundan itibaren üç ay içinde odaya kayıt olmak zorundadır. Odalar, Birlik Merkez Yönetim Kurulunun yapacağı tebligattan itibaren bir ay içinde genel kurullarını toplayarak yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile Birlik Genel Kurulunda kendilerini temsil edecek olan mümessillerini seçerler.
Yürürlüğe konulacak yönetmelik uyarınca yapılacak ilk Birlik Genel Kurulunda bütün seçimler yenilenir.” hükmü yer almış iken; Anayasa Mahkemesinin 26/11/2018 tarih ve 30607 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 05/07/2018 tarih ve E:2018/15, K:2018/78 sayılı kararı ile maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu yönetmelikler Sağlık Bakanlığının uygun görüşüyle seçimden itibaren iki ay içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur.” şeklindeki ikinci cümlesinin iptaline karar verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un 43. maddesinin 4. fıkrasında; iptal veya itiraz başvurusunun, kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün sadece belirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olup da, bu madde veya hükümlerin iptalinin kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğuruyorsa, keyfiyeti gerekçede belirtmek şartıyla Anayasa Mahkemesinin, uygulama kabiliyeti kalmayan kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un “Mahkeme kararları” başlıklı 66. maddesinin 1. fıkrasında; Mahkeme kararlarının kesin olduğu ve Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, 3. fıkrasında ise; Mahkemece iptaline karar verilen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü veya bunların belirli madde veya hükümlerinin, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği hükme bağlanmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiğine ilişkin iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

ESAS YÖNÜNDEN:
24.05.2019 tarih ve 30783 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali talebiyle Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği’ne karşı Dairemizin 2020/2771 esasına kayıtlı olarak açılan bir başka davada uygulanacak kural olması nedeniyle, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesi ile Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2., 7., 38., 123. ve 135. maddelerine aykırı olduğu kanısına varılarak iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29.04.2021 tarih ve E:2020/80 K:20212/34 sayılı kararı ile;
a- 5193 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin birinci fıkrası yönünden, Kanun’un kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olarak Odalar ile Birliğin kurulmasını öngören itiraz konusu Ek 1. maddesinin birinci fıkrasının bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine,
b- Geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesi, 25/1/1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun mali ve idari hükümleri ile disipline ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağını düzenlediği, dolayısıyla söz konusu cümlenin itiraz konusu “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinde yer alan “…kıyasen uygulanır.” ibaresi, disipline ilişkin hükümlerin yanı sıra bakılmakta olan dava konusu olmayan mali ve idari hükümler bakımından da geçerli ortak kural niteliğinde olduğundan itiraz konusu “…disipline ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.” ibaresinin esasına ilişkin incelemenin “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,
c- 5193 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının “Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır,…” kısmı yönünden; Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasına göre tüzel kişiliğin kanunla kurulabilmesinin, bunu öngören kanuni düzenleme yapılmasını gerekli kıldığı ancak bir kamu tüzel kişisinin kanunla kurulması ile kastedilenin bu tüzel kişinin adının belirtilerek kurulacağının öngörülmesinden ibaret olmadığı, tüzel kişiliğin örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulacağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek görevlerin, hak ve fiil ehliyetlerinin sınırlarına ilişkin hususların kanunla belirlenmesi gerektiği, kanun incelendiğinde konuya ilişkin yasal çerçeve ve temel kurallar belirlenmeksizin itiraz konusu kuralda belirtilen hususlarda düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakıldığının görüldüğü, Kanun’un geçici 4. maddesinde itiraz konusu kuralda belirtilen bazı hususlara ilişkin kanuni düzenlemelere yer verilmiş ise de bunların Odalar ile Birliğin ilk kuruluş anında geçerli esasları belirleyen geçici nitelikte hükümler olduğunun anlaşıldığı, itiraz konusu kuralın Anayasanın 7. ve 135. maddelerine aykırılığı sebebiyle iptaline,
d- 5193 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının “Odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanır,…” kısmı iptal edildiğinden aynı fıkranın devamında yer alan “… Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanır.” şeklindeki kısmı ile Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Birlik Merkez Yönetim Kurulu, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlar.” cümlesinin uygulanma imkanı kalmadığından 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin 4. fıkrası kapsamında iptaline,
e- 5193 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresi yönünden; itiraz konusu kuralın eczacılık meslek mensuplarının tabi olduğu 6643 sayılı Kanun’un disipline ilişkin hükümlerinin optisyenlik meslek mensuplarına kıyasen uygulanmasını öngördüğü, kuralın disiplin suçu teşkil eden fiiller, bu fillere uygulanacak yaptırımlar ve bu yaptırımların uygulanması da dâhil olmak üzere pek çok hususu kapsadığı, optisyenlik ile eczacılık mesleklerinin farklı meslekler olduğu ve mensuplarının farklı meslek kuruluşlarına tabi olduğu dikkate alındığında disipline ilişkin hususlarda kıyasen uygulamayı öngören kuralın belirsizliğe yol açtığı, başka bir ifadeyle hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığı ve uygulanacak disiplin prosedürünün öngörülebilir şekilde düzenlenmediği görüldüğünden kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı sebebiyle iptaline,
f- 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresinin iptaline ilişkin kısmı dışında kalan diğer maddelere ilişkin iptal hükmü, kararın, Resmi Gazete’de yayımlandığı 22/06/2021 tarihinde hüküm ve sonuç doğurduğu ve bu tarihte yürürlükten kalktığı; 5193 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…disipline ilişkin hükümleri…” ibaresine yönelik iptal kararının ise kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip 9 ay sonra 22.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından; bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağının ortadan kalktığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Yönetmeliğin yasal dayanağının Geçici 4. maddenin tamamı olduğu, maddede iptal edilen kısımlar haricindeki hükümlerin yürürlükte olduğu, yine aynı maddede “idari ve mali hükümler” yönünden 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununa atıf yapıldığı, bu Kanunun “idari hükümler” kapsamında yer alan 39. maddesinin (h) bendinde “Kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasına yönelik yönetmelik taslaklarını hazırlayarak Büyük Kongrenin onayına sunmak, kabul edilenleri Resmi Gazetede yayınlatmak” görevi Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetine verildiğinden bu düzenlemenin de Yönetmeliğin yasal dayanağı kapsamında kaldığı belirtilerek Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının Yönetmeliğin yasal dayanağını ortadan kaldırmadığı savunulmuştur.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, Anayasa Mahkemesinin 29.04.2021 tarih ve E:2020/80 K:2021/34 sayılı kararında belirtilen iptal gerekçelerinin 5193 sayılı Kanun ve dava konusu Yönetmelik yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal gerekçesinde, 5193 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasına yönelik olarak; bir kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulma şartından kastedilenin salt bu tüzel kişinin adının belirtilerek kurulmasından ibaret olmadığı, bunun yanında tüzel kişiliğin örgütlenmesi kapsamında organlarına, organlarının ne şekilde oluşturulacağına, bu organlar vasıtasıyla yerine getirilecek görevlerin, hak ve fiil ehliyetlerinin sınırlarına ilişkin hususların da kanunla belirlenmesi gerektiğine vurgu yapılmış, itiraz konusu kuralda yasal çerçeve belirlenmeden belirtilen hususlarda düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakılmasının Anayasanın yasama yetkisinin devredilmezliği kuralını düzenleyen 7. maddesine ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının “kanunla” kurulma zorunluluğunu düzenleyen 135. maddesine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
5193 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında; odalar ile Birliğin teşkili, bunların yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi, seçilme yeterlilikleri, seçimlerin yapılış usulü, fesih, tasfiye ve iptale ilişkin hususlar, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatların tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulleri, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlere ilişkin yönetmelik hazırlanacağı kurala bağlanmış; Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesinde de aynı hükme yer verilerek Birlik Merkez Yönetim Kurulunun, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak yönetmeliği hazırlayacağı ifade edilmiştir. Öte yandan aynı Yönetmeliğin “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde ise; “Bu Yönetmelik, 22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmü yer almıştır.
Buna göre, 5193 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası ile aynı mahiyette düzenlemeler içeren Geçici 4. maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağını oluşturduğu, zira anılan cümlenin kanun ile düzenlenmesi gereken Birlik ve Odaların organları, organların görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, seçimi vs. konularda açıkça yönetmelikle düzenleme yetkisi verdiği, bu hususun da Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere Anayasanın 7. ve 135. maddelerine aykırı olduğu anlaşıldığından; “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesine göre kurulan optisyen-gözlükçüler odaları ile Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliğinin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alışları, gelirleri, giderleri, organları için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılışı, meslekî sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ve infaz edilişleri ile odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemler hakkındaki usûl ve esasları düzenlemek” amacıyla yayımlandığı belirtilen dava konusu Yönetmeliğin hukuki dayanağının mezkur Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte ortadan kalktığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, hukuki dayanağı ortadan kalkan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliği’nin davaya konu edilen maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.10/03/2020 tarih ve 31064 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen 12. fıkrasının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.