Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2997 E. , 2022/6023 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2997
Karar No : 2022/6023
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Beldesi’nde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, “Bir Yıl İçerisinde Birden Fazla Ücretten Kesme Cezası Almak” suçunu işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 02/09/2015 Olur tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini yönünde karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda; geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının 2014 yılı içerisinde iki defa ücretten kesme cezası ile cezalandırıldığı ve bu işlemlere karşı dava açılmayarak söz konusu cezaların kesinleştiği, bu durumda, 09/06/2014 ve 17/12/2014 tarihli Kaymakam Olurları ile 2014 yılı içinde iki kez ücretten kesme cezası ile tecziye edilen davacının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 17/(ç) – 5 maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar davacı vekili tarafından savunma hakkı verilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmüş ise de; davacının bir yıl içerisinde iki kez ücretten kesme cezası aldığı ve söz konusu cezaların kesinleştiği gözetildiğinde, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 17 nci maddesinin yasal sonucu (bağlı yetki) olarak davacının görevine son verildiği, ayrıca savunma alınmasına gerek bulunmadığından davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği, diğer yandan, dava konusu işlem, yukarıda aktarılan gerekçelerle hukuka uygun bulunduğundan; işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesine de hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca; disiplin fiilleri sebebiyle usulüne uygun soruşturma yapılarak, yürütülen soruşturmanın nedeni ve fiilin karşılığı olan yaptırım da belirtelerek ilgililerin savunmasının alınması gerektiği, bu durumda; davacının anılan fiilleri sebebiyle görevine son verildiği, ancak hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının nedeni ve uygulanması öngörülen idari yaptırım da belirtilerek davacının savunmasının alınmadığı; davacının işlemden önce Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmediği, Kararın tazminat istemine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusu hakkında: Davacının savunmasının alınmasından sonra davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verileceğinden, davacının bu aşamada maddi kaybından söz edilemeyeceği, yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nce verilen “davanın reddine” ilişkin kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında parasal haklara ilişkin karar verilmesine yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının ilgili Yönetmelik gereği “Bir yıl içinde birden fazla ücretten kesme cezası almak” fiili nedeniyle görevden çıkarıldığı, ücretten kesme cezalarına yönelik olarak davacının ayrı ayrı savunmasının alındığı, cezaların kesinleştiği, göreve son işlemi için ayrıca savunma alınmasına gerek olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu işlemde olduğu üzere savunma hakkı gibi usulü bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak soruşturma yapıldıktan ve savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı yolunda verilen kararın mevzuata uygun olduğu açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. Kesin olarak, 27/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.