Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3676 E. , 2022/4521 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3676
Karar No : 2022/4521
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, …’ın baro levhasından kaydının silinmesine ilişkin … tarih ve K:… sayılı … Barosu Yönetim Kurulu kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının Adalet Bakanlığınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine önceki kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, müdahil … hakkında … Barosu Yönetim Kurulunca verilen baro levhasına avukat olarak yeniden yazılma talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı karara karşı adı geçen tarafından yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen itirazın kabulü ve söz konusu kararın kaldırılması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının … tarih ve… sayılı kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve …, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun anılan kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesince … gün ve E:… , K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı istinaf talabinde bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih E:… , K:… sayılı kararı ile anılan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, ayrıca … İdare Mahkemesindeki E:… sayılı devam eden yargılamada bağlantı nedeniyle dosyanın … İdare Mahkemesine gönderildiği, … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan karara yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih E:… , K:… sayılı kararı reddine karar verildiği, bu durumda, … Baro Yönetim Kurulunca … tarih ve … sayılı kararı ile; baro levhasına yeniden yazılma kararına karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında iptal kararı verildiğinden bahisle müdahil avukatın baro levhasından kaydının silinmesine karar verildiği, anılan mahkeme kararının ise … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile anılan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğinden, müdahil … isimli avukatın … Baro Yönetim Kurulunca baro levhasından silinmesine ilişkin … tarih ve … sayılı karara karşı yapılan itiraz üzerine, söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Bakanlık tarafından, …’ın … Barosu Levhasına kayıtlı avukat iken, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 09/09/2004 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkumiyet kararı gereğince … Barosu Disiplin Kurulunca 1136 sayılı Avukatlık kanunu 5/1-a ve 135/5. maddeleri uyarınca verilen “meslekten çıkarma” cezasının 17/03/2006 tarihinde kesinleştiği, 01/06/2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile mahkumiyet kararı ile ilgili olarak önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), bekleme süresinin geçmesinin ardından …Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı Ek Kararı ile düşme kararı verildiği, HAGB kararına istinaden ilgilinin … Barosu Levhasına yazılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği’nin ısrar kararına karşı davacı Bakanlık tarafından açılan davada … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… ; K:… sayılı iptal kararının, adı geçen avukat hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunsa bile 1136 sayılı Kanun’un 5/1-b maddesi kapsamında kalan ve avukatlığa engel teşkil eden kesinleşmiş bir disiplin cezasının bulunması karşısında yeniden baro levhasına yazılmasına yasal yönden imkan bulunmadığından bahisle esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmak suretiyle verildiği gözetilmeden, iptal kararlarına konu ısrar kararlarının adı geçen avukatın baro levhasına yeniden avukat olarak yazılmasına ilişkin olmadığı gerekçesiyle verilen itirazın kabulüne ve baro levhasından silme kararlarının kaldırılmasına ilişkin kararın Anayasa’nın 138. ve 2577 sayılı İdari yargılama Usulü kanunu’nun 28. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacı Bakanlık tarafından, … isimli avukatın … Baro Yönetim Kurulunca baro levhasından silinmesine ilişkin … tarih ve … sayılı karara karşı yapılan itiraz üzerine, söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliğinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlık işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; … Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan … hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 09/09/2004 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkumiyet kararı gereğince … Barosu Disiplin Kurulunca 1136 sayılı Avukatlık kanunu 5/1-a ve 135/5. maddeleri uyarınca … tarih ve … sayılı “meslekten çıkarma” cezası verildiği, bu cezaya karşı açılan davada, … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan meslekten çıkarma cezasına istinaden … Barosu Yönetim Kurulunca 1136 sayılı Kanun’un 5/1-a ve 74. maddeleri uyarınca … tarih ve … sayılı “avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesi” kararının verildiği, … Barosu Yönetim Kurulunun anılan kararına karşı … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası üzerinden açılan iptal davasında verilen yürütmeyi durdurma kararına istinaden ruhsatının ilgiliye iade edildiği, ancak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın Dairemizin 09/04/2014 tarih ve E:2013/6372, K:2014/2811 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, anılan ret kararı üzerine … Barosu Yönetim Kurulunca ilgili hakkında 1136 sayılı Kanun’un 5/1-a ve 74. maddeleri uyarınca … tarih ve … sayılı “avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesi” kararının verildiği, anılan kararın, ilgili … tarafından itiraz edilmemesi üzerine 19/01/2016 tarihinde kesinleştiği, öte yandan 01/06/2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile mahkumiyet kararı ile ilgili olarak önce HAGB, bekleme süresinin geçmesinin ardından … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı Ek Kararı ile düşme kararı verildiği, ilgili …’ın HAGB kararına istinaden avukatlık mesleğine tekrar kabule engel halinin sona erdiği gerekçesi ile Baro Levhasına yeniden yazılmak istemiyle 06/01/2016 tarihli dilekçe ile … Barosu Başkanlığı’na başvurduğu, istemin Türkiye Barolar Birliğinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı kabul edilmesi üzerine, davacı Bakanlık tarafından açılan davada … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… ; K:… sayılı iptal kararının … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kaldırılarak davanın reddine kesin olarak karar verildiği, … İdare Mahkemesi’nin 17/05/2017 tarihli iptal kararı gereği, … Barosu Yönetim Kurulunca ilgilinin Baro Levhasından isminin tekrar silinmesine karar verildiği, adı geçen avukat tarafından bu kez … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı Ek Kararı ile verilen düşme kararı gereğince Baro Levhasına avukat olarak yeniden yazılmak için yaptığı başvurunun kabulüne yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ısrar kararı üzerine Baro Levhasına avukat olarak yeniden yazıldığı, sözkonusu Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle davacı Bakanlık tarafından … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası üzerinden açılan iptal davasında bağlantı nedeniyle dosyanın … İdare Mahkemesine gönderildiği, … İdare Mahkemesi’nin E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan karara yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, müdahil … hakkında idari yargı kararı ile kesinleşmiş “meslekten çıkarma cezası” ile iki adet “avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesi (… Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararı)” disiplin cezalarının bulunduğu, adı geçenin Ceza Kanunlarında yapılan değişiklikler gereğince açtığı davalar yoluyla Baro Levhasına yeniden yazılma yolunda kararlar aldığı, ancak işbu davanın … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… ; K:… sayılı iptal kararı gereği … Barosu Yönetim Kurulu’nca davacının isminin Baro Levhasından silinmesine ilişkin … tarih ve K:… sayılı karara yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Adalet Bakanlığınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine önceki kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın iptali istemine ilişkin olduğu görülmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur: (a) Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, (b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak”, ikinci fıkrasında; “Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.” hükmüne yer verilmiş, 72. maddesinde; “avukatlığa kabul için kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması” levhadan silinmeyi gerektiren haller arasında sayılmış, 73. maddesinde; “72’nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin sona erdiğini ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak hakkını kazanır.(…)”, 74. maddesinde; “Cezai veya disipline ilişkin bir karar sonunda meslekten çıkarılanlarla 5. maddenin (a) bendinde yazılı suçlardan kesin olarak hüküm giyenlerin ruhsatnamesi baro yönetim kurulunca geri alınarak iptal edilir ve adları bir daha yazılmamak üzere levhadan silinir….” düzenlemesine, 135/5. maddesinde; “Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir.” düzenlemesine, 136. maddesinde ise; “Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 136. maddesinin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanacağı belirtilmesine karşın, bağlı yetki içinde verilmesi düzenlenen “avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesi” disiplin cezasına konu ceza mahkemesi kararının “düşme” yolu ile kaldırılması halinde disiplin cezalarının da düşeceğine veya kendiliğinden hükümsüz hale geleceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Tabi oldukları düzenlemeye göre, disiplin kurullarınca verilen ve itiraz veya dava yolu tüketilerek veya tüketilmeksizin kesinleşen disiplin cezalarına konu eylem nedeniyle aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na göre verilen ve belli bir süreden sonra “düşme” yolu ortadan kalkan ceza mahkumiyetinin, ceza mahkumiyetinin sonucuna bağlı olarak getirilen kısıtlılığı kaldırdığı hususunda tartışma bulunmamaktadır. Ancak, Disiplin hukukunun kendine özgü süreçleri ve cezanın kesinleşme ve sicilden silinme süreleri ayrıca mevzuatla düzenlenmiş olup, disiplin cezasının kendine özgü inceleme, soruşturma, karar alma ve verilen cezanın sicilden silinmesini kurala bağlayan düzenlemeleri karşısında, “düşme” yolu ile aynı eylem nedeniyle verilen ceza mahkumiyetine ilişkin kısıtlılığın ortadan kalkmasına karşın, aynı eyleme ait disiplin cezasının ortadan kalkacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, dava konusu Türkiye Barolar Birliği işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Aksi Yaklaşım, ceza davasındaki “düşme “kararlarının daha önce verilmiş idari yargı kararlarını da ortadan kaldıracağının kabulünü gerektirir.
Açılanan nedenlerle, hukuka ve usule aykırı olduğu değerlendirilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.