Danıştay Kararı 8. Daire 2020/3858 E. 2022/4955 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/3858 E.  ,  2022/4955 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3858
Karar No : 2022/4955

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diş hekimi olan davacı tarafından, Disiplin Yönetmeliği’nin 9. maddesinin g bendi uyarınca davacının 1 ay süreyle geçici olarak meslekten alıkonulmasına karar veren … Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına yapılan itirazın reddine yönelik Türk Diş Hekimleri Birliği Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağı olan tutanağa olay günü denetimle görevli sağlık personelince yapılan tespitlerin aktarıldığı ve aynı personel tarafından imzalandığı, ancak söz konusu tutanağın işyerinde görevli bulunan herhangi bir çalışan tarafından imzalanmadığı, davacı dışında hasta tedavi ettiği tespit edilen kişinin, hasta muayenesi yaptığına yönelik gerek işyerinde çalışan personel gerekse olay günü işyerinde muayene olan hastaların ifadelerine başvurulmadığı gibi davacı hakkında yapılan suç duyurusu üzerine yetkisiz kişinin işlem yaptığının savunulduğu hastanın emniyet müdürlüğündeki ifadesinin temin edilmediği veyahut disiplin soruşturması sırasında ifadesine başvurulmadığı,yetkisiz kişinin muayene yaptığı hususunun başka delil veya emarelerle somut olarak ortaya koyulamadığı anlaşıldığından eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tutanağın hukuki olduğu, sekreteri varken hasta başında tedavi yapan doktorun kapıyı açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sağlık mensubu olmayan teknisyeninin elinde eldiven, ayna ve kavitron cihazı olmasının disiplin soruşturmasına konu eylemi ispatladığı, işlemde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, denetim anında muayenehanede bulunan hasta, personel ve şahsının beyanlarının alınmadığı, denetime iki kişi geldiği halde üç kişilik denetim tutanağı düzenlendiği, tutanakta kendisinin implant yaptığı beyan ettiğinin yazıldığı ancak o günkü protokol defterinin incelenmesi neticesinde implant işlemi olmadığı, mahkeme kararlarında hukuka aykırılık olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalar (…)” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, “1 ay süreyle geçici olarak meslekten alıkonulması” kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası” olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, diş hekimliği mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 20/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.