Danıştay Kararı 8. Daire 2020/3909 E. 2022/5629 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/3909 E.  ,  2022/5629 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3909
Karar No : 2022/5629

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Iğdır Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi gereğince görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının 2005-2007 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi’ne bağlı Halıcılık Okulu’nda çalıştığı iddiası yönünden yapılan inceleme kısmında, davacının çalıştığı iddia edilen döneme ilişkin sunulan 25.08.2008 tarihli belgede kurum müdürü olarak … ‘ın yer aldığı, yapılan inceleme sonucunda adı geçen kurum müdürünün 05.10.2009 tarihinde belge tarihinden sonra göreve başladığı, davacının tanık olarak gösterdiği … ve … ‘ın 2005-2007 tarihlerinden önce Halıcılık Eğitim Merkezi’nden ayrıldığı, davacının Halıcılık Eğitim Merkezinde herhangi bir çalışma kaydının yer almadığının anlaşılması nedeniyle belgenin sahte olduğu yönünde ifadelere ve tespitlere yer verildiği, davacının öğretim görevlisi kadrosuna alınmasının dayanağı olan ilan metni incelendiğinde anılan kadroya alım yapılabilmesi için ilgili alanda iki yıl tecrübesi olma şartı öngörüldüğü, davacının anılan şartı sağladığına ilişkin herhangi bilgi ve belgenin bulunmadığı ve söz konusu şartı taşımamasına rağmen anılan kadroya alındığı kanaatine varıldığından, davacının öğretim görevlisi kadrosuna alımında aranan şartları taşımadığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 2005-2007 yılları arasında ücretsiz olarak halıcılık kursu aldığını, kurs aldığı tarihte kursun müdürünün kim olduğunu bilmediği ancak orada çalışan usta kadınların kendisine istediği zaman çalışma belgesi verileceğini söyledikleri, bu sebeple de 2008 yılında kurs müdürü tarafından imzalanan belgenin usta kadınlar tarafından kendisine verildiğini, dolayısıyla bu konuda yeterli araştırma yapılmadan ve söz konusu tanıklar dinlenmeden müvekkilinin işine son verildiği, müvekkili hakkında halıcılık kursunda iki yıl çalıştığına dair almış olduğu belgenin sahte olduğuna dair herhangi bir adli soruşturma bulunmadığı gibi müvekkili hakkında da bir soruşturma bulunmadığı, herhangi bir mahkeme kararı ile belgenin sahte olduğuna karar verilmemişken belgenin varsayımlarla sahte olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, sonuç olarak iki yıllık halıcılık kursundan alınan belgenin sahteliği somut olarak ortaya konulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptal edilmesi gerektiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Iğdır Üniversitesi Rektörlüğü’nce 2009 yılında öğretim elemanı alınacağının ilan edilmesi üzerine anılan ilan kapsamında davacının başvuruda bulunduğu, davacının anılan başvurusu kabul edilerek 28.10.2009 tarihinde Iğdır Üniversitesi, Iğdır Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olarak göreve başladığı, göreve başlatıldığı tarihte anılan üniversitede görevli olan aralarında Iğdır Üniversitesi eski Rektörün de bulunduğu bir kısım personel hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 22.05.2017 tarihli raporda, davacının Iğdır Üniversitesi Rektörlüğü’nce yayımlanan ilanda 2 yıllık tecrübe şartını sağlamamasına rağmen göreve alındığının belirtildiği, anılan soruşturma raporunun Iğdır Üniversitesi Rektörlüğü’ne bildirilmesi üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi gereğince davacının görevine son verilmiştir.
Bunun üzerinee, davacı tarafından görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128. maddesinin 1. fıkrasında, “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmü bulunmaktadır. 130. maddesinde ise; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1. maddesinin 3. fıkrasında “Anayasa Mahkemesi üye ve yedek üyeleri ile raportörleri; hakimlik ve savcılık mesleklerinde veya bu mesleklerden sayılan görevlerde bulunanlar, Danıştay ve Sayıştay meslek mansupları ve Sayıştay savcı ve yardımcıları, Üniversitelerin, İktisadi ve Ticari İlimler Akademilerinin, Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademilerinin, Devlet Güzel Sanatlar Akademilerinin, Türkiye ve Orta – Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün öğretim üye ve yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası üyeleri, Genelkurmay Mehtaran Bölüğü Sanatkarları, Devlet Tiyatrosu ile Devlet Opera va Balesi ve Belediye Opera ve tiyatroları ile şehir ve belediye konservatuvar ve orkestralarının sanatkar memurları, uzman memurları, uygulatıcı uzman memurları ve stajyerleri; Spor-Toto Teşkilatında çalışan personel; subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile Emniyet Teşkilatı mensupları özel kanunları hükümlerine tabidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Özlük hakları” başlıklı 62.maddesinde, “Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Iğdır Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, görevine Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca son verildiği görüldüğünden, öncelikle üniversitede görev yapan akademik personel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili hükmün uygulanıp uygulanmayacağının açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin 10.04.2019 tarih ve E:2017/33,K:2019/20 sayılı kararında, üniversitelerde görev yapan öğretim elamanlarının statüsü şu şekilde belirtilmiştir; “Anayasa’nın 128. maddesinde kamu hizmeti görevlileri ile ilgili genel ilkelere yer verilerek kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği öngörülmüştür. Anılan maddede geçen diğer kamu görevlileri kavramı söz konusu asli ve sürekli görevlerde kamu hukuku ilişkisiyle görev yapan fakat memur olmayan kişileri ifade etmekte olup öğretim elemanları da bu kapsamda yer alan kamu görevlilerindendir. Anayasa’nın 130. maddesinde ise öğretim elemanlarının bilimsel özerkliğe dayalı farklı konumlarına dikkat çekilerek, görevleri, atanmaları, yükselmeleri, disiplin ve ceza işleri gibi birçok hususun kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre Anayasa’nın öğretim elemanları yönünden diğer kamu görevlilerine nazaran daha güvenceli bir personel rejimini öngörmesi ve öğretim elemanlarının bilimsel özerkliğe dayalı farklı konumları gereğince yapılacak düzenlemelerde söz konusu farklılaşmanın dikkate alınması gerektiği açıktır.”
Anayasa Mahkemesi’nin 29.06.2022 tarih ve 2017/30653 başvurulu nolu kararında da; “Kanun koyucu 657 sayılı Kanun ile birlikte devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenlemeyi amaçlamış, aynı Kanun’un 1. maddesinin üçüncü fıkrasında tahdidi olarak saydığı belirli kamu görevlisi gruplarının ve somut olayın öznesi “üniversitelerin öğretim üye ve yardımcılarının” ise özel kanunlara tabi olduğunu belirterek ilgili kamu görevlisi gruplarını kanun kapsamı dışında bırakmıştır. Bunun yanı sıra 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde kanun koyucu açıkça “özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır” diyerek, kanunun uygulama alanına ilişkin net bir belirlemeye gitmiştir. Bu bağlamda öğretim elemanlarına statülerinden kaynaklı olarak uygulanacak kuralların belirlenmesinde yaşanabilecek genel kanun- özel kanun tartışmalarının da önüne geçilmiştir. Nihayetinde 657 sayılı Kanun’un devlet memurları hakkındaki iş ve işlemlere esas teşkil eden genel bir kanun olduğu ve hakkında özel kanun bulunan gruplara ilke olarak uygulanmayacağı açıktır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararlarının bir bütün olarak incelenmesinden, üniversitede görev yapan öğretim elamanlarının Anayasa’nın 128. maddesinde yer alan diğer kamu görevlileri kapsamında bulunduğu, 130. maddesinde de öğretim elemanlarının bilimsel özerkliğe dayalı özellikleri sebebiyle görevleri, atanmaları, yükselmeleri, disiplin ve ceza işleri gibi birçok hususun kanunla düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesinin 3. fıkrasında da tahditi olarak saydığı “üniversite öğretim üye ve yardımcıların” özel kanunlara tabi olduğu belirtilerek öğretim elemanlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağına karar verildiği görülmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Özlük hakları” başlıklı 62. maddesinde üniversitede görev yapan öğretim elemanlarının özlük hakları için bu kanunda yer almayan hususlar için genel hükümlerin uygulanacağı belirtilmişse de, öğretim elemanlarının atanmaları veya görevlerine son verilme işlemlerin özlük hak kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla bu hükmün tek başına 2547 sayılı Kanun’da yer almayan her durumda genel hükümlere gidileceği ve devlet memurları için genel kanun olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanacağı anlamını taşımadığı açıktır.
Bu durumda, yukarda yer verilen ilgili mevzuatlar ile Anayasa Mahkemesince yakın tarihte verilen kararlar birlikte değerlendirildiğinde; üniversitede görev yapan öğretim elemanlarının, atanmaları ve görevine son verilmeleri işlemlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca yapılamayacağı sonucuna varıldığından, bu husus gözetilmeden tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun, dari işlemlerin geri alınması koşullarını da belirleyen 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında açıklandığı üzere; dava açma süresi içinde, hukuka aykırı tüm işlemlerini geri almaya yetkili olan idarenin, dava açma süresi geçtikten sonra ancak, yok hükmündeki idari işlemleri ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini, süre kaydı aranmaksızın geri alması mümkün bulunmaktadır. Zira bu tür işlemlerin ilgililer lehine hak doğurması mümkün bulunmadığı gibi bu nitelikleri itibarıyla istikrar yaratmaları da mümkün değildir. Zira kazanılmış hak, objektif bir hukuk kuralının kişilere uygulanmasıyla objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesidir.
Bu itibarla ; davacının atanmak için vermiş olduğu ve sınav ilanında yer alan en az iki yıl ilgili alanlarda tecrübesi olmak şartını karşıladığını belirttiği belge hakkındaki sahtelik iddiasının, belge üzerinde yaptırılacak kriminal inceleme ile net bir şekilde ortaya konulması durumunda, yukarıda belirtilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, davacının atamasının her zaman iptal edileceği tartışmasızdır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.