Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/517 E. , 2022/1589 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/517
Karar No : 2022/1589
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ..
.
DAVANIN KONUSU :
Dava; … Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 10.05.1998 tarihinde yapılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına kendisinin yerine bir başkasını soktuğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Öğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin “Üniversite Öğretim Üyeliğinden veya Kamu Görevinden Çıkarma” başlıklı 11/g maddesinde geçen “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” eylemi uyarınca Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Öğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine yönelik olarak açılan davada Danıştay Onikinci Dairesinin 23.02.2007 tarih ve E:2006/1592, K:2007/769 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.03.2012 tarih ve E:2007/1042, K:2012/175 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi ile sonuçlanan yargılamanın 2577 sayılı Kanun 53. maddesi uyarınca yenilenmesi ve dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Cumhuriyet Savcılığınca hakkında sahtecilikten yapılan soruşturma sonucunda kamu davası açılmadığı, soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığı, hakkında yürütülen soruşturma sırasında sahtecilik yapılması ve bu sahtecilik sonucunda aleyhine olan tek delilin oluşturulmuş olması ve bu durumun sahteciliğe yardım eden işçinin ihbarıyla ortaya çıkmasının anılan kanun maddesinde belirtilen şartları ortaya çıkardığı, kendi el yazısıyla yazdığı yazının başkası tarafından yazılarak incelemeye gönderilmesinin açık ve net olarak karşı tarafın hilesini ortaya koyduğu, kendi el yazısıyla yazdığı metnin, hakkında soruşturma yürütülenlerin eyleminden kaynaklı olarak elde edilemeyen bir belge olduğu ve bunun oluş şeklinin mahkemenin ret kararından sonra ortaya çıktığı, ayrıca mahkeme tarafından karara esas alınan bu belgenin sahte olduğunun resmi bir makam olan üniversite yönetimine bizzat sahte belgenin hazırlanması sürecine eşlik eden kişi taralından ikrar edildiği, bu durum da yine 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinde belirtilen şartı oluşturduğu, hakkında sahte belge düzenlenmiş olan soruşturmacı veya soruşturmacıların kendisi hakkında yürütülen yargılamada verilen karara etkisi olan hile kullandıkları, bu durumun açık ve net olarak ortaya çıktığı, sayılan ve aktarılan tüm bu hususlar göz önüne alındığında, 2577 sayılı Kanunda yargılamanın yenilenmesi için gerekli şartların oluştuğu, hakkında düzenlenen soruşturma raporunun hileli ve sahte bir belgeye dayandığını öğrendiği gün … Üniversitesine yaptığı başvurunun Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmış bir başvuru olduğu, 2577 sayılı Kanunun gerek 53. maddesi ve gerekse 11. maddesi bir arada değerlendirildiğinde talep edilen yargılamanın yenilenmesinin süresi içeresinde yapıldığı, süresi içerisinde ve Kanunda belirtilen şartları taşıyan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ve hakkında yapılan yargılamanın yenilenerek dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule İlişkin olarak, davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebi süresinde yapılmadığından talebinin reddi gerektiği, davacı hakkında soruşturma ile ilgili teklif Üniversite Rektörlüğünce gerçekleştirildiğinden, … Üniversitesi Rektörlüğünün de hasım konumuna alınması gerektiği savunulmaktadır.
Esasa İlişkin olarak ise, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilen 01.06.1998 tarihli yazıda; 10.05.1998 tarihinde yapılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına başvuran Üniversiteleri Eğitim Fakültesi Yardımcı Doçentlerinden davacının bu sınava kendisinin yerine bir başkasını soktuğunun ihbar edilmesi üzerine konu hakkında soruşturma açılmasının uygun bulunduğu, ilgilinin 08/10.05.1998 tarihlileri arasında izinli olmadığı hususunun yapılan araştırmadan anlaşıldığı, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilen 24.09.1998 tarihli yazı ekinde bulunan ekspertiz raporunda; davacıya ait sınav kağıdı üzerindeki imza ve yazıların karşılaştırılması neticesinde, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı Cevap Kağıdı üzerinde bulunan yazı ve imzanın davacının elinden çıkmadığı, söz konusu sınav giriş belgesi üzerinde bulunan resim ile davacıya ait olduğu belirtilen resim üzerinde yapılan karşılaştırmada ise; söz konusu fotoğrafların farklı iki şahsa ait olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği, soruşturmacının davacının Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma Cezası ile cezalandırılmasına ilişkin teklifin Üniversite Rektörlüğünce de uygun bulunarak soruşturma dosyasının Yüksek Disiplin Kuruluna tevdii edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunda yapılan görüşmeler neticesinde; davacının 10 Mayıs 1998 tarihinde yapılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına kendisinin yerine bir başkasını soktuğu hususunun, konu ile ilgili olarak adı geçenin el yazısı ile yazarak imzaladığı savunması ile sınav kağıdı ve sınav giriş kartları üzerinde Merkez Kriminal Polis Laboratuvarında yanılan inceleme neticesinde anlaşıldığından, ilgiye isnat edilen fiilin sübuta erdiği, Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin iyi halin değerlendirilmesi başlıklı 16. maddesinin işlenen fiilin özelliği itibarıyla değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, yapılan görüşmeler neticesinde; davacının Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesi uyarınca Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin teklifin aynı yönetmeliğin 41. maddesi uyarınca kabulüne oybirliği ile karar verildiği, davacının bu kararın iptali istemiyle açtığı davanın da reddedildiği ve temyiz incelemesi sonucunda onanarak kesinleştiği, davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, yargılamanın yenilenebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerektiği, oysa davacı tarafından ileri sürülen, yargılamanın yenilenmesine dayanak gösterilen hususların kanunda sayılan nitelikleri taşımadığından bu hususlara dayanılarak yargılamanın yenilenmesine gidilmesine olanak bulunmadığı, kaldı ki davacının söz konusu işleme karşı yargı yoluna başvurduğu ve yargılama sürecinin de tamamlandığı, davacının açmış olduğu davanın, her türlü yasal dayanaktan yoksun olduğu ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Danıştay Başkanlık Kurulunun 29/12/2016 tarih ve 2016/72 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Danıştay Sekizici Dairesine gönderilen, Danıştay Onikinci Dairesi’nin 23/02/2007 günlü, E:2006/1592, K:2007/769 sayılı kesinleşen kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yolu ile incelenmesi talebiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay ve Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinden verilen kararlar hakkında hangi hallerde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yargılamanın yenilenmesi istemiyle verdiği dilekçede ileri sürdüğü nedenlerin, 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinde tek tek sayılan ve yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği nedenler arasında bulunmadığı ve bu haliyle yargılamanın yenilenmesini gerektirecek haklı bir sebebin olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; … Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 10.05.1998 tarihinde yapılan Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına kendisinin yerine bir başkasını soktuğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Öğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin “Üniversite Öğretim Üyeliğinden veya Kamu Görevinden Çıkarma” başlıklı 11/g maddesinde geçen “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” eylemi uyarınca Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Öğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine yönelik olarak açılan davada Danıştay Onikinci Dairesinin 23.02.2007 tarih ve E:2006/1592, K:2007/769 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.03.2012 tarih ve E:2007/1042, K:2012/175 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi ile sonuçlanan yargılamanın 2577 sayılı Kanun 53. maddesi uyarınca yenilenmesi ve dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında,
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması sebepleri dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebileceği hükmü yer almıştır.
Hukuki Değerlendirme:
Dosyanın incelenmesinden; Davacının, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Onikinci Dairesince verilen 23.02.2007 tarih ve E:2006/1592, K: 2007/769 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.03.2012 tarih ve E:2007/1042, K: 2012/175 sayılı kararıyla temyize konu kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 01.10.2019 havale tarihli dilekçe ile söz konusu soruşturmada aleyhine tek delil olan el yazısı incelemesinin tamamen gerçek dışı ve hileli şekilde gerçekleştirildiği, soruşturma sırasında kriminal incelemeye gönderilmesi gereken ve tarafınca yazılmış yazının incelemeye gönderilmediği, tam tersine üniversite bünyesinde geçici işçi pozisyonunda çalışan birine yazdıklarının tekrar yazdırılarak o işçinin el yazısından çıkan belgenin incelemeye gönderildiği, hileli işlemin o dönemde hakkında soruşturma yürüten kişi veya kişilerce yapıldığı, bu durumun ortaya çıkmasının hileli işleme alet olan geçici işçinin … Üniversitesine yazmış olduğu ihbar mektubunda ortaya çıktığı, ihbar mektubunda, kendisinin geçici işçi pozisyonunda çalıştığı ve kendisini kadroya alma vaadiyle kandırdıklarını, davacınıın yazdıklarının kendisine gösterildiği ve kendisinin aynı metni yazdığını, ancak aradan geçen zamana rağmen kadroya alınmayınca durumu üniversiteye ihbar ettiğini, bu durumun ve sahteliğin ortaya çıkması üzerine Üniversiteye başvurarak dosyasının yeniden incelenmesi ve yasal haklarının iadesi talebinde bulunmuştur.
Bu talep soncunda kurulan bir komisyon tarafından yapılan inceleme sonucunda; “konu ile ilgili olarak yapılan inceleme ve soruşturmaların hüküm verme konusunda somut deliller üzerinden yürütülmediği, Dr. Hasan Oktay’ın sunmuş olduğu belgelerin hiçbirinin dikkate alınmadığı, kişi ile ilgili önyargılı bir bakış açısına sahip olunduğu ve bu önyargıların soruşturmaların karara bağlanmasında etkili olduğu ve bu şekilde yapılmış soruşturmalar neticesinde Komisyonumuzca mağduriyetin olduğu” kanaatine varıldığı, … Üniversitesi Rektörlüğünün anılan inceleme ve inceleme sonucu raporunu davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 12.3.2019 tarihinde ilettiği, bu yazı üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısının Rektörlüğe iletildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısında; “ilgilinin söz konusu işleme karşı yargı yoluna başvurduğu ve yargılama sürecinin tamamlandığı, bu konuda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı kanaatine varıldığının” belirtildiği, bu yazının da … Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla tarafına bildirildiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi talebiyle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma yolu ile tek tek belirlenmiş olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı Kanun’da sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
10/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.