Danıştay Kararı 8. Daire 2020/5866 E. 2022/4953 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/5866 E.  ,  2022/4953 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5866
Karar No : 2022/4953

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVALI) : ..
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Hastanesinde çocuk doktoru olarak görev yapan davacı tarafından, “meslekte bilgi ve beceri yetersizliği, özen eksikliği, dikkatsizlik ve benzeri kusurlardan dolayı eksik ya da yanlış tanı ve tedavide bulunarak hastaya kalıcı zarar vermek” disiplin fiilini işlediğinden bahisle TTB Disiplin Yönetmeliğinin 5-p maddesi uyarınca “30 gün süre ile meslekten geçici alıkoyma cezası” ile tecziye edilmesine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı … Odası kararının onanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Türk Tabipler Birliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; …’nın …’nde gebelik takibinin yapıldığı ve doğum sancıları nedeniyle anılan hastaneye başvurduğu, takibe alındığı ve ertesi gün saat:14.00 civarında doğuma alındığı, davacı Dr. …’ın …’nın doğuma alındığı gün ve saatte Çocuk Hastalıkları Uzmanı olarak hastanede nöbetçi
olduğu, doğum sonrası bebeğin solunum sıkıntısı nedeniyle yenidoğan yoğun bakıma davacı tarafından yatışının yapıldığı, bebeğin 34 haftalık olarak erken doğduğu, saat:14.30 civarında yoğun bakıma kabulünün yapıldığı ve saat:23.00’te hemşire kayıtlarında hastanın alt bakımının yapıldığı, pozisyon verildiği ve mide sondasından 6 ml yeşil geleni olması üzerine hekime bilgi verildiği ve ventilatörde nazal-SIMV modunda CPAP’ta izlendiğinin yazıldığı ve 06.06.2016 tarihinde saat:06.00 kayıtlarında ödemi geliştiği ve 07.30’da hekim önerisi ile 3 mg IV Lasix uygulandığının anlaşıldığı, ilk değerlendirme formunda anüsün açık olduğu bilgisinin işaretlendiği ancak daha sonra form üzerinde değişiklik yapılarak 07.06.2016 tarihinde anüsün kapalı olduğunun fark edildiği bilgisinin eklendiği ve saat:09.00’da Dr. …’e teslim edildiği, bebeğin davacının gözleminde olduğu sürede gaita çıkışının olmadığının fark edilemediği, hemşire kayıtlarına göre mide sondasından 6 ml yeşil sıvı gelmesine rağmen mesleki önemin gösterilmeyerek bebeğin detaylı muayenesinin yapılmadığı her ne kadar solunum sıkıntısı gelişen ve kardiyak masaj uygulanan bebeğin kesin ölüm nedeninin belirlenemediği anlaşılsa da çocuk hastalıkları uzmanı olan davacının yenidoğan bebekte anal atreziyi doğumdan 36 saat sonra yani geç farkederek bebeğin takibinde gerekli özeni göstermediği, TTB Disiplin Yönetmeliği 5-p maddesinde düzenlenen “meslekte bilgi ve beceri yetersizliği, özen eksikliği, dikkatsizlik ve benzeri kusurlardan dolayı eksik ya da yanlış tanı ve tedavide bulunarak hastaya kalıcı zarar vermek” disiplin suçunun gerçekleştiği gerekçesiyle 6023 sayılı TTB Kanunu’nun 39.maddesi ve TTB Disiplin Yönetmeliği’nin 7.maddesi uyarınca davacının TTB Disiplin Yönetmeliği 5-p maddesi uyarınca 30 gün süre ile meslekten geçici alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin onanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … Odası tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bebeğin ölümünden sorumlu olduğunun söylenemeyeceği kanaatinin bildirildiği, … Üniversitesi Tıp Fakültesi … Bilim Dalı’na inceleme için gönderildiği, çocuk cerrahi Anabilim Dalı tarafından değerlendirme yapılması gerektiğinin söylendiği, Cerrahi Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda ise anal atrezi tanısının yaklaşık 36 saat gibi bir zamanda konulmuş olmasının tek başına hastanın ölümüne neden olacak bir durum olup olmayacağının kesin olarak söylenemeyeceğinin ifade edildiği, tüm bu raporlara rağmen disiplin cezasının verildiği, bebeğin doğumdan sonraki saat:14.06 ile ertesi gün sabah 09.00 arasındaki izlenimini yaptığı, o saatten sonra Bülent İpek’e devrettiği, bebekte bağırsak tıkanıklığını düşündürecek karın şişliği, kusma, karında renk değişikliği gibi herhangi bir klinik bulgu saptanmadığı, hemşire gözlemlerinde de bu durumlara ilişkin olumsuz bir not olmadığı, bebeğin 48 saat sonra büyük bir ameliyata girdiği, aradaki geçen 29 saatlik süreden kendisinin sorumlu tutulamayacağı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı hekimin bebekte bulunan anomaliyi dikkat ve özen eksikliğinden kaynaklı olarak tespit edemediği, hastayı 19. Saatte devretmesinin kusurunu ortadan kaldırmayacağı, kusurunun bilirkişi raporlarıyla da ortaya konulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalar (…)” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, “30 gün süreyle meslekten geçici alıkoyma” kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası” olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, hekimlik mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 20/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.