Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6059 E. , 2022/4584 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6059
Karar No : 2022/4584
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davacı): … Köyü Tüzelkişiliği Adına …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Genel Müdürlüğü
Vekili: Av. …
Davalı Yanında Davaya Katılan : … Mermer Sanayi ve Tic. A.Ş.
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2015/11523, K:2019/11631 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Dava Zonguldak ili, Devrek ilçesi, … Köyü, … Mevkiinde bulunan sahada davalı idare yanında davaya katılan … Mermercilik San. ve Tic. A.Ş adına verilen II-b grubu işletme ruhsatının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince ruhsat başvurusunda bulunulan II-b grubu maden (mermer ocağı) işletmesinin su kaynaklarına, ormana ve çevreye olumsuz etkisinin olabileceği ve işletme ruhsatı verilmesi aşamasında ÇED raporu gerekli olduğu halde, bu süreç işletilmeksizin … Mermercilik San. ve Tic. A.Ş.’ye verilen II-b grubu maden işletme ruhsatına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde maden işletme ruhsatı, “İşletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi”; maden işletme izni ise “Bir madenin işletmeye alınabilmesi için izin” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un “Madencilik Faaliyetlerinde İzinler” başlıklı 7. maddesinde “(1)Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir.
(2) Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir.
(5) Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilir. Alınan izinler, temditler dahil ruhsat hukuku sonuna kadar devam eder.
(8) Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla içme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte galeri usulü patlatma yapılmaması, alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği bilimsel ve teknik olarak belirlenen maden arama ve işletme faaliyetleri ile altyapı tesislerine izin verilir. 2000 metreden sonraki koruma alanı içinde çevresel etki değerlendirmesi raporuna göre yapılması uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilir. Ancak faaliyet sırasında alıcı ortama yapılacak deşarjlarda ilgili yönetmelikte belirtilen limitlere uyulması zorunludur.
(11) Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddî yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır.
(13) Kamu hizmeti veya umumun yararına ayrılmış yerlere ve bu tür tesislere 60 metre mesafe dahilinde madencilik faaliyetleri Bakanlığın, binalara 60 metre, özel mülkiyete konu araziye 20 metre mesafe dahilinde ise mülk sahibinin iznine bağlıdır. Bu mesafeler, ihtiyaç halinde madencilik faaliyetlerinin boyutu, emniyet tedbirleri ve arazinin yapısı dikkate alınarak Bakanlıkça artırılabilir. Mesafeler yatay olarak hesaplanır. ” kuralı yer almaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasında ” Arama ruhsat süresi sonuna kadar, tespit edilen madenin rezerv bilgilerini de içeren 17 nci maddeye göre hazırlanmış arama faaliyet raporu ile en az bir maden mühendisi tarafından hazırlanan faaliyet sonrası işletme alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesini de içeren, işletme projesi ve talep harcının ödendiğine dair belge ile müracaatta bulunulması halinde işletme ruhsatı hakkı doğar. Ancak I (b) ve II (a) bendi Grubu madenler için işletme ruhsatı talebinde işletme ruhsat teminatı ile harcının da yatırılması zorunludur” 11. fıkrasında ” 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir.
” hükmüne, aynı Kanunun 29. maddesinin ikinci fıkrasında ise, “İşletme projeleri ve değişiklikleri uygulamaya konulmadan önce Genel Müdürlük onayının alınması zorunludur. Aksi takdirde faaliyet durdurulur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Zonguldak ili Devrek ilçesi … Köyü … mevkiinde davalı idare yanında davaya katılan şirket tarafından 24.02.2012 tarihinde II-b grubu maden işletme ruhsatı başvurusunda bulunulduğu, mahallinde yapılan tetkik sonucunda hazırlanan rapor üzerine … tarih ve … sayılı olur ile davalı idare yanında davaya katılan şirkete verilen 10 yıl süreli II-b işletme ruhsatının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, İdare Mahkemesince II-b grubu maden işletme ruhsatı verilmesi aşamasında mevzuatta yer alan düzenlemeler uyarınca işlemin mevzuata uygun olarak tesis edilip edilmediği hususu tartışılmadan, işletme ruhsatı verilmesinden sonraki süreç yönünden yargı denetimi yapılarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen kararda, iki gerekçe yer almaktadır. Bunlardan ilki II-b grubu maden (mermer ocağı) işletmesinin su kaynaklarına, ormana ve çevreye olumsuz etkisinin olabileceği, ikincisi ise işletme ruhsatı verilmesi aşamasında ÇED raporu gerekli olduğu halde, bu süreç işletilmeksizin … Mermercilik San. ve Tic. A.Ş.’ye verilen II-b grubu maden işletme ruhsatı verilmesidir.
Dosyada Mahkemece iki maden mühendisi bir çevre mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince sahada keşif ve bilirkişi incelenmesi yaptırılmış ve Mahkemenin eksik gördüğü hususlar anılan kişilerden ek rapor alınmak suretiyle tamamlatılmıştır.
Bilirkişi raporunda yer alan tespitlerde, dava konusu mermer ocağının dört mahallenin içme ve kullanma suyu sağladıkları kaynağın hemen üstünde su toplama havzası içinde yer aldığı, işletme sahasının, kot bir mahallenin hemen üstünde ve yürüme mesafesinde yer aldığı, işletme sahasına giden tek yolun yöre halkı trarafından ulaşım amacıyla kullanılan tek hat olduğu, yol üzerinde yaygın düşük yoğunluklu yerleşim yerleri olduğu, okul sağlık ocağı cami gibi kültürel yapıların yer aldığı ve yol alt yapısının küçük yerleşim yerlerinin ihtiyacına cevap verecek nitelikte olduğu, projede pasa döküm sahası olarak belirtilen alanın dik bir yamaç kenarında başlayıp kot farkı ile ormanlık alan içinde devam ettiği, saha civarında yaban hayatına uygun alanların mevcut olduğu, belirtilerek faaliyetin çevrede olumsuz etki yaratma potansiyeli olduğu, işletme sahası bir tepe konumunda olduğundan yerleşim yerleri üzerinde olduğu, bu nedenle faaliyet sırasında oluşacak toz gürültüden taş düşmesi ve benzeri çevresel etkilerinin olabileceğinden gürültü ve toz dağılım haritaları çıkarılması gerektiği, içme suyu bölgesinin ruhsat alanı dışında olduğu, ancak işletmenin su kalitesi ve miktarını etkileme potansiyeli bulunduğu, tepenin bütünü rezerv oluşturduğu için pasa sahası uçurum özelliği taşıyan yamaçtan sonra başladığı, kot farkı nedeniyle aşağıya dökülecek pasanın ormanlık alana zarar vereceği, ayrıca sahada çok önemli miktarda mermer olarak işletilmeye müsait kireçtaşı bulunduğu, mermer sahasının etrafında yerleşim yerleri bulunan bir tepe konumunda olduğu, üretim ve iletim faaliyetlerinin ayrıntılı ve uzun vadeli planlanmazsa önemli derecede çevresel etkilerinin olacağı, sahada öncelikle ÇED çalışması yapılması ve üretim planının uzun vadeli belirlenmesi gerektiği belirtilmiş, ek raporda, mevcut yolların madencilik sırasında oluşacak kamyon trafiği ve taşıma tonajları için uygun olmadığı, işletme sahasının kot bir mahallenin hemen üstünde yürüme mesafesinde yer aldığı, maden sahası daha yukarıda yer aldığından toz ve gürültünün yerleşim yerini etkileme olasılığının arttığı, maden sahasının sağlıklı bir orman yapısı gösterdiği, çalışma alanında çok sayıda yetişkin değişik türde ağaçların olduğu, kesilecek ağaç sayısının doğru şekilde belirlenmesi gerektiği, mermer ocağının köyün dört mahallesinin içme ve kullanma suyu sağladıkları kaynağın hemen üstünde bu kaynağın su toplama havzası içinde yer aldığı, içme suyu kaynağının korunması için ÇED çalışması yapılması gerektiği, pasa döküm alanının dik bir yamaç kenarında başladığı, kot farkı ile ormanlık alana doğru ilerlediği, pasanın maden sahasından pasa sahasına aktarılmasında uygulamanın yamaç aşağı kontrolsüz bir şekilde boşaltılması anlamına gelebileceği, böylelikle canlı hayatının ve maden sahası civarında bulunan yaban hayatının nasıl korunacağının projede tartışılmadığı, sadece mermer üretimi kapsamında konuya yaklaşıldığının belirtildiği görülmüştür.
Bilirkişilerce, ormanlık alanda ruhsat sahibi şirkete verilen pasa sahasının uçurum olması nedeniyle ormana zarar vereceği hususu ile işletilecek mermer ocağının köyün içme ve kullanma suyu sağladığı kaynağın hemen üstünde su toplama havzası içinde yer alması nedeniyle içme suyu kaynağının korunması için ÇED çalışması yapılması gerektiği hususlarında açıklamalarda bulunulmuşsa da bu konuda uzman bir orman mühendisi ile jeoloji mühendisinin ilgili heyette yer almadığı görülmüştür.
Bu nedenle temyiz incelemesinde Dairemizce eksik inceleme ile bozulmasına karar verilen işbu dosyada, İdare Mahkemesince bozma üzerine yeniden yapılacak incelemede, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak içlerinde orman, jeoloji, çevre, maden mühendisinin yer aldığı bir heyetle işletme ruhsatı kapsamında yapılacak faaliyetin konumu ve üretim şekli gereği ormana ve köyün içme ve kullanma suyu olarak kullandığı kaynaklara etkisi ile çevredeki yerleşim birimlerine mesafesi ölçülerek yerleşim birimlerine etkisi ve faaliyetin çevreye ve insan sağlığına etkisinin incelenmesi gerektiği, aynı zamanda ormanlık alanda verilen iznin (pasa izninin uçurum olduğu belirtildiğinden) bölgedeki yerleşim birimleri ve diğer canlı yaşamı açısından bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı, ormanlık alanda ruhsat sahibi şirkete verilen iznin (pasa izninin) varsa bölgedeki yaban hayatına bir zararı olup olmayacağı, yönlerinden yeniden bir inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahallinde yaptırılacak yeni keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu da dikkate alınarak işlemin mevzuata uygun olarak tesis edilip edilmediği hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle istemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin belirtilen gerekçe ile reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 01/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.