Danıştay Kararı 8. Daire 2020/6638 E. 2022/6093 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/6638 E.  ,  2022/6093 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6638
Karar No : 2022/6093

DAVACI : …

DAVALILAR : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
Ankara Üniversitesi Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü Müdürlüğü’nde mühendis olarak görev yapan davacı tarafından;
1- 2020-2021 döneminde Nükleer Bilimler Enstitüsü Hızlandırıcı ve Dedektör Teknolojileri Tezli Yüksek Lisans kapsamında açılacak uygulamalı derste eğitici olarak görevlendirilmesi talebiyle yapılan müracaatının reddine ilişkin işlem ile;
2- Bireysel işlemin dayanağı olan; Yükseköğretim Kurulu’nun 28/12/2016 tarihli toplantısında alınan üniversite idari personelinin lisansüstü eğitiminde eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağına ilişkin kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Ankara Üniversitesi Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü Müdürlüğü’ne verdiği 24/07/2020 tarihli dilekçe ile Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde mühendis kadrosu ile Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü’nde görevlendirme ile çalıştığı ve 2020-2021 eğitim öğretim döneminde açılacak olan RF Yükselteçler dersinin uygulamalı bölümünde eğitici olarak görev almak istediğini bildirdiği, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Nükleer Bilimler Enstitüsü’nün 28/07/2020 tarihli yazısı ile; üniversite idari personelinin lisansüstü eğitimde eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağı yolundaki Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun 28/12/2016 tarihli kararı gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiği, gerekçe gösterilen Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, akademik çalışmaları incelendiğinde hızlandırıcılara bağlı ışınım kaynakları ile hızlandırıcılarda radyofrekans (RF) yapılar, RF güç üretim ve iletim sistemleri üzerinde uzmanlaştığı, yüksek lisans ve doktorasını bu alanda yaptığı, dokuz yıldır da Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü’nde mühendis olarak görev yaptığı, konu ile ilgili birçok projede aktif görev aldığı, yine konu ile ilgili uluslararası hatırı sayılır dergilerde birçok makale yayınladığı, sahip olduğu teorik ve uygulamalı deneyimi ile bu alanda ders verme yeterliliğine sahip olduğu, ancak; dava konusu düzenleyici işlem nedeniyle akademik kadrolarda görev yapan araştırmacılar ders verebilmekteyken aynı yetkinliğe sahip olup idari kadroda görev yapan araştırmacıların eğitim veremediği, Doçentlik Başvuru Şartları incelendiğinde, ders verme zorunluluğunun bulunduğu, doçent unvanı almak isteyen ancak idari kadroda görev yapan birisinin anılan düzenleme uyarınca doçentlik başvuru şartlarını hiçbir zaman sağlayamayacağı, doçent unvanı alabilmek için ders verme talebinde bulunduğu, talebinin reddi ile dayanağı düzenlemenin hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI
Davalı … Başkanlığı’nın Savunması:
Üniversitelerin öğretimini planlamak, düzenlemek ve denetlemek yetkisinin Anayasa’nın 131. maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na ait olduğu, yine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7. maddesinde, Anayasa’nın 131. maddesine uygun olarak Yükseköğretim Kurulu’nun görevlerinin düzenlendiği, 25/12/2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında “Lisansüstü Eğitim – Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler’in” belirlendiği, bu kapsamda; bir üniversitede lisansüstü program açılabilmesi için program türüne göre üniversite kadrosunda görev yapan asgari öğretim üyesi sayılarının ayrı ayrı belirlendiği, Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 2. fıkrasında, bir yarıyılda hangi lisansüstü derslerin açılacağı ve bu derslerin hangi öğretim üyeleri tarafından verileceğinin ilgili enstitü anabilim/ anasanat başkanlarının önerisi üzerine enstitü yönetim kurulunca belirleneceğinin belirtildiği, lisansüstü programların akademik bir eğitim olduğu ve bu programlarda ders verenler ile tez yönetenlerin de öğretim üyesi olmalarının amaçlandığı, lisansüstü eğitim verilmesindeki asgari koşullar göz önünde bulundurularak idari kadroda görev yapan personelin lisansüstü eğitimde eğitim öğretim faaliyetinde bulunamayacağına karar verildiği, anılan düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda ve akademik gereklilikler çerçevesinde tesis edildiği savunulmaktadır.
Davalı … Üniversitesi Rektörlüğü’nün Savunması:
Davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak mühendis kadrosunda görev yaptığı, lisansüstü eğitiminin başlıca amacının akademik personel yetiştirmek olduğu, bu bağlamda; lisansüstü eğitim programlarında verilecek derslerin öğretim üyeleri tarafından verilmesinin lisansüstü eğitimin amacıyla uyumlu olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Ankara Üniversitesi Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü Müdürlüğü’nde mühendis olarak görev yapan davacı tarafından, 2020-2021 döneminde Nükleer Bilimler Enstitüsü Hızlandırıcı ve Dedektör Teknolojileri Tezli Yüksek Lisans kapsamında açılacak uygulamalı dersde eğitici olarak görevlendirilmesi talebiyle yapılan müracaatının reddine ilişkin işlem ile işlemin dayanağı olan; Yükseköğretim Kurulu’nun 28/12/2016 tarihli toplantısında alınan üniversite idari personelinin lisansüstü eğitiminde eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağına ilişkin kararının iptali istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, iptali istenilen işlem ile dayanağı düzenlemenin içerdiği hükümde hukuka, hizmet gereklerine, Yükseköğretim Kanuna aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi akademik bir eğitim olan lisansüstü programlarda ders verenler ile tez yönetenlerin öğretim üyesi olmalarının amaçlandığı ve bu nedenle idari kadroda görev yapan personelin öğretim faaliyetinde bulunamayacağına karar verildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, 2020-2021 döneminde Nükleer Bilimler Enstitüsü Hızlandırıcı ve Dedektör Teknolojileri Tezli Yüksek Lisans kapsamında açılacak uygulamalı derste eğitici olarak görevlendirilmesi talebiyle yapılan müracaatının reddine ilişkin işlem ile işlemin dayanağı olan; Yükseköğretim Kurulu’nun 28/12/2016 tarihli toplantısında alınan üniversite idari personelinin lisansüstü eğitiminde eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağına ilişkin kararının iptali istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasanın ‘Yükseköğretim kurumları’ başlıklı 130. maddesinin 9. fıkrasında; “Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.” hükmüne, ‘Yükseköğretim üst kuruluşları’ başlıklı 131. maddesinde; “Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim – öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur…” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; öğretim elemanlarının Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri; öğretim üyelerinin, yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri olduğu belirtilerek; profesör, en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişi; doçent, Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen doçentlik akademik unvanına sahip kişi; doktor öğretim üyesi, doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olan akademik unvana sahip kişi; öğretim görevlisi, yükseköğretim kurumlarında okutulan dersleri vermek, uygulama yapmak veya yaptırmakla yükümlü olan öğretim elemanı olarak tanımlanmış olup anılan yasada atanma çalışması esasları düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmet etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır.
… tarih ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu Kararında üniversite idari personelin lisansüstü eğitimde eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağı kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından, Doçentlik Başvuru Şartları çerçevesinde ders verme zorunluluğunun bulunduğu, doçent unvanı almak isteyen ancak idari kadroda görev yapan birisinin anılan düzenleme uyarınca doçentlik başvuru şartlarını hiçbir zaman sağlayamayacağı, doçent unvanı alabilmek için ders verme talebinde bulunduğu, ancak; Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürlüğünce, … tarih ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu Kararı gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarece 25/12/2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında “Lisansüstü Eğitim – Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler”in oluşturulduğu, görülmekte olan davada iptali istenilen … tarih ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu Kararının da bu ilkeler çerçevesinde alındığı savunulmaktadır.
Anılan Lisansüstü Eğitim-Öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkelerin “A-Program Açılabilmesi İçin Gerekli Asgari Yeterlilikler” başlıklı bölümününde, Lisansüstü eğitim- öğretim ve sınav yönetmeliği çerçevesinde açılacak her bir program için ayrı ayrı olmak üzere aşağıdaki yeterliliklerin sağlanması gerekir.
”1.Program açılacak üniversite kadrosunda görev yapmakta olup doktorası veya doçentliği program açılmak istenen alandan olan; açılmak istenen program disiplinler arası ise o alanla doğrudan ilişkili lisansüstü eğitim programından ders verecek öğretim üyeleri olmalıdır.
2.Doktora programı, en az ikisi profesör kadrosunda olmak üzere altı öğretim üyesi, birisinin profesör olması halinde ise, en az ikisi doçent olmak üzere üniversite kadrosunda asgari toplam altı öğretim üyesi ile açılabilir. Bu öğretim üyelerinden bir tanesi yabancı uyruklu olabilir.
3.Yüksek lisans programı ise en az ikisi 3 profesör ve/veya doçent unvanına sahip olmak üzere üniversite kadrosunda asgari üç öğretim üyesi ile açılabilir.
4.Doktora programı için söz konusu öğretim üyelerinin, en az dört yarıyıl bir lisans ya da iki yarıyıl boyunca tezli yüksek lisans programında ders vermiş olması; yüksek lisans programı için ise en az iki yarıyıl boyunca bir lisans programında ders vermiş olması gerekir.” kuralı;
B. Danışman Atanması başlıklı bölümünde ise;
” 1. Açılan lisansüstü eğitim-öğretim programlarında yukarıda belirtilen niteliklere sahip öğretim üyeleri, ilgili programın bağlı bulunduğu Enstitü Yönetim Kurulu kararıyla atanır. Birinci danışmanlar üniversite kadrosundaki öğretim üyeleri arasından atanır. Ancak, ikinci danışmanlar ise üniversite kadrosu dışındaki öğretim üyeleri arasından atanabilir.
2. Doktora programlarında öğretim üyelerinin tez yönetebilmesi için, en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olması gerekir.” kuralı benimsenmiştir.
Dava konusu düzenlemenin sebep unsurunu oluşturan ve 25/12/2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında belirlenen; “Lisansüstü Eğitim-öğretim Programı Açılması ve Yürütülmesine Dair İlkeler”in iptali istemiyle açılan davada; Dairemizin 31/12/2019 tarih ve E:2015/5477; K:2019/13205 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup; anılan karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu durumda; yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek ve bu kurumlar arasında birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevlendirilen davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nca tesis edilen … tarih ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu Kararının ve bu karar uyarınca tesis edilen Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; Dairemizin 20/12/2018 tarih ve E:2016/2365 K:2018/8777 sayılı kararıyla; Doçentlik Başvuru Şartlarından “Eğitim-Öğretim Faliyetleri” başlığı altında düzenlenen başvuru şartlarının “Doktora eğitimini tamamladıktan sonra açık, uzaktan veya yüzyüze ortamlarda verilmiş ders a) Bir dönem yüksek lisans veya doktora dersi, b) Bir dönem önlisans veya lisans dersi” ibareleri yönünden yapılan hukuki denetim sonucunda davanın reddine karar verildiği, anılan Kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/06/2021 tarih ve E:2019/951; K:2021/1355 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.
Bu durumda; kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan işlemin iptaline karşı açılan davanın reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.