Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7078 E. , 2022/7008 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7078
Karar No : 2022/7008
DAVACI : … Eğitim ve Talebelere Yardım Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. …, …
DAVANIN KONUSU :
11/09/2020 tarihli ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 46. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğe dayanak teşkil eden 5661 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde tahdidi olarak sayılan bazı suçlardan kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartının bulunduğu, bu durumun yurt açma ruhsatı verilmesinde ön şart olduğu, bu şartı sağlamayan yurtların faaliyette bulunmayacağının belirlendiği, ancak dava konusu Yönetmeliğin 46. maddesinin 2. fıkrasında ruhsat almış ve barınma hizmeti sunan öğrenci yurtlarının kurucu ve kurucu temsilcileri hakkında Kanunun 1. maddesinde sayılan suçlardan kovuşturma başlatılması halinde kovuşturma bitene kadar durdurulacağı, ceza alması halinde ise Yönetmeliğin 46. maddesinin 1. fıkrasına göre kurumun ruhsatının iptal edileceği, bu durumun dayanak Kanuna aykırılık teşkil ettiği, anılan Kanun’da hangi hallerde idari para cezası verileceği ve hangi hallerde kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği hususuna açıkça yer verildiği, söz konusu dayanak Kanunda ruhsat şartlarını kaybeden işletmelerin hukuka aykırılıkları gidermek için 3 ay süre verileceği düzenlenmiş olup, direk ruhsat iptali yoluna gidilmediği, dolayısıyla Kanunun amacının kuruculardan kaynaklanan bu durumlarda verilen süre içerisinde kurum açma ve işletme şartını sağlayan kişilere devrin önünü açmak olduğu, dava konusu edilen düzenlemeler ile Kanun’daki hükmü aşar nitelikte direk kurumun kapatılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Dava konusu Yönetmeliğe dayanak teşkil eden 5661 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kurucu ve kurucu temsilcisine dair şartların kurumun amacına sıkı sıkıya bağlı olduğu, Yönetmeliğin iptali istenilen hükmü ile de bu hususa açıklık getirilerek fiilin hangi bent içerisinde değerlendirilmesi gerektiği hususunda yol gösterici bir hüküm ihdas edildiği, anılan suçlardan kovuşturma bulunması halinde aynı gerekçelerle ancak masumiyet karinesi gözetilerek izin ve ruhsat iptali yerine faaliyet durdurmanın öngörüldüğü, bu haliyle durdurmanın bir idari yaptırım değil bir idari tedbir niteliğinde olduğu ve idari yaptırımlara özgü ilke ve kurallara tabi olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kurumda çalışan personel statüsünde olan ve öğrenci yurtlarında temsilci olarak yetkilendirilen gerçek kişinin, 5661 sayılı Kanun’da yer alan suçlardan dolayı kovuşturma geçirmesi veya hüküm giymesi durumunda, kurum tarafından her zaman görevden alınacağı ve yerine başka birini yetkilendirebileceğinden, bu yönde oluşan durumlarda kuruma süre verilerek verilen süre içerisinde yetkin olan yeni bir kurucu temsilcisinin atanmasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılması gerekirken, kurucu temsilcisini, tıpkı kurucu gibi aynı statüye koyan ve bu konuda bir ayrıma gidilmeyerek yapılan düzenlemede bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı düşüncesiyle dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 11/09/2020 gün ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 46. maddesinin 1 fıkrası ” Kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.” hükmü ile ”(2) Kurumların kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesi Bakanlığın onayıyla belirlenen tarihten itibaren geçici olarak durdurulur. Kovuşturma sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işlemi kaldırılır.” fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
5661 Sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Gerçek ve tüzelkişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın, yükseköğretim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu gibi yurt ve kurumları tesbit edeceği esaslara göre denetler.”; hükmü, 2. Fıkrasında ”Yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.
(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/19 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/19 md.) Yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun;
a) Bakanlıkça onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması,
b) Mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması,
c) Barınma hizmetine ilişkin yükümlülük veya taahhütlerini yerine getirmemesi,
ç) Sözleşme veya taahhütnamelerinde usulsüzlük yapması,
d) Bu Kanun ve buna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik, yönerge ve genelge hükümlerine aykırı fiillerde
bulunması,
e) Kurum açma izninde belirlenen öğrenim düzeyi ve cinsiyetine aykırı öğrenci barındırması,
f) Kayıt dışı öğrencileri veya öğrenci olmayan kişileri barındırması,
g) Kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi,
ğ) Kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması,
h) Yönetmelikle düzenlenen şartları yerine getirmeden kapatılması,
hâllerinin tespitinde; (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin iki katı; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin üç katı; (ğ) ve (h) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanır ve (ğ) ve (h) bentlerindeki fiilleri işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilir. (ğ) ve (h) bentlerindeki fiillerin dışındaki fiillerin tekrarı halinde idari para cezası miktarı ilgili bentler için belirlenen para cezası miktarlarının beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez tekrarlanması halinde ise kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin dışındaki bentlerde belirtilen fiiller nedeniyle idari para cezası verilmesi hâlinde ceza tebliğ edilir ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verilir. Bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti
halinde ise yeniden kanuni işlem yapılır.” hükmüne amirdir.
İdarenin, hukuk normları ile kendine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirirken ve bu amaçla genel düzenleyici işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip olduğu açıktır. Ayrıca bu takdir hakkının, serbestçe kullanılabilecek bir keyfiyeti ifade etmediği, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Alıntısı yapılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1. maddesine dayanılarak hazırlanan davaya konu Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinde ortaöğrenim ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrencilere hizmet veren özel öğrenci yurtlarının ve pansiyonlarının öğrencilerin eğitim öğretim hayatlarını olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğinden, özel nitelikleri dikkate alınarak, tabi olacakları esaslar, iş ve işlemler ile denetim esaslarının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bir kamu hizmeti olan öğrencilerin barınma ihtiyacının, kişi veya kişiler aracılığıyla gördürülmesi durumunda bu kişilerin Devlete karşı suç işlemiş veya şüpheli konumunda bulunulması düşünülemez. Kurucu ve yöneticilerinde belli kıstasların aranması zorunludur. Orta öğretim yaşındaki çocukların her türlü etkiye açık oldukları dikkate alındığında gerek rol model olarak örnek alacakları kişiler olunması gerekse öğrencilerin can, mal güvenliklerinin sağlanması ayrıca ruhsal yönden de korunmalarının gerekiliği noktasında ilgili kişilerin suçtan ve her türlü şüpheden uzak kişiler olması gerektiği açıktır.
Bu nedenlerle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirli standartları sağlama ve öğrencilerin psikolojik ve fiziksel yönden gelişiminin sağlıklı olması için tüm düzenlemeleri yapma yetkisi bulunduğundan ilgili yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 23.11.2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’nın usulüne uygun olarak verdiği yetki belgesi ile Av. …’in ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri …’nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü
HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı dernek tarafından, 11/09/2020 gün ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 46. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları Ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1. maddesinin 1. fıkrasında “gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumların açılması ve işletilmesinin ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlı olduğu, ilgili Bakanlıkların bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 1. maddesinin, 2. fıkrasında; ”Yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” hükmüne yer verilmiş, 3. fıkrasında da; Yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun;
a) Bakanlıkça onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması,
b) Mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması,
c) Barınma hizmetine ilişkin yükümlülük veya taahhütlerini yerine getirmemesi,
ç) Sözleşme veya taahhütnamelerinde usulsüzlük yapması,
d) Bu Kanun ve buna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik, yönerge ve genelge hükümlerine aykırı fiillerde
bulunması,
e) Kurum açma izninde belirlenen öğrenim düzeyi ve cinsiyetine aykırı öğrenci barındırması,
f) Kayıt dışı öğrencileri veya öğrenci olmayan kişileri barındırması,
g) Kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi,
ğ) Kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması,
h) Yönetmelikle düzenlenen şartları yerine getirmeden kapatılması,
hâllerinin tespitinde; (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin iki katı; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin üç katı; (ğ) ve (h) bentlerindeki fiiller için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanır ve (ğ) ve (h) bentlerindeki fiilleri işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilir. (ğ) ve (h) bentlerindeki fiillerin dışındaki fiillerin tekrarı halinde idari para cezası miktarı ilgili bentler için belirlenen para cezası miktarlarının beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez tekrarlanması halinde ise kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın (ğ) ve (h) bentlerinin dışındaki bentlerde belirtilen fiiller nedeniyle idari para cezası verilmesi hâlinde ceza tebliğ edilir ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verilir. Bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti halinde ise yeniden kanuni işlem yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 13. maddesinde; “(Değişik: 2/7/2018-KHK-703/22 md.)(2) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmü bulunmaktadır.
24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanan ve dava konusu edilen 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin, “Kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.”, 2. fıkrasında da; “Kurumların kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesi Bakanlığın onayıyla belirlenen tarihten itibaren geçici olarak durdurulur. Kovuşturma sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işlemi kaldırılır.” düzenlemesi yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceğini hükme bağlamıştır.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1. maddesi ile öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin niteliklerinin yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmış, 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesi ile de, ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatının Millî Eğitim Bakanlığınca verileceği ve buna ilişkin usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararname’nin verdiği yetkiye dayanılarak davalı idarece dava konusu Yönetmelik hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmeliğin iptali istenen maddeleri ile ortaokul ve ortaöğrenim öğrencilerinin barınma hizmetini karşılayan yurt ve pansiyonları işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilcilerinin, 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan ceza almış olması veya terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olması hâlinde kurumun kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilleceği, kurucu ve kurucu temsilcilerinin bu suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar kurumun barınma hizmeti vermesinin geçici olarak durdurulacağı ve bu kovuşturmanın sonucunda bu kişilerin ceza almaması hâlinde geçici durdurma işleminin kaldırılacağına dair düzenleme yapıldığı görülmektedir.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları Ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde belirtilen suçlardan dolayı ceza almamış olması veya haklarında kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmaması gerektiği açıkça hüküm altına alındığı görülmektedir.
Ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin barınmasına yönelik açılacak yurt ve pansiyonlarda verilen hizmetin kamu hizmeti olduğu ve dolayısıyla bu hizmetin en iyi şekilde verilmesine yönelik denetim ve gözetim görevinin de davalı Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu açıktır.
Kanunda belirtilen ve Türk Ceza Kanunu’nda yer alan önemli suçlardan dolayı kovuşturma geçiren kişilerin yurt ve pansiyon işletmeleri durumunda, bu yurtlarda barınan öğrencilerin can, mal güvenliklerinin tehlikeye girmesine ve bu öğrencilerin ruhsal yönden de birtakım sorunlar yaşamasına sebep olacağına dair riskin bulunduğu tartışmasızdır. Dolayısıyla eğitim hizmetinin devamı niteliğinde olan ve öğrencilerin barınmasına yönelik özel teşebbüsler tarafından işletilen yurt ve pansiyonların kurucu veya kurucu temsilcilerinin, her türlü şüpheden uzak olacak şekilde, öğrenciler üzerinde oluşabilecek ciddi sorunlara sebep olacak suçlardan ve suç isnatlarından uzak olması gerekmektedir. Aksi takdirde, gerek fiziksel olarak gerekse de sosyal ve psikolojik gelişim çağında olan öğrenciler, bu tarz durumlardan zarar görme riski ile karşı karşıya bırakılacak bu da geri dönüşü olmayacak birçok olumsuz sonuçlara sebep verebilecektir.
Bu durumda, eğitim hizmetinin devamı niteliğinde olan ve barınma hizmeti sunulan yurt ve pansiyonlarda barınan öğrencilerin her türlü etkiye açık oldukları dikkate alındığında, gerek can ve mal güvenliklerinin sağlanması gerekse de ruhsal yönden de korunmalarının gerekiliği noktasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularının ve kurucu temsilcilerinin suçtan ve her türlü şüpheden uzak kişiler olması amacıyla getirilen düzenlemenin, dayanağı olan Kanun hükmüne paralel olduğu ve kamu yararı göz önüne alınarak düzenleme yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Öte taraftan, davacı tarafından, dava konusu edilen Yönetmeliğin dayanağı olan 5661 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan suçlardan kovuşturmaya başlanmamış veya ceza alınmamış olma şartının yurt açma ruhsatı verilmesi öncesinde ön şart olduğu, dolayısıyla usulüne uygun alınarak ruhsat sonrasında bu durumun oluşması durumunda, anılan Kanun maddesine göre kurum açma şartlarından herhangi birini kaybeden kurumlara bu aykırılıkları gidermek için 3 ay süre verilmesi gerektiği, kurumların kurucu ve kurucu temsilcilerinin Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili haklarında kovuşturma bulunması veya ceza almış olması hâlinde de kurum açma şartlarından birini kaybetmiş olacağı belirtilerek, iptali istenen Yönetmelik maddelerinin, üst hukuk normuna aykırı düzenleme içerdiği ileri sürülmüşse de, 5661 sayılı Kanun’da, 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı yurt ve benzeri yerleri işleten kurumların kurucularının veya kurucu temsilciler hakkında kovuşturma bulunması veya ceza alınmış olması durumunda ruhsat verilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, dolayısıyla Kanunda hangi suçlardan dolayı kovuşturma bulunması halinde bu tedbirin uygulanacağının açıkça belirtildiği, kuruluş aşamasında aranan bir şartın sonradan kaybedilmesi halinde idarece verilen iznin askıya alınabileceği veya sonrasında da iptal edileceği tabii olduğundan, düzenlemenin bu yönüyle de dayanağı Kanun hükmü ve amacıyla uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X- 11/09/2020 tarihli ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; kurum, bu Yönetmelik kapsamında faaliyet gösteren öğrenci yurdu ve öğrenci pansiyonunu; kurucu, kurumun sahibi olan ve adına kurum açma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenen gerçek veya tüzel kişileri, kurucu temsilcisi ise, tüzel kişilik adına yetkili gerçek kişi şeklinde tanımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelikte kurucu temsilcisi, kurum adına yetkili kılınan gerçek kişi olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla, kurum tarafından yetkilendirilen bir nevi personel olan kurum temsilcisinin, 5661 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı hüküm giymesi veya kovuşturma geçirmesi durumunda, kurum tarafından her zaman görevden alınacağı ve yerine başka bir gerçek kişinin yetkilendirileceği açıktır.
Bu durumda, kurumda çalışan personel statüsünde olan ve öğrenci yurtlarında temsilci olarak yetkilendirilen gerçek kişinin, 5661 sayılı Kanun’da yer alan suçlardan dolayı kovuşturma geçirmesi veya hüküm giymesi durumunda, kurum tarafından her zaman görevden alınacağı ve yerine başka birini yetkilendirebileceğinden, bu yönde oluşan durumlarda kuruma süre verilerek verilen süre içerisinde yetkin olan yeni bir kurucu temsilcisinin atanmasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılması gerekirken, kurucu temsilcisini, tıpkı kurucu gibi aynı statüye koyan ve bu konuda bir ayrıma gidilmeyerek yapılan düzenlemede bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin iptal edilmesi gerektiği görüşüyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY :
XX- 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında, yurt ve benzeri kurumların kurucularında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; Kanun’da sayılan suçlardan dolayı haklarında kovuşturma bulunan veya terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veye gruplara üyeliğinin, mensubiyetinin, iltisakının yahut bunlarla irtibatının bulunmaması açıkça düzenlenmiş olup, bu hususun kurum açma şartlarından biri olduğu açıktır.
Aynı Kanunun 1. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, kurum açma şartlarından herhangi birinin kaybedilmesi durumunda brüt asgari ücretin üç katı oranında idari para cezası uygulanacağı ve idari para cezasına neden olan hususun giderilmesi için ilgili kuruma en fazla üç ay süre verileceği, bu süre sonunda idari para cezasına neden olan hususların devam ettiğinin tespiti halinde ise yeniden kanuni işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, kurum açma izni verildikten sonra bu şartları kaybeden kurumlara yönelik para cezasının uygulanacağı ve bu hususun giderilmesi için üç ay süre verileceğinin açıkça hüküm altına alındığı görüldüğünden, kurucu ve kurucu temsilcisi hakkında yukarıda belirtilen hususun ortaya konulması sonrasında kapatmadan önce kurumun devrine ilişkin gerekli işlemlerin yapılabilmesi için süre verilmesi ya da başkaca bir tedbir düzenlemesi yapılabilecek iken direk ruhsat iptaline gidilmesine dair yapılan düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.