Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7207 E. , 2022/6094 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7207
Karar No : 2022/6094
DAVACI : Özel … Koleji Eğitim Basım Yayın İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU :
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Sahibi olduğu Özel … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne 24/08/2020 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verildiği, 12/10/2020 tarihli dilekçe ile davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurularak eğitimin yüz yüze başlamadığı ve pandemi sürecinde hayatın durma noktasına geldiği bir dönemde, okulların fiili olarak başlamadığı bir önceki yılın telafi eğitim dönemi olarak sadece online ders başlangıç tarihi olan 30/08/2020 tarihinin eğitim öğretim başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla eğitim öğretim desteği için başvuru sürecini 29/09/2020 tarihinde hiçbir duyuru yapılmadan bitirilmesinin veli, öğrenci ve özel okullar yönünden mağduriyete neden olduğu, yaşanan salgın dönemi nedeniyle 9., 10. ve 11. sınıflarda 05/10/2020 tarihinde ilk kez sadece uygulama dersleri için mesleki liselerde eğitimin başladığı dikkate alınarak 05/10/2020 tarihinin eğitim öğretim yılı başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihin kabul edilmemesi halinde ise 8. ve 12. sınıflar için seyreltilmiş yüz yüze eğitimin başlangıç tarihi olan 21/09/2020 tarihinin kabulünün gerektiğinin belirtildiği, okula kayıt olmak isteyen ya da nakil yaptırmak isteyen öğrencilerin eğitim öğretim desteğinden faydalanmalarını sağlamak adına 02/11/2020 tarihine kadar anılan destekten okulun ve öğrencilerin yararlandırılmasının talep edildiği, davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nca 15/10/2020 tarihinde verilen cevap ile bu taleplerinin Özel öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin Ek 1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi gerekçe gösterilerek reddedildiği, anılan düzenlemenin yaşanmakta olan pandemi gibi olağanüstü dönemleri dikkate alınmadan hazırlandığı, istisna bir hükmün Yönetmelikte yer almadığı, bu durumun Anayasa’nın 42. maddesine aykırı olduğu, düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediği, öte yandan; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda eğitim öğretim desteği ile ilgili usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın müşterek hazırlayacağı Yönetmelik’te belirleneceği hüküm altına alınmışken bu şekil şartına uyulmayarak Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan Yönetmelik’te anılan hususların düzenlendiği iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Organize sanayi bölgeleri içinde eve dışında açılacak mesleki ve teknik Anadolu Liselerini teşvik etmek amacıyla 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu’nun 12. Maddesine 04/07/2012 tarih ve 6353 sayılı Kanun’la üç, dört, beş ve altıncı fıkraların eklenerek; bu Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bir öğrenci için, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından başlamak üzere, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, her eğitim öğretim yılı itibarıyla Maliye Bakanlığı ile Bakanlık tarafından müştereken belirlenen tutarda, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten eğitim ve öğretim desteği yapılabileceğinin, Cumhurbaşkanı kararıyla, bu Kanun kapsamında organize sanayi bölgeleri dışında açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için de altıncı fıkradaki usul ve esaslar çerçevesinde eğitim ve öğretim desteği yapılabileceğinin, söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden isteneceğinin, bu süre içinde ödenmemesi halinde bu tutarların, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edileceğinin, bu fiillerin tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinlerinin iptal edileceğinin, bu konu ile ilgili öğrenci başarı durumu da dahil olmak üzere destek verilme kriterleri, hangi eğitim ve öğretim alanlarına destek verileceğine dair kurallar ile diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alındığı, anılan hükümler uyarınca eğitim öğretim desteğinin verilmesine ilişkin usul esasların dava konusu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde düzenlendiği, anılan Yönetmelik’te; “öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması” hususunun destek şartlarından birisi olarak düzenlendiği, içinde bulunduğumuz 2020-2021 eğitim öğretim döneminde de söz konusu şartın uygulandığı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2020-2021 eğitim öğretim döneminin başlangıç tarihinin 03/07/2020 tarih 2020/4 sayılı Genelge ile duyurulduğu, Kanun’un 12. maddesi uyarınca verilecek eğitim öğretim desteğine ilişkin farklı bir uygulamanın yapılmadığı savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Davacı tarafından iptali istenilen Yönetmeliğin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; “Öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması” hususunun destek verilme şartlarından birisi olarak düzenlendiği, anılan şartın içinde bulunduğumuz 2020-2021 eğitim öğretim döneminde de aynen uygulandığı, 2020-2021 eğitim öğretim yılı çalışma takviminin 03/07/2020 tarih ve 2020/4 sayılı Genelge ile duyurulduğu, anılan Genelgede birinci dönemin 31/08/2020 tarihinde başlayacağının açıkça belirtildiği, davacı tarafından Bakanlığa yapılan başvuru üzerine 15/10/2020 tarihli cevabi yazıda 2020-2021 eğitim öğretim dönemi için eğitim öğretim desteği verilebilmesi için 29/09/2020 tarihine (bu tarih dahil) kayıt ve nakil işlemlerinin yapılması gerektiği, bu tarihten sonra nakil kayıt onayı yapılan öğrencilerin eğitim öğretim desteğinden faydalanamayacaklarının belirtildiği, düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 20/03/2012 tarihli Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri içinde ve dışında açılacak Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerini teşvik etmek amacıyla 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 12. Maddesine 04/07/2012 tarih ve 6353 sayılı Kanun’la üç, dört, beş ve altıncı fıkraların eklenerek; bu Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bir öğrenci için, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından başlamak üzere, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, her eğitim öğretim yılı itibarıyla Maliye Bakanlığı ile Bakanlık tarafından müştereken belirlenen tutarda, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten eğitim ve öğretim desteği yapılabileceği, bu konu ile ilgili öğrenci başarı durumu da dahil olmak üzere destek verilme kriterleri, hangi eğitim ve öğretim alanlarına destek verileceğine dair kurallar ile diğer usul ve esasların Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alındığı, anılan hükümler uyarınca eğitim öğretim desteğinin verilmesine ilişkin usul esasların dava konusu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde yeraldığı, bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka, hizmet gereklerine ve dayanağı Kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğin Ek-1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davacı tarafından, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda eğitim öğretim desteği ile ilgili usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın müşterek hazırlayacağı Yönetmelik’te belirleneceği hüküm altına alınmışken bu şekil şartına uyulmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan Yönetmeliğin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğin “Yürütme” başlıklı 72. maddesinde yer alan; bu Yönetmeliğin Ek 1. Maddesi ile Geçici 3. Maddesinin Milli Eğitim Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı tarafından, diğer hükümlerinin Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütüleceği kuralı dikkate alındığında, davacının iddiasına itibar edilmeyerek işin esasının görüşülmesine karar verilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa ‘ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir.
Yine, Anayasa’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Milli Eğitim Bakanlığı” başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen “Görevler” başlıklı 301. maddesinde; “Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri sayılmıştır.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsadığı hüküm altına alınmıştır.
Yine, 5580 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde; “(Ek madde: 01.03.2014 – 6528 S.K/M. 12)
(İptal 1. fıkra: Anayasa Mahkemesi 13.07.2015 tarih ve E. 2014/88, K. 2015/68)
Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi halinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Dönüşüm programı kapsamındaki kurumları, aynı amaç ve niteliklerinin korunması şartıyla devralanlar, bu madde hükümlerinden Bakanlığın izni ile yararlandırılabilir.
Dönüşüm sürecinin bitiminde dönüşme talebinde bulundukları örgün eğitim kurumunun haiz olması gereken şartları karşılayamayanların kurum açma izinleri iptal edilerek faaliyetlerine son verilir. Bu durumdaki kurumlardan, teşvik uygulamaları kapsamında yararlandıkları (…) istisna, muafiyet ve haklar ile diğer teşviklerin parasal tutarının, ilgili teşvikten yararlandırılma tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi yapılacak tebligatla ilgililerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi halinde bu tutarlar anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğin Ek 1. Maddesinde; “(Ek madde: 23.10.2012 – 28450 S. R.G. Yön./1. md.)
(1) Özel mesleki ve teknik eğitim okullarına, Kanun gereği ücretsiz okutulacak öğrenciler hariç, öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her bir öğrenci için;
a) (Değişik bend: 03.07.2016 – 29761 s. R.G. Yön./18. md.) Okulun organize sanayi bölgesi içerisinde veya 21/3/2016 tarihli ve 2016/8660 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Eğitim Okullarında Öğrenim Gören Öğrencilere Eğitim Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Karar kapsamında 2016-2017 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere organize sanayi bölgesi dışında açılmış olması,
b) Organize sanayi bölgesi içerisinde açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde Takviye kursları, yemek, servis, pansiyon hizmetleri hariç, Eğitim ve öğretim desteği kapsamında olsun veya olmasın öğrencilerden hiçbir surette öğrenim ücreti alınmaması,
c) Her bir öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteği süresinin okulun öğretim süresini aşmaması, nakil yoluyla gelen öğrenciler için ise okulun kalan öğretim süresinden fazla olmaması,
ç) Öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması,
d) Öğrencinin okula devam ediyor olması ve devamsızlıktan başarısız duruma düşmemesi,
e) (Ek bend: 03.07.2016 – 29761 s. R.G. Yön./18. md.) Organize sanayi bölgesi dışında açılacak özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde okulun açıldığı il veya ilçe nüfusunun 20.000 ve üzerinde olması,
f) (Ek bend: 03.07.2016 – 29761 s. R.G. Yön./18. md.) Organize sanayi bölgesi dışında açılan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde, takviye kursları, yemek, servis, pansiyon hizmetleri hariç olmak üzere eğitim ve öğretim desteği kapsamındaki öğrencilerden tebliğde desteklenecek alan/dallarda belirlenen eğitim öğretim desteği tutarı kadar eğitim öğretim ücreti alınabilecek olması şartıyla eğitim ve öğretim desteği yapılabilir.
(2) Eğitim ve öğretim desteği verilecek okul tür, alan ve dalları ile her bir öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarı, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne, alanına ve dalına göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak her yıl Mayıs ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanacak olan tebliğde belirlenir.
(3) Eğitim ve öğretim desteği verilecek okul türü, alan ve dalların belirlenmesinde Kalkınma Planı hedefleri ve iş gücü ihtiyaç analizleri de dikkate alınır.
(4) (Değişik fıkra: 05.07.2014 – 29051 s. R.G. Yön./43. md.) Bir eğitim ve öğretim yılı için verilecek eğitim ve öğretim desteğinin % 35’i Kasım, %35’i Şubat ve %30’u da Haziran aylarında okula ödenir.
(5) Bu madde kapsamında işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin iş kazası, meslek hastalıkları ve hastalık sigortası primleri, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine göre kurumca ödenir.
(6) Bakanlık tarafından eğitim öğretimin niteliğini ve başarıyı değerlendirmeye yönelik yapılacak ölçme değerlendirme uygulamaları, bu madde kapsamında eğitim öğretim desteği ödenecek okullara da uygulanır.
(7) (Ek fıkra: 03.07.2016 – 29761 s. R.G. Yön./18. md.) Bu madde kapsamında eğitim öğretim desteğinden yararlanan öğrenciler bu Yönetmeliğin ek 2 nci maddesi kapsamındaki eğitim öğretim desteğinden faydalanamazlar.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan Anayasa’nın, 124. maddesi uyarınca, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri açıktır.
Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır.
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup, bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Anılan desteğin verilmesine ilişkin genel şartlar kanun koyucu tarafından belirlenmiştir. Buna göre; eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Özel öğretim Kurumları Yönetmeliğin’de okullara sağlanacak eğitim öğretim desteği ile eğitim öğretim desteğinden faydalanacak öğrenciler yönünden ikili bir ayrıma gidilmek suretiyle eğitim ve öğretim desteğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin Ek 1. Maddesinde, özel mesleki ve teknik eğitim okullarına verilecek eğitim öğretim desteğine ilişkin şartlar düzenlemiş olup; buna göre; okulun organize sanayi bölgesi içerisinde veya 21/3/2016 tarihli ve 2016/8660 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Eğitim Okullarında Öğrenim Gören Öğrencilere Eğitim Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Karar kapsamında 2016-2017 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere organize sanayi bölgesi dışında açılmış olması, bu okulların takviye kursları, yemek, servis, pansiyon hizmetleri hariç olmak üzere eğitim ve öğretim desteği kapsamında olsun veya olmasın öğrencilerden hiçbir surette öğrenim ücreti alınmaması, öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması, öğrencinin okula devam ediyor olması ve devamsızlıktan başarısız duruma düşmemesi, eğer okul organize sanayi bölgesi dışında ise okulun açıldığı il veya ilçe nüfusunun 20.000 ve üzerinde olması şartıyla eğitim ve öğretim desteği yapılabilecektir.
Burada, okul türü ile alan ve dalların belirlenmesinde Kalkınma Planı hedefleri ve iş gücü ihtiyaç analizlerinin de dikkate alınacaktır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, 12/10/2020 tarihli dilekçe ile davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurularak eğitimin yüz yüze başlamadığı ve pandemi sürecinde hayatın durma noktasına geldiği bir dönemde, okulların fiili olarak başlamadığı bir önceki yılın telafi eğitim dönemi olarak sadece online ders başlangıç tarihi olan 30/08/2020 tarihinin eğitim öğretim başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla eğitim öğretim desteği için başvuru sürecini 29/09/2020 tarihinde hiçbir duyuru yapılmadan bitirilmesinin veli, öğrenci ve özel okullar yönünden mağduriyete neden olduğu, yaşanan salgın dönemi nedeniyle 9., 10. ve 11. sınıflarda 05/10/2020 tarihinde ilk kez sadece uygulama dersleri için mesleki liselerde eğitimin başladığı dikkate alınarak 05/10/2020 tarihinin eğitim öğretim yılı başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihin kabul edilmemesi halinde ise 8. ve 12. sınıflar için seyreltilmiş yüz yüze eğitimin başlangıç tarihi olan 21/09/2020 tarihinin kabulünün gerektiğinin belirtildiği, okula kayıt olmak isteyen ya da nakil yaptırmak isteyen öğrencilerin eğitim öğretim desteğinden faydalanmalarını sağlamak adına 02/11/2020 tarihine kadar anılan destekten okulun ve öğrencilerin yararlandırılmasının talep edildiği, davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nca 15/10/2020 tarihinde verilen cevap ile bu taleplerinin Özel öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin Ek 1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.
Eğitime erişimi kolaylaştırmak, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden birinci derece sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevleri arasında yer almaktadır.
Anılan görev ve yetki çerçevesinde, davalı idarece eğitim öğretim hizmetinin sunumuna yönelik olarak, imkan ve fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla üst norm hükümlerine uygun olmak şartıyla ve toplumun ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak gerekli tedbirlerin alınmasında takdir yetkisine sahip olduğu tartışmasızdır.
Dava konusu düzenlemeye göre özel mesleki teknik okullara eğitim öğretim desteği verilebilmesi için, öğrencinin, o eğitim ve öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde okula kaydının veya eğitim ve öğretim desteği yapılan okullar dışındaki okullardan naklinin yapılmış olması gerekmektedir.
Mevzuattaki okula yeni kayıt olan öğrenci için eğitim öğretim desteği süresinin, okulun öğretim süresini, nakil yoluyla gelen öğrenciler için ise okulun kalan öğretim süresini aşamayacağı kuralı dikkate alındığında; eğitim öğretim desteği verilebilmesi için; eğitim öğretim yılının baz alınarak eğitim öğretim yılının başlamasından en geç otuz gün içerisinde kayıt veya nakil sürecinin tamamlanmış olması şartının aranmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, idarelerin hizmet alanlarına ilişkin olarak, sunacakları hizmet çerçevesinde, kendi bütçelerinden ayıracakları kaynak miktarının tespiti ile anılan miktarın etkin ve verimli bir şekilde kullanımı ve dağıtımına yönelik olarak; planlama ve bütçeleme ilkeleri çerçevesinde çalışma takvim oluşturmalarının “belirlilik” ve “şeffaflık” ilkelerinin de bir gereği olduğu izahtan varestedir.
Dolayısıyla, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli sunulmasına ilişkin sorumluluk çerçevesinde, gerek olağan dönemde gerekse salgın hastalık, tabi afet, doğa olayları vb. olağanüstü dönemlerde de yukarıda ifade edilen ilkeler uyarınca, davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenen çalışma takvimi çerçevesinde iş ve işlemlerin yürütülmesi gerektiği tartışmasız olup; davacının iddialarına itibar edilmemiştir.
Bu durumda, dayanağı üst norm hükümlerine uygun olan düzenleyici işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.