Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7325 E. , 2022/5920 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7325
Karar No : 2022/5920
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı): …Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2020 tarih ve E:2016/3879, K:2020/2178 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Uyuşmazlıkta; Malatya İl’i Battalgazi İlçesi …(…) Caddesi … İş Merkezi … nolu adreste bulunan işyerini avukatlık bürosu olarak kullanmak üzere kiralayan davacının, su aboneliği tesis etmek amacıyla davalı idareye başvurduğu, başvurunun kiralanan yere ait zorunlu deprem sigortasının bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği görülmüştür.
Mevzuat gereği zorunlu deprem sigortasına tabi binalar ve bağımsız bölümler için zorunlu deprem sigortasının malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından yaptırılacağı ve her yıl yenileneceği, zorunlu deprem sigortasının kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak yaptırılan su ve elektrik abonelik işlemlerinde, zorunlu deprem sigortasının varlığı ilgili kuruluşça kontrol edileceği belirtildiğinden, ilgili mevzuat çerçevesinde davalı idarenin zorunlu deprem sigortasının varlığı konusunda sadece kontrol yükümlülüğünün bulunduğu bunun dışında zorunlu deprem sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunmadığı açık olduğundan,
İdare Mahkemesince, 6305 sayılı Yasa’nın 11/3. maddesinde, Belediyelerin su abonelikleri yapılırken deprem sigortasının varlığını kontrolle yükümlü tutulmasının, anılan Yasa’nın amacı da dikkate alındığında zımni olarak deprem sigortası yapılmaması halinde su aboneliğinin yapılmaması anlam ve sonucunu da ihtiva ettiği aksinin kabulü halinde kanuni düzenlemenin hiç bir sonuç doğurmaması ve anlamsız hale gelmesi söz konusu olacağı gerekçesiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığından idare mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede öne sürülen düzeltme nedenleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uygun bulunduğundan düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2020 tarih ve E:2016/3879, K:2020/2178 sayılı kararı kaldırılarak işin esası yeniden incelendi.
Dava, Malatya İl’i Battalgazi İlçesi …(…) Caddesi … İş Merkezi … nolu adreste bulunan işyerini avukatlık bürosu olarak kullanmak üzere kiralayan davacının, su aboneliği tesis etmek amacıyla davalı idare nezdinde yaptığı başvurunun, kiralanan yere ait zorunlu deprem sigortasının bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, kiracıların zorunlu deprem sigortası yaptırma yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, malikin zorunlu deprem sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunduğu, su aboneliği işlemleri esnasında, abonelik işlemlerinin tesisi için zorunlu deprem sigortasının yapılmış olması gerektiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinde, su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak, Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu’nun 2. maddesinde, “İSKİ’nin görev ve yetkileri şunlardır: a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek”, (d) bendinde “Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak” hükmüne; Ek-5. maddesinde ise “Bu kanun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
6305 sayılı Afet Sigortalara Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde “Kurum: Doğal Afet Sigortaları Kurumunu” ifade edeceği belirtilmiş olup, “Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10. maddesinde,
“(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile
doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir.
(2) 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa tâbi olan veya kamu hizmet binası olarak kullanılan binalar ve bağımsız bölümler, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binalar ile 634 sayılı Kanun kapsamında olsalar dahi tamamı ikamet dışı amaçlarla kullanılan binalar zorunlu deprem sigortasına tâbi değildir.
(3) Birinci fıkrada belirtilen binalar ve bağımsız bölümler için malikler veya intifa hakkı sahipleri tarafından zorunlu deprem sigortası yaptırılır ve bu sigorta her yıl yenilenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun “Yükümlülerin saptanması ve sigortanın kontrolü” başlıklı 11. maddesinde;
“(1) Zorunlu deprem sigortasını yaptırmakla yükümlü olanlar, 10 uncu madde hükümleri çerçevesinde Kurum tarafından tespit edilir. Mahallî idareler dâhil kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, sigorta yükümlülerinin saptanmasına ve izlenmesine yönelik olarak Kurum tarafından kendilerinden istenecek bilgileri belirli aralıklarla ve düzenli olarak vermek zorundadır. Bu konudaki bilgi paylaşımı, gerektiği hâlde, elektronik ortamda yapılabilir.
(2) Tapu müdürlükleri, maliklerin veya intifa hakkı sahiplerinin taleplerine bağlı olarak tapu kütüğünde bu sigortaya tâbi bağımsız bölümler ve binalarla ilgili tescil işlemlerini veya tapuya kayıtlı taşınmazın kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşmesi hâli hariç olmak üzere terkin işlemlerini zorunlu deprem sigortasının yaptırıldığı ve işlem tarihi itibarıyla geçerli olduğu belgelenmedikçe yapamaz.
(3) Zorunlu deprem sigortasının kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak yaptırılan su ve elektrik abonelik işlemlerinde, zorunlu deprem sigortasının varlığı ilgili kuruluşça kontrol edilir. Bu kontrol, gerektiği hâlde, Kurum tarafından elektronik ortamda sağlanan bilgi ve olanaklar ile yapılabilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Malatya İl’i Battalgazi İlçesi …(…) Caddesi … İş Merkezi … nolu adreste bulunan işyerini avukatlık bürosu olarak kullanmak üzere kiralayan davacının, su aboneliği tesis etmek amacıyla 27.07.2015 tarihinde davalı idareye başvurduğu, başvurunun kiralanan yere ait zorunlu deprem sigortasının bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu’nun “Yükümlülerin saptanması ve sigortanın kontrolü” başlıklı 11. maddesinin taslak gerekçesinde: “Madde 11- Madde ile, Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalara katılımın ve sigortanın sürekliliğinin sağlanması bakımından, sigorta yükümlülerinin saptanması ve izlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler öngörülmüştür.
Bu çerçevede, mahallî idareler dahil kamu kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin, sigorta yükümlülerinin saptanması ve izlenmesine yönelik olarak Kurum tarafından kendilerinden istenecek bilgileri düzenli olarak vermeye zorunlu oldukları hüküm altına alınmaktadır. Bu sayede Kurum, ülkedeki yapı stokuyla ilgili daha sağlıklı bir veri tabanı oluşturabilecek, kurumlararası işbirliği için gerekli uygulamaları geliştirebilecek ve bu işbirliği sürecindeki bilgi paylaşımının gerektiği takdirde elektronik ortamda gerçekleştirilmesi sağlanarak sigorta yapmakla yükümlü olanlar daha etkin bir şekilde takip edilebilecektir.
Ülkemizde uygulanmakta olan diğer zorunlu sigortalarda, alınan tedbirlere rağmen sigorta yaptırmayanların bulunduğu bilinen bir gerçektir. Bu nedenle, Kanun kapsamındaki zorunlu sigortaların uygulamasında istenilen düzeyde başarıya ulaşılması için çeşitli kontrol mekanizmalarının etkin bir şekilde devreye sokulması kaçınılmaz olmaktadır. Bunu sağlayabilmek için, zorunlu deprem sigortasının yaptırılmış ve sigorta sözleşmesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olduğu alıcı tarafından belgelenmedikçe tapu sicil müdürlüklerinin, maliklerin veya intifa hakkı sahiplerinin taleplerine bağlı olarak tapu kütüğünde bu sigortaya tâbi bağımsız bölümler ve binalarla ilgili tescili veya terkini gerektiren işlemleri yapamayacakları hüküm altına alınmaktadır. Bunun tek istisnası, tapuya kayıtlı bir taşınmazın kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşmesi için yapılan terkin işlemidir.
Benzer şekilde, Kanun kapsamında zorunlu deprem sigortasının kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak malik veya intifa hakkı sahipleri tarafından yaptırılan su ve elektrik abonelik işlemlerinde ve bu hizmetlerin temini süresince zorunlu deprem sigortasının yaptırılması şartı aranacağı hüküm altına alınmaktadır.
Ayrıca, uygulamada meydana gelebilecek çeşitli durumların karşılanabilmesi ve ortaya çıkabilecek sorunların giderilebilmesi için bu konuda alt düzenlemeye olanak sağlanmaktadır.” ifadeleri yer almıştır.
Değişiklik gerekçesi olarak ise: “11 inci maddesi; (3) numaralı fıkrası; zorunlu deprem sigortasının kiracıların yaptığı su ve elektrik abonelik işlemlerinde de kontrolünün yapılabilmesini sağlayacak şekilde değiştirilmesi ve ilave bürokratik işlem yükü oluşturmadan elektronik bilgi paylaşımı yoluyla kontrol uygulamaları geliştirilmesine yönelik bir hükmün fıkraya eklenmesi suretiyle,
Sigortalılık oranının artırılabilmesi amacıyla Kurumun apartman ve sitelerin yönetimleri ile çeşitli kontrol uygulamaları geliştirmesine imkân sağlayan bir hükmün yeni (5) numaralı fıkra olarak maddeye eklenmesi suretiyle, kabul edilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu durumda; 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu’nun 10. madde ve 11. maddeleri ile yukarıda yer verilen Kanunun gerekçesi bir bütün olarak ele alındığında su aboneliğinin yapılması sırasında deprem sigortasının da mevcut olması gerektiği açık olup; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dairemizce verilen 03.06.2020 tarih ve E:2016/3879, K:2020/2178 sayılı bozma kararında yer alan gerekçelerle düzeltme isteminin reddi ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.