Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7427 E. , 2022/6847 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7427
Karar No : 2022/6847
TEMYİZ EDENLER : 1) (DAVACILAR) Kendi Adlarına Asaleten Çocukları …’e Velayeten …, …
VEKİLİ : Av. …
2) (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ağrı ili, Patnos ilçesi, …Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi olan …’in 11/01/2016 tarihinde ders esnasında bir öğrencinin elindeki sopayı fırlatması sonucunda sol gözünü kaybetmesi nedeniyle … için 250.000,00-TL maddi, 500.000,00-TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 75,000,00-TL manevi olmak üzere toplam 900.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; öğrencinin okulun gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında gerekli gözetim ve denetim görevinin yapılmaması nedeniyle meydana gelen olayda davalı idarenin oluşan zararı tazmin sorumluğunun bulunduğu, …’in iş göremezlik oranı da dikkate alınarak maddi zararın tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor hükme esas alınarak, maddi tazminatın 168.240,33-TL’lik kısmının kabulüne; olayın oluş şekli, oluşan zarar ve zararın niteliği dikkate alındığında, davacı … için 30.000,00-TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 10.000,00-TL manevi tazminatın kabulüne, hükmedilen tutara davacıların idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, asgari ücret üzerinden yapılan bilirkişi hesaplamasının hakkaniyete aykırı olduğu, takdir edilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğu, vekalet ücreti yönünden de kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğu, sebepsiz zenginleşmeye neden olunduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiş olup, davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların çocuğu …’in … Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi iken 11/01/2016 tarihinde ders esnasında bir öğrencinin elindeki sopayı fırlatması sonucunda sol gözünü kaybetmesi nedeniyle çocuk için 250.000,00-TL maddi, 500.000,00-TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 75,000,00-TL manevi olmak üzere toplam 900.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ‘Yargılama giderlerinin kapsamı’ başlıklı 323. maddesinin (a) fıkrasında; başvurma, karar ve ilam harçları, yargılama giderleri arasında sayılmış, ‘Yargılama giderlerinden sorumluluk’ başlıklı 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı düzenlenmiş, ‘Yargılama giderlerine hükmedilmesi’ başlıklı 332. maddesinde; “Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.
” hükmüne, ‘Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili’ başlıklı 339. maddesinde; “Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur…” hükmüne yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ‘Mevzuu’ başlıklı 2. maddesinde; yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu, ‘Mükellef’ başlıklı 11. maddesinde; genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, ‘Harçdan müstesna işlemler’ başlıklı 13. maddesinin (j) fıkrasında; Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu belirtilmekle birlikte, parantez içi hükmünde yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline igili yargı merciince karar verileceği düzenleme altına alınmış olup, ‘Harç alma ölçüleri’ başlıklı 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı, ‘Değer esası’ başlıklı 16. maddesinde; değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu, ‘Harcın nispet’ başlıklı 21. maddesinde; yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği, ‘Nispi harclarda ödeme zamanı’ başlıklı 28. maddesinde ise; (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın maddi ve manevi tazminata ilişkin temyiz istemleri yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esas bakımından hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın hükmedilen yargılama giderine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme:
… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında; “Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan, nihai olarak kabul edilen 218.240,33.-TL üzerinden hesaplanan 14.908,00.-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili gerekmekte ise de, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle Hazine üzerinde bırakılmasına,…,Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan 29,20.-TL başvuru harcı, Resmi posta avansından karşılanan 156,00.-TL posta gideri, 4,30.-TL vekalet harcı ve 500,00.-TL bilirkişi gideri toplamı olan 689,50.-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 250,79 -TL’sinin,…,davalı idareden alınarak davacılara verilmesine” şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, yargılama giderlerine hükmedilmesi kamu düzeninden olup re’sen incelenerek, bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının tümüyle haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletileceği, nispi karar harcı dışında kalan yargılama giderleri için haklılık oranına göre değerlendirme yapılacağı, hususu açıktır.
Bu durumda, hüküm fıkrasında yer alan “Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan, nihai olarak kabul edilen …-TL üzerinden hesaplanan …-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili gerekmekte ise de, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle Hazine üzerinde bırakılmasına,…,Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan …-TL başvuru harcı, Resmi posta avansından karşılanan …-TL posta gideri, …-TL vekalet harcı ve …-TL bilirkişi gideri toplamı olan …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre …-TL’sinin,…,davalı idareden alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin, “Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan nihai olarak kabul edilen …-TL üzerinden hesaplanan …-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,…,Davacıların adli yardım talebi kabul edilmesi nedeniyle tahsil olunmayan toplam …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre …-TL’sinin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davacıların adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,
4. Kesin olarak, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.