Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7582 E. , 2022/5786 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7582
Karar No : 2022/5786
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, … Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17/1-ç-(4) maddesi uyarınca “Terör örgütü mensuplarını veya suç işleyenleri saklamak, yerini bildiği halde söylememek veya suç delillerini yok etmek” fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 07/08/2018 tarihli Adıyaman Valiliği olurlu işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı ile akrabası olan güvenlik korucusu M.Y.’nin, olay tarihi olan 17/07/2018 tarihinde … Köyü güvenlik korucusu nöbet noktası olan Altılı Köprü mevkinde görevli bulundukları esnada M.Y.’nin ailesinin köy içerisinde bulunan komşuları ile kavga ettiğini öğrenmesi üzerine M.Y.’nin nöbet noktasını izinsiz terk ederek nöbet noktasının aşağısında bulunan yola indiği, söz konusu komşularının araçla yoldan geçişi sırasında havaya iki el ateş ettiği ve olay yerine gelen güvenlik güçlerine tabancasını teslim ettiği, barut kokusunun olduğu ve atım yatağında ise barut izlerinin halen bulunduğu, yapılan aramalarda boş kovanların bulunamadığı ancak M.Y. ‘nin alınan ifadesinde özetle ”… komşularının geçişi sonrasında havaya iki el teş ettiğini, sonrasında nöbet yerine geri döndüğünü, elinde getirdiği boş kovanları davacıya verdiğini, davacıya sonrasında kovanları sorduğunda davacının kovanları araziye attığını…”, belirttiği, davacının da alınan ifadesinde özetle ”M.Y. nin nöbet noktasından alt yola geçtiği esnada M.Y. tarafından havaya iki el ateş edildiğini, sonrasında M.Y.’nin yanına geldiğini, M.Y.’nin kendisine annesinin hakarete uğramasının zoruna giitiğini, bu sebeple havaya iki el ateş ettiğini söylediğini, iki adet boş kovan mermisini kendisine verdiğini, kendisinin de herhangi bir art niyeti olmaksızın karanlıkta araziye fırlattığını, M.Y.’ye güvenlik korucusu olduğunu ve neden böyle bir şey yaptığını söylediğini” belirttiği, davacının ifadesinde olaya ilişkin ikrarından, davacı ile birlikte aynı nöbet noktasında görevli bulunan güvenlik korucusu olan akrabası ve aynı zamanda silahlı tehdit olayına karışan M.Y.’nin ifadesinden ve olay tarihinde tutulan tutanaklardan davacının silahla tehdit olayı sonrasında diğer korucu M.Y.’nin silahından çıkan boş kovanları suç delillerini yok etmek kastıyla araziye attığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı; ayrıca, davacı hakkında açılan ‘Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme” suçuna ilişkin davada, … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasında davanın devam ettiği, M.Y. hakkında açılan ‘silahla tehdit’ suçuna ilişkin davada ise … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ kararı verildiği, yine M.Y. tarafından güvenlik koruculuğu görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali yönünde açılan davada Mahkemenin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, öte yandan, dava dilekçesinde davacının savunması alınmadan görevine son verilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği belirtilmiş ise de davacının 20/07/2018 tarihinde alınan ifade tutanağında, disiplin suçunu oluşturan eylemin açık bir şekilde belirtildiği, görev yerinden izinsiz olarak ayrıldığını kabul ettiği ve olayla ilgili eklemek istediği başka bir hususun bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından davacının ayrıca savunmasının alınmamasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin dava konusu işleme yönelik olarak ifadesinin alınmadığı, müvekkilinin ve olaya karışan diğer korucunun fiilleri karşılığı verilen cezaların ağır olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘UN DÜŞÜNCESİ : Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; “dava dilekçesinde davacının savunması alınmadan görevine son verilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği belirtilmiş ise de davacının 20/07/2018 tarihinde alınan ifade tutanağında, disiplin suçunu oluşturan eylemin açık bir şekilde belirtildiği, görev yerinden izinsiz olarak ayrıldığını kabul ettiği ve olayla ilgili eklemek istediği başka bir hususun bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından davacının ayrıca savunmasının alınmamasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.” şeklinde belirtilmişse de; dosya da bulunan 19/07/2018 tarihli Disiplin Soruşturması konulu … Kaymakamlığı yazısı ile disiplin soruşturmasında soruşturmacı-muhakkik olarak Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığı personelinin seçildiği, Mahkeme kararında belirtilen 20/07/2018 tarihli ifade tutanağında da söz konusu personelin bulunduğu, Disiplin Soruşturma Raporunda da 20/07/2018 tarihli ifade tutanağının belirtildiği, bu durumda davacı hakkında soruşturma yürütüldüğü, savunmasının alındığı, ancak dava konusu işleme ilişkin evraklarda savunmanın ifade tutanağı olarak nitelendirildiği görüldüğünden davacı vekilinin savunma alınmadığına ilişkin iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi, … Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, akrabası güvenlik korucusu M.Y. ile 17/07/2018 tarihinde … Köyü güvenlik korucusu nöbet noktası olan … mevkinde görevli bulundukları esnada diğer korucunun ailesinin köy içerisinde bulunan komşuları ile kavga ettiğini öğrenmesi üzerine nöbet noktasını izinsiz terk ederek nöbet noktasının aşağısında bulunan yola inerek komşularının araçla yoldan geçişi sırasında havaya iki el ateş ederek iki adet boş kovan mermisini davacıya vermesi, davacının da dosyada yer alan kendi beyanı ile herhangi bir art niyeti olmaksızın boş kovanları karanlıkta araziye fırlatması üzerine olay yerinde bulunan güvenlik güçlerinin davacı ve diğer korucunun silahlarını almasıyla ortaya çıkan olay nedeniyle Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17/1-ç-(4) maddesi uyarınca “Terör örgütü mensuplarını veya suç işleyenleri saklamak, yerini bildiği halde söylememek veya suç delillerini yok etmek” fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin “Disiplin Cezaları” başlıklı 17. maddesinin ç ‘görevden çıkarma’ başlıklı 1. bendinde; ‘(1) Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. “Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:” hükmü, aynı maddenin 4. bendinde; “Terör örgütü mensuplarını veya suç işleyenleri saklamak, yerini bildiği halde söylememek veya suç delillerini yok etmek” hükmü, “Disiplin cezası vermeye yetkili amirler” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; ‘Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.’ hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili maddelerinin incelenmesinden; görevden çıkarmanın, anılan Yönetmeliğin 17. maddesinde “Disiplin cezaları” başlığı altında sayılması nedeniyle disiplin yaptırımı niteliğinde bir işlem olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bu işlemler, anayasal ve yasal düzenlemelerde disiplin yaptırımları için belirlenen ilkelere uyularak tesis edilmelidir. Bununla birlikte, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nde disiplin yaptırımları ile ilgili olarak ayrıca bir usul belirlenmediği görüldüğünden, bu konuda genel hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir.
Davacıya “Terör örgütü mensuplarını veya suç işleyenleri saklamak, yerini bildiği halde söylememek veya suç delillerini yok etmek” fiili nedeniyle dava konusu görevden çıkarma işleminin uygulandığı, dosya kapsamında yapılan incelemede, olaya ilişkin 17/07/2018 tarihli tutanak ve Disiplin Soruşturma Raporu ve 20/07/2018 tarihli İfade Alma Tutanağının bulunduğu, ancak davacının olaya ilişkin savunmasının dosyada bulunmadığı, dava konusu görevden çıkarmanın da yukarıda izah edilen mevzuata göre, disiplin yaptırımı olması ve savunma hakkı verilmeden disiplin yaptırımı uygulanamayacağı düzenlemesi gereği, dava konusu işlem için de ayrıca savunma alınması gerekirken davacının savunmasının alınmadığı görülmüştür. Her ne kadar dosya da davacıya ait ifade tutanağı bulunsa da, ifade tutanağının idari soruşturma kapsamında alınması gereken savunma olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Ayrıca dava konusu işlem ile davacının suç delillerini yok etmek fiiline dayalı olarak görevine son verildiği, davacının nöbet yerinin yakınındaki yola inerek, ailesine hakaret eden komşularının geçişi sırasında havaya ateş eden korucu arkadaşına ait boş kovanları araziye fırlatması fiilinin ilgili Yönetmelik kapsamında bir itaatsizlik teşkil ettiği açıksa da göreve son verme yaptırımının davacının yaptığı fiil dikkate alındığında ölçülülük kriterine uygun olmadığı, davacıya Yönetmelik kapsamında eylemine uygun farklı bir yaptırımın uygulanabileceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.