Danıştay Kararı 8. Daire 2020/992 E. 2022/6784 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/992 E.  ,  2022/6784 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/992
Karar No : 2022/6784

DAVACI : …’e velayeten …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … , Av. …

DAVANIN KONUSU :
07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin ”Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için açılan ortaöğretim kurumları” başlıklı 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmelik hükmünün engelli bireylerin yükseköğrenim hakkını kısıtladığı, anılan hükmün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, Engelli Hakları Sözleşmesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ruhuna ve ilgili maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
İlköğretim programlarını tamamlayan, genel veya mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ve hafif düzeyde otizmi olan öğrenciler ile görme veya işitme yetersizliği olan öğrenciler için iş ve mesleğe yönelik bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla gündüzlü özel eğitim meslek okullarının açıldığı, anılan okullarda Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce geliştirilmiş özel eğitim meslek okulu meslek programları ve akademik programları özel eğitim meslek okulu haftalık ders çizelgesi doğrultusunda uygulandığı, anılan öğretim programlarının kazanımıyla farklılaştığından özel eğitim meslek okullarından alınan özel eğitim meslek okulu diplomasının genel ortaöğretim ve mesleki ve teknik ortaöğretim mezuniyet belgesine denkliğinin bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin kapsam ve düzenlediği alan itibariyle ilgili üst normlara ve hizmetin niteliklerine uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerekmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin ”Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için açılan ortaöğretim kurumları” başlıklı 32. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” 10. maddesinde “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42. maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde ise “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun “Eğitim” kenar başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında ise “Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 45. maddesinde ise “ Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır:
a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.
b. Yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü ikiyüzelli, en büyüğü beşyüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretim başarı puanının yüzde onikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdan alınan puana eklenir.
c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ile bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulu kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir.
d. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/25 md.) Bir mesleğe yönelik program uygulayan liselerin mezunlarının, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek aynı alanda bir önlisans programına yerleşmelerinde, merkezi sınavlardan almış oldukları puanlara bu fıkranın (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı ve bu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak puan eklenir.”….hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde “Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmeleri esas olmakla birlikte bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıfları da açılabilir.”, 19. maddesinin 1. fıkrasında “Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin devam ettiği özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarında Bakanlıkça hazırlanan ilköğretim veya mesleki ve teknik eğitim programları ile öğrencilerin eğitim ihtiyaçları ve özelliklerine göre hazırlanmış özel eğitim programları uygulanır.”, 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde “Ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir.”, 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde “Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için merkezi sistem sınavlarında gerekli tedbirler alınır.”, 28. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ” Yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programları uygulanır.”, 28. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diploma (EK-8 veya EK-9) düzenlenir.”, 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinde ise “Dönem sonlarında öğrencilere karne verilir. Öğrencilere mezun olduklarında Özel Eğitim Meslek Okulu Diploması (EK-8) düzenlenir. Bu diploma, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamaz. Ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diploma bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlar.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; hiç kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, yükseköğretime giriş ve yerleştirme işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre tüm adaylar yönünden imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla yapılması gerektiği, engellilerin özel durumları ve farklılıkları dikkate alınmak suretiyle yeteneklerinin, zihinsel ve fiziksel becerilerinin gelişiminin sağlanması ve genel eğitim sisteminden dışlanmamaları ve eğitim haklarından etkili bir şekilde yararlanmaları amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve devletin bu kapsamda bazı düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Dava konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeleri incelediğimizde ise; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmelerinin esas olduğu ancak bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıflarının da açılabileceği, tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetleri sunan özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarında ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diplomanın düzenleneceği ve bu öğrenciler yönünden merkezi sistem sınavlarında gerekli tedbirlerin alınacağı; okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında açılan ve özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programlarının uygulanacağı ve özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diplomanın düzenleneceği, ayrıca bu bireyler için mesleki eğitim veren okulların da açılabileceği, bu kapsamda ilköğretim programlarını tamamlayan; genel veya mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ve hafif düzeyde otizmi olan öğrenciler ile görme veya işitme yetersizliği olan öğrenciler için iş ve mesleğe yönelik bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla açılan gündüzlü özel eğitim meslek okullarından mezun olan öğrencilere özel eğitim meslek okulu diploması düzenleneceği, bu diplomanın, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamayacağı ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diplomanın bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlayacağı anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise; davacının kızının … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler için açılan özel eğitim sınıfında eğitim gördüğü, anılan özel eğitim sınıfında özel eğitim meslek okullarında uygulanan özel eğitim programının takip edildiği ve 14/06/2019 tarihinde anılan okuldan mezun olan davacının kızına özel eğitim meslek okulu diploması düzenlendiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; devletin engelli bireylerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması noktasında kapsayıcı olması ve engelli bireylerin eğitim sisteminden dışlanmalarına neden olacak düzenlemelerden kaçınması gerektiği anlaşılmış olup; dava konusu Yönetmelik hükmünün engelli bireylerin yükseköğretime giriş hakkını elinden aldığı ve bu durumun engelli bireylerin eğitim hakkını ihlal ettiği ve fırsat eşitliğine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 23.11.2022 tarihinde, davalı idare vekili Av. …’nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, davacı vekilinin başka bir dava sebebiyle duruşmaya katılamayacağına dair sunduğu mazeretinin kabulüne yönelik istemi reddedilerek yokluğunda açık duruşmaya başlandı. Davalı vekiline usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra davalı vekiline son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin ”Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için açılan ortaöğretim kurumları” başlıklı 32. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davacının hukuka aykırılık iddialarının dava konusu edilen Yönetmeliğin 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendine ilişkin olduğu anlaşılmış olup; Dairemizce hukuki denetim Yönetmeliğin 32/3-m maddesi yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu’na göre davacının kızında hafif mental retardasyon olduğu, 14/06/2019 tarihinde … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hafif düzeyde zihinsel engelliler alanından mezun olduğu ve davalı idarece davacıya özel eğitim meslek okulu diploması verildiği anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” 10. maddesinde “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42. maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde ise “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.

03/12/2008 tarihli ve 5825 sayılı Kanun’la onaylanması uygun bulunan Birleşmiş Milletler “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme”nin “Eğitim” başlıklı 24. maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin eğitim hakkını tanır. Taraf Devletler, bu hakkın fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri içine almasını ve ömür boyu öğrenim imkanı sağlar. Bunun için aşağıdaki hedefler gözetilmelidir:
(a) İnsan potansiyelinin, onur ve değer duygusunun tam gelişimi ve insan haklarına, temel özgürlüklere ve insan çeşitliliğine saygı duyulmasının güçlendirilmesi;
(b) Engellilerin; kişiliklerinin, yeteneklerinin, yaratıcılıklarının, zihinsel ve fiziksel becerilerinin potansiyellerinin en üst derecesinde gelişiminin sağlanması;
(c) Engellilerin özgür bir topluma etkin bir şekilde katılımlarının sağlanması.
2. Taraf Devletler bu hakkın yaşama geçirilmesi için aşağıda belirtilenleri sağlar:
a) Engelliler engelleri nedeniyle genel eğitim sisteminden dışlanmamalı ve engelli çocuklar engelleri nedeniyle parasız ve zorunlu ilk ve ortaöğretim olanaklarının dışında tutulmamalıdır;
(b) Engelliler yaşadıkları çevrede bütünleştirici, kaliteli ve parasız ilk ve orta öğretime diğer bireylerle eşit olarak erişebilmelidir;
(c) Bireylerin ihtiyaçlarına göre makul düzenlemeler yapılmalıdır;
(d) Engellilerin genel eğitimden etkin bir şekilde yararlanabilmeleri için genel eğitim sistemi içinde ihtiyaç duydukları desteği almalıdır;
(e) Engellilere yönelik bireyselleştirilmiş etkin destekleyici tedbirler, engellilerin tam katılımı hedefine uygun olarak, akademik ve sosyal gelişimi artırıcı ortamlarda sağlanmalıdır.” hükümleri bulunmaktadır.
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun “Eğitim” kenar başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında ise “Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 45. maddesinde ise “ Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır:
a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.
b. Yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü ikiyüzelli, en büyüğü beşyüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretim başarı puanının yüzde onikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdan alınan puana eklenir.
c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ile bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulu kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir.
d. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/25 md.) Bir mesleğe yönelik program uygulayan liselerin mezunlarının, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek aynı alanda bir önlisans programına yerleşmelerinde, merkezi sınavlardan almış oldukları puanlara bu fıkranın (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı ve bu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak puan eklenir.”….hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde “Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmeleri esas olmakla birlikte bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıfları da açılabilir.”, 19. maddesinin 1. fıkrasında “Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin devam ettiği özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarında Bakanlıkça hazırlanan ilköğretim veya mesleki ve teknik eğitim programları ile öğrencilerin eğitim ihtiyaçları ve özelliklerine göre hazırlanmış özel eğitim programları uygulanır.”, 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde “Ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir.”, 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde “Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için merkezi sistem sınavlarında gerekli tedbirler alınır.”, 28. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ” Yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programları uygulanır.”, 28. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diploma (EK-8 veya EK-9) düzenlenir.”, 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinde ise “Dönem sonlarında öğrencilere karne verilir. Öğrencilere mezun olduklarında Özel Eğitim Meslek Okulu Diploması (EK-8) düzenlenir. Bu diploma, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamaz. Ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diploma bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlar.” düzenlemesi bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; hiç kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, yükseköğretime giriş ve yerleştirme işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre tüm adaylar yönünden imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla yapılması gerektiği, engellilerin özel durumları ve farklılıkları dikkate alınmak suretiyle yeteneklerinin, zihinsel ve fiziksel becerilerinin gelişiminin sağlanması ve genel eğitim sisteminden dışlanmamaları ve eğitim haklarından etkili bir şekilde yararlanmaları amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve devletin bu kapsamda bazı düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin muhtelif kararlarında eğitim hakkının yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına (…, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, …, B. No: 2012/606, 20/2/2014), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına etkili bir biçimde erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına (… ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014) ve kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklinde bir negatif ödev yüklediğine (… ve diğerleri, B. No: 2014/20527, 22/11/2017; …, B. No: 2012/782, 26/6/2014) karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeleri incelediğimizde ise; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmelerinin esas olduğu ancak bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıflarının da açılabileceği, tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetleri sunan özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarında ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diplomanın düzenleneceği ve bu öğrenciler yönünden merkezi sistem sınavlarında gerekli tedbirlerin alınacağı; okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında açılan ve özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programlarının uygulanacağı ve özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diplomanın düzenleneceği, ayrıca bu bireyler için mesleki eğitim veren okulların da açılabileceği, bu kapsamda ilköğretim programlarını tamamlayan; genel veya mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ve hafif düzeyde otizmi olan öğrenciler ile görme veya işitme yetersizliği olan öğrenciler için iş ve mesleğe yönelik bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla açılan gündüzlü özel eğitim meslek okullarından mezun olan öğrencilere özel eğitim meslek okulu diploması düzenleneceği, bu diplomanın, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamayacağı ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diplomanın bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlayacağı anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise; davacının kızının … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler için açılan özel eğitim sınıfında eğitim gördüğü, anılan özel eğitim sınıfında özel eğitim meslek okullarında uygulanan özel eğitim programının takip edildiği ve 14/06/2019 tarihinde anılan okuldan mezun olan davacının kızına özel eğitim meslek okulu diploması düzenlendiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; devletin engelli bireylerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması noktasında kapsayıcı olması ve engelli bireylerin eğitim sisteminden dışlanmalarına neden olacak düzenlemelerden kaçınması gerektiği anlaşılmış olup; dava konusu Yönetmelik hükmünün engelli bireylerin yükseköğretime giriş hakkını elinden aldığı ve bu durumun engelli bireylerin eğitim hakkını ihlal ettiği ve fırsat eşitliğine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca Anayasa’nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüş olup; Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan “Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile bu konuda yasama organına bir takdir alanı bırakıldığından, engelli bireylerin eğitim hakkını kısıtlayan dava konusu düzenleyici işlem bu yönüyle de hukuka aykırı bulunmuştur.

Öte taraftan, davalı idarece her ne kadar dava konusu edilen düzenlemenin 01.07.2021 tarih ve 31528 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirildiği ve yeni değişiklikle birlikte bu kapsamda bulunan bireylerin yükseköğretime devam edebilmelerine imkan sağlandığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüşse de, dava konusu düzenlemeye dayalı bireysel işlemlerin tesis edildiğinin anlaşılması nedeniyle dava konusu edilen düzenlemenin hukuki denetiminde tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, salt sonradan yapılan değişiklik sebebiyle davanın konusuz kaldığı düşüncesiyle karar verilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin ”Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için açılan ortaöğretim kurumları” başlıklı 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.