Danıştay Kararı 8. Daire 2021/1124 E. 2021/1590 K. 16.03.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1124 E.  ,  2021/1590 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1124
Karar No : 2021/1590

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ

Davacı … Madencilik San.ve Tic. A.Ş. vekili Av. … tarafından; Çanakkale ili, Ezine ilçesinde bulunan ER:… sicil … numaralı maden sahasına ilişkin 2018/01-12 dönemine ait 17.567,00-TL maden ruhsatı harcının tahsili amacıyla kendi adlarına tanzim ve tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emri işleminin iptali istemiyle Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne karşı açılan davada; İstanbul … İdare Mahkemesi’nin; madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmadığından, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın (madenin) bulunduğu Çanakkale İlinin yetki yönünden bağlı olduğu yer idare mahkemesi olan Çanakkale İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin … gün ve E:… , K:… sayılı yetki ret kararı ile Çanakkale İdare Mahkemesi’nin, iptali istenen uyuşmazlığa konu işlemin, Maden Kanunu’ndan kaynaklanan kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca tanzim edilen ödeme emri olduğu, özel kanun olan 6183 sayılı Kanun’da yetkili mahkemenin “alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu” olarak, 2577 sayılı Kanunun 32. maddesinde öngörülen genel yetki kuralına uygun biçimde belirlendiği, ödeme emrine karşı açılan davalarda 6183 sayılı Kanun’da gösterilen sebepler yönünden yargılama yapılması gerektiğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 34/1. maddesine göre değil de, Kanunun 32/1. maddesi uyarınca genel hükümlere göre dava konusu işlemi tesis eden Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün bulunduğu yer olan İstanbul İdare Mahkemesinin bu davanın görüm ve çözümünde yetkili olduğuna ilişkin … günlü, E:… ; K:… sayılı yetki ret kararıyla ortaya çıkan yetki uyuşmazlığı üzerine 2577 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca oluşturulan dosya incelenerek gereği düşünüldü.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ”Davalarda Genel Yetki” başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır.
İşlemin dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.” düzenlemesine yer verilmiş; 2576 sayılı Kanun ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile vergi itiraz komisyonları kaldırılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun uyarınca borçlunun bulunduğu yer tahsil dairesince düzenlendiği, taşınmaz mallarla ilgili olarak yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun 34/1. maddesinde sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan bir işlem olmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması nedeniyle, anılan Kanunun genel yetki kuralını düzenleyen 32. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun anılan hükmü uygulanarak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğunun belirlenmesine, dosyanın İstanbul … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Çanakkale İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 16/03/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, Çanakkale ili, Ezine ilçesinde bulunan ER:… sicil … numaralı maden sahasına ilişkin 2018/01-12 dönemine ait 17.567,00-TL maden ruhsatı harcının tahsili amacıyla kendi adlarına tanzim ve tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emri işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin 1. fıkrasında “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir ” hükmü yer almaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun taşınmaz mülkiyetinin kapsamı başlıklı 718. maddesinde, arazi üzerindeki mülkiyetin, altındaki arz katmanı ve kaynakları da kapsadığı belirtilmiş olup, madenlerin önemine binaen Maden Kanunu’nun 4. maddesinde, madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulunduğu arazi mülkiyetine tabi olmadığı düzenlenmiştir.
Bu durumda, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Çanakkale İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Çanakkale İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu görüş ve kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.