Danıştay Kararı 8. Daire 2021/1515 E. 2022/4799 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1515 E.  ,  2022/4799 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1515
Karar No : 2022/4799

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Tarım Nakliyat Tekstil İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA KATILAN : … Turizm ve Madencilik Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur ili Merkez ilçesi …. Köyü sınırları içerisinde bulunan … nolu doğal mineralli su işletme ruhsatının sahibi davacı şirket tarafından, söz konusu ruhsatın mücavirinde bulunan … Turizm ve Madencilik A.Ş.’ye ait … no’lu doğal mineralli su işletme ruhsatının, kendi ruhsat alanına zarar verdiğinden bahisle bu işletme ruhsatının iptali istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve E… sayılı işlemi ile Burdur İl Özel İdaresi’nin … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait kuyu ile müdahil şirket tarafından açılan ve açılması planlanan kuyular arasındaki mesafenin Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinde düzenlenen mesafe şartını sağladığı, bilirkişi raporunda, davacıya ait kuyu ile müdahil tarafından açılan kuyunun bulunduğu … karmaşığının Burdur Fayının segmentleri tarafından kesildiği ve bu nedenle söz konusu kuyuların kaynağını iki farklı zondan aldığı, kuyular arasındaki mesafe gözetildiğinde her iki kuyunun birbirini etkileme olanağının bulunmadığı hususlarının belirtildiği, ayrıca davacı şirkete ait ruhsata ilişkin bloke alan belirlemesi de yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda müdahil şirkete verilen işletme ruhsatının mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığı, MTA tarafından yapılan kuyu etkileşim testlerine göre müdahil şirket kuyusu ile kendi kuyularının birbirini etkilediğinin açık olduğu, bilirkişi raporunun eski çalışmalar ile sadece sondaj kuyusu koordinatları, debileri ve kotların ölçümüne bakılan yüzeysel bir rapor olduğu, uyuşmazlığı çözecek raporun her iki sondaj kuyusunun sularının aynı özelliği taşıyıp taşımadığının ortaya konması gerektiği, sondaj kuyusunda iz testi yapılarak suların ilişkileri bulunup bulunmadığının bilimsel olarak ortaya konması gerektiği, mücavir sahadaki şirketin toplamda on bir adet kuyu daha açacağı ve kendi kuyuları ile aynı hidrolik akım yönünde kuyu açma iradelerinin olduğu, mesafelerin ruhsat alanına çok yakın uzaklıkta bulunduğu, dava konusu bölgenin hidrojeolojik ve hidrokimyasal karakteri konusunda bilimsel çalışmalarının olması açısından bilirkişi heyetinin Isparta, Akdeniz vb. üniversitelerden seçilmesi taleplerinin kabul edilmediği, mevcut mevzuat kapsamında mesafe şartı sağlanmadığından yeni bir akifer arayışına giremelerinin mümkün olmadığından bahisle yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden rapor aldırılması istemiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Burdur İl Özel İdaresi ile davalı idareler yanında davaya katılan … Turizm ve Madencilik Anonim Şirketi tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, diğer davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
01.01.1999 tarihli maden suyu ruhsatnamesinin intibak ettirilmesi ile günümüze kadar gelen doğal mineralli su işletme ruhsatı 2012 yılından beri davacı uhdesinde bulunmaktadır. Davacının mücavir sahasında, davalı yanında katılan şirket adına idarece verilen doğal mineralli su işletme ruhsatının, kendi ruhsat alanlarının tamamını içine alacak şekilde ruhsat verildiği, ilgili şirketin davacı kuyusunu kılavuz alarak açtığı kuyunun kendi kuyuları ile aynı hidrolik akım yönü üzerine açıldığından, ilgili şirketin işletme ruhsatının iptali ile yeniden ruhsatlandırma işleminin yapılacak olması halinde davacının kuyusunu etkilemeyeceği şekilde gerekli incelemelerin yapılması ile ruhsatta gerekli kısıtlamaların yapılması istemiyle Burdur İl Özel İdaresi’ne 09.01.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Burdur İl Özel İdaresi’nin … tarihli E… sayılı işlemi ile aynı istemlerle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne yapılan 10.01.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarihli E… sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun “İşletme ruhsatı” başlıklı 6. maddesinde,
“(1) Arama ruhsatı sahibinin, arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar işletme projesi ile idareye işletme ruhsatı başvurusunda bulunması halinde “işletme ruhsatı” verilir ve varsa tespit edilen bloke alanıyla birlikte MİGEM’e bildirilir.
(2) İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.
(3) İşletme ruhsatı sahibi, projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmez veya herhangi bir sebeple işletme ruhsatının iptal edilmesi durumunda teminat irat kaydedilir ve saha idare tarafından ihaleye çıkarılır. İşletme projeleri ile ihaleye katılan isteklilerden idareye en fazla geliri teklif eden istekliye işletme ruhsatı verilir ve MİGEM’e bildirilir.
(4) İdareden izin alınmaksızın, projede yer alan herhangi bir kuyunun yenilenmesi, sayısının ve kapasitesinin artırılması, enjeksiyon, reenjeksiyon, üretim amaçlı tüm sondaj faaliyetleri ile diğer proje değişiklikleri ve revizyonları yapılamaz. İdare, gerekli görülen hallerde, bedelini ödemek kaydıyla, MTA’dan değerlendirme isteyebilir.
(5) İşletme ruhsatı süresi otuz yıldır. Süre sonunda ruhsat sahibinin talep etmesi durumunda onar yıllık dönemler halinde uzatılır. Süre uzatımları MİGEM’e bildirilir.
(6) Doğal çıkış halindeki jeotermal ve doğal mineralli sular için, kaptajı yapılarak doğrudan işletme talepleri de İdarece bu Kanun hükümlerine göre işletme ruhsatına bağlanır ve MİGEM’e bildirilir.” hükmüne, Kanunun “Kaynak rezervuarının korunması” başlıklı 14. maddesinde “(1) Bu Kanuna tâbi faaliyetlerde kaynağı oluşturan jeotermal sistemin korunması, kaynağın israf edilmemesi ve çevrenin korunması esas olup işletme faaliyeti öncesinde kaynağın koruma alanları etüdünün ruhsat sahibi tarafından yaptırılması zorunludur. Aksi takdirde faaliyetler durdurularak koruma alanlarının belirlenmesi için ruhsat sahibine uygun süre verilir. Bu süre sonunda da koruma alanının belirlenmemesi halinde 11 inci madde hükümleri uygulanır.
(2) Koruma alanı etüt raporları, MTA’nın görüşü alınarak, idare tarafından onaylanır. Arazi kullanımı ve yapılaşma ile ilgili kaynak koruma alanları etüdünde öngörülen kısıtlama ve koşullar, imar planlarında esas alınır. Kaynak koruma alanlarında alınacak tedbirlere ilişkin genel ilkeler yönetmelikle belirlenir.” hükmüne, yine Kanunun “Yönetmelik” başlıklı 20. maddesinde ” Bu Kanunun uygulanmasına dair usûl ve esaslar, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içerisinde, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikler ile düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun 20. maddesine dayanılarak çıkarılan Jeotermal Kaynaklar Ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin “İşletme ruhsatı” başlıklı 9. maddesinde “1) İşletme faaliyetleri; akışkanın üretimi, kullanım alanları, enjeksiyon, reenjeksiyon, deşarj ve bu faaliyetlere yönelik sondaj çalışmaları, testler ve kullanım alanları ile bunlarla ilgili tesisleri kapsar. (2) (Değişik cümle:RG-24/9/2013-28775) İşletme ruhsatı için arama ruhsat sahibi, arama ruhsat süresi son günü mesai bitimine kadar Ek-5 de yer alan formata uygun olarak hazırlanmış başvuru formu, konusu ile ilgili bir mühendis tarafından Ek-11 Formuna uygun olarak hazırlanıp imzalanmış işletme projesi, varsa koordinatları belirtilmiş bloke alan ve işletme ruhsatı harcı ile birlikte idareye başvurur. Varsa eksiklikler, İdarece en geç bir ay içerisinde ruhsat sahibine bildirilir ve bildirim tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ruhsat harcı ve teminatı dahil eksikler tamamlanır. İşletme ruhsat müracaatları ile eksiklikleri tamamlattırılan müracaatlar İdare tarafından en geç bir ay içerisinde sonuçlandırılarak Ek-6 daki forma göre düzenlenmiş işletme ruhsatı verilir. Eksiklerini verilen süre içinde tamamlamayanların işletme ruhsatı talepleri reddedilerek mevcut teminatları irat kaydedilir. İdarece verilen işletme ruhsatları, koordinatları ile birlikte onbeş gün içinde MİGEM’e bildirilir. (…).(8) İşletme ruhsat sahibi işletme ruhsatı alındıktan sonra akışkanı üretime almadan önce kaynak koruma alanı etüdünü yaptırır. Ruhsat sahibi tarafından kaynak koruma alanı etüdü yaptırılmadan kaynağın işletmeye alınması durumunda faaliyetler durdurularak teminat irat kaydedilir ve altı ay içinde kaynak koruma alanı etüdünün yaptırılması ve eski teminatın üç katının yatırılması sağlanır. Yeni teminatın yatırılmadığı ve koruma alanı etüdü yaptırılmadığı sürece faaliyeti durdurma kararı kaldırılmaz.” düzenlemesine, “Kaynak rezervuarının korunması” başlıklı 23. maddesinin 6. fıkrasında “Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlarda, yönlü sondaj tekniği ile açılacak olan tüm üretim/reenjeksiyon kuyuları ile ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak üretim ve/veya reenjeksiyon kuyuları için kuyu içi koordinat ölçüleri alınır ve Ek-14 form düzenlenir. Bu form, kuyunun tamamlanmasını müteakiben sondaj kulesinin kuyudan ayrılma tarihinden itibaren 30 gün içinde idareye bildirilir ve sicil dosyasına eklenir. Kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafe 100 metreden az olamaz. Bu formun süresi içerisinde verilmemesi ve/veya bu mesafenin ihlal edilmesi durumunda kuyuda üretim/reenjeksiyon faaliyetlerine idarece izin verilmez. Ancak ruhsat sahiplerinin aynı olması durumunda veya ruhsat sahiplerinin anlaşma sağlaması halinde ve bu anlaşmanın yazılı metnini İdareye bildirmesini müteakip sicile işlenmesi koşulu ile mesafeye ilişkin şartlar aranmaz. Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlardaki reenjeksiyon kuyularının, komşu ruhsat alanındaki üretim kuyularına zarar vermemesi esastır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; … tarafından 16.06.2014 tarihli dilekçeyle Burdur İl Özel İdaresinden Burdur ili, Merkez ilçesi, … köyü sınırları içerisinde bulunan 3000 hektarlık alanda 5686 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca doğal mineralli su-jeotermal kaynak-jeotermal kökenli gaz için arama ruhsat talebine bulunulduğu, bu talebin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği, yapılan değerlendirmeler sonucunda talep edilen alan içerisinde davacı şirkete ait … no’lu, 4,87 hektar büyüklüğündeki işletme ruhsatı bulunması nedeniyle bu kısım çıkarılarak Burdur İl Özel İdaresi tarafından … adına 2995.13 hektarlık alanda 04.08.2014-04.08.2017 tarihlerini kapsayan … ruhsat numaralı arama ruhsatının düzenlendiği, bu arama ruhsatının 04.02.2015 tarihinde … tarafından müdahil … Turizm ve Madencilik A.Ş.’ye devredildiği ve müdahil şirket adına arama ruhsatının düzenlendiği, müdahil şirketin talebi üzerine arama ruhsat süresinin 31.05.2017 tarihinde 1 yıl süreyle uzatıldığı, müdahil tarafından arama ruhsat süresi içerisinde 11.06.2018 tarihinde işletme ruhsatı verilmesi talebiyle Burdur İl Özel İdaresi’ne başvuru yapıldığı, Burdur İl Özel İdaresi tarafından müdahil … Turizm ve Madencilik A.Ş. adına 11.06.2018-11.06.2048 tarihlerini kapsayan … ruhsat numaralı doğal minarelli su işletme ruhsatının düzenlendiği, kaynak koruma etüt raporunun hazırlanması sürecinde davacı şirket tarafından müdahil … Turizm ve Madencilik A.Ş.’nin … ruhsat numaralı doğal minarelli su işletme ruhsatının iptali istemiyle 09.01.2019 tarihli dilekçeyle Burdur İl Özel İdaresi’ne, 10.01.2019 tarihli dilekçeyle de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığı, Burdur İl Özel İdaresi’nin … tarihli E:… sayılı yazısıyla, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarihli E:… sayılı yazısıyla olumsuz cevap verilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarihli E… sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme:
Davacının yukarıda ayrıntısına yer verilen başvurusu üzerine MAPEG tarafından davacıya, 5686 sayılı Kanun kapsamında ruhsatlandırma işlemleri ve projelerin değerlendirilmesi konusunda görev yetki ve sorumlulukların idarelere verildiği konu hakkındaki işlemin Burdur İl Özel İdaresi’nce icra edileceğinin belirtildiği görülmüştür.
5686 sayılı Kanun kapsamında doğal mineralli su işletme ruhsatları il özel idarelerince verildiğinden yetki ve sorumluluk il özel idarelerinde bulunmaktadır.
Bu nedenle MAPEG tarafından tesis edilen dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda Mahkemece yeniden karar verilirken işlemin kesin ve yürütülebilir olmadığı hususu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden işin esasına girilerek verilen kararda bu yönüyle hukuki isabet bulunmamıştır.
Burdur İl Özel İdaresi’nin … tarihli E… sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından, müdahil şirkete verilen ruhsat alanının kendi ruhsat alanının tamamını içine alır şekilde verildiği, ilgili şirket tarafından açılan kuyunun, kendi kuyuları kılavuz alınarak açıldığı ve anılan kuyunun kendi kuyularına mesafesinin 225 metre olduğu, müdahil şirket kuyusunun davacının kuyusu ile aynı hidrolik akım yönü ile açıldığı, kuyu açıldıktan sonra kanalların açılması için kaynaktan çekilen su miktarının dahi doğal olarak yeryüzüne çıkan kaynağının kurumasına sebep olduğu, anılan kuyunun üretime geçmesi halinde kendi kaynaklarının tükeneceği, davacının ruhsat alanının çepeçevre saran şekilde verilen müdahil şirketin işletme ruhsatı kapsamında açacağı her bir kuyunun, üretimlerini durma noktasına getireceği, ayrıca mevcut yönetmelik gereği yeni bir akifer arayışına giremeyeceklerinden işletme ruhsatlarının hükümsüz hale geleceği, müdahil şirkete işletme ruhsatının il özel idaresince verildiği, bu nedenle müdahil şirket adına verilen … numaralı doğal mineralli su işletme ruhsatının iptali ile ilgili şirkete yönelik yeniden ruhsatlandırma işlemi yapılacak olması halinde kendi kuyularının etkilenmeyeceği şekil ve mesafede gerekli incelemelerin yapılması ve verilecek ruhsatta gerekli kısıtlamaların yapılması istenilmiştir.
Burdur İl Özel İdaresi’nce, … Tur. ve Mad. A.Ş.’ne ait sahanın ruhsatlandırma işleminin, 5686 sayılı Kanun kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün alanı rezerv etmesinin ardından idarelerince yapıldığı, sahanın alanı ile ilgili kısıtlama yapılması veya mücavir ruhsattaki işlemlerin durdurulması konusunda idarelerinin görev ve yetkileri bulunmadığı, dava konusu başvuru üzerine ileride herhangi bir hukuki anlaşmazlığa düşülmemesi için dilekçenin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği, MAPEG tarafından, Genel Müdürlük kayıtlarında her iki ruhsatın da hukuken yürürlükte olduğu, davacının ruhsat sahasının alansal olarak küçük ve müdahil şirkete verilen ruhsat sahasınca çevrelenmesinden dolayı söz konusu kaynağın korunması ve yapılacak prospeksiyon çalışmalarının da daha sağlıklı olması adına Kaynak Koruma Etüt Raporunun oluşum bütünlüğünü gözlemek için ruhsat sahalarının tamamını içerecek şekilde hazırlanmasının daha sağlıklı olacağının düşünüldüğü, 5686 sayılı Kanun kapsamında görev yetki ve sorumlulukların İdarelerde bulunduğu ve konunun İdarece değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği açıklamalarına yer ver verilerek, müdahil şirkete adına yapılan ruhsatlandırmanın 5686 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Maden İşleri Genel Müdürlüğünce belirtilen alana göre yapıldığı, ruhsatın kısıtlanması veya ruhsattaki işlemlerin durdurulması konusunda görev ve yetkileri bulunmadığı, ayrıca Kaynak Koruma Etüt Raporunun hem MTA hem MAPEG’in değerlendirmelerine göre her iki ruhsat sahası için tek olarak yapılmasının teknik olarak uygun olacağı şeklinde verilen yanıt ile davacının istemini reddetmiştir.
İlk derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda, “Dava konusu olan kuyuların bulunduğu birim (… karmaşığı) Burdur Fayının segmentleri tarafından kesilmiştir. Halen açılmış olan “Sondaj Kuyuları” suyunu … karmaşığının fay ile kesildiği iki farklı zondan aldığı, … Gıda Tar. Nak. Teks. İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve müdahil … Turz. Mad. A. Ş.’ ye ait sondaj suyunu MTA haritasında da görülen iki farklı fay zonundan aldığı, kuyular arsındaki mesafenin 232.88 metre olduğu dikkate alınarak her iki kuyunun birbirini etkilemesi söz konusu olmayacağı, İl Özel İdaresi tarafından verilen 2014/002 no’lu işletme ruhsatının 5686 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği açısından uygun olduğu” kanaatine varılmış, Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak, davacı şirkete ait kuyu ile müdahil şirket tarafından açılan ve açılması planlanan kuyular arasındaki mesafenin Jeotermal Kaynaklar Ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinde düzenlenen mesafe şartını sağladığı, her iki kuyunun birbirini etkileme olanağının bulunmadığı, davacı şirkete ait ruhsata ilişkin bloke alan belirlemesi de yapılmadığından müdahil şirkete verilen işletme ruhsatının mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı ile müdahil şirketin ortak hazırlaması gerektiği belirtilen kaynak koruma etüt raporu için gereken kuyu etkileşim testleri MTA’ya yaptırılmıştır. MTA tarafından 11.05.2022-25.05.2022 tarihleri arasında, davacının bir adet kuyusu ile mücavir ruhsat sahasında açılmış bulunan beş adet kuyusunun birbirini etkileyip etkilemediği konusunda yapılan kuyu etkileşim testi sonucunda davacıya ait bir kuyu ile dava dışı firmaya ait dört adet kuyunun etkileşimde olduğunun belirlendiği ve ruhsat konumları ve bölgenin jeolojisi dikkate alınarak her iki firmanın sahada birbirini etkilemeden çalışabilmesi için farklı pompalar ile yapılacak kapsamlı bir pompa/girişim testine ihtiyaç duyulduğu, kuyuların birbirini etkilemeden üretim yapmasının davalı idare koordinasyonunda yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Her ne kadar dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının kuyusu ile müdahil şirketin bir adet kuyusunun birbirini etkilemediği sonucuna varılmışsa da, MTA’nın kuyu etkileşim testlerine göre davacının kuyusu ile müdahil şirket tarafından açılan kuyularının birbirini etkilediği belirtildiğinden, Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile davacının kuyusu ile müdahil şirket tarafından açılmış tüm kuyuları kapsayacak şekilde, MTA’nın yaptığı kuyu etkileşim testi çalışması sonuçları dikkate alınarak, kapsamlı bir pompa girişim testi yaptırılarak iki şirket kuyularının idarenin gözetiminde birbirini etkileyip etkilemeden çalışıp çalışamayacaklarının açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.