Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1592 E. , 2021/2330 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1592
Karar No : 2021/2330
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Av. … tarafından; Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları içerisinde bulunan … sicil … numaralı madene ilişkin 2019/01-12 dönemine ait 21.736,00-TL tutarlı ruhsat harcının tahsili amacıyla davacı şirket adına tanzim ve tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne karşı açılan davada, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın (madenin) bulunduğu Çanakkale ilinin yetki yönünden bağlı olduğu yer idare mahkemesi olan Çanakkale İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin İstanbul … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı yetki ret kararı ile, dava konusu ödeme emrinin şirketin bulunduğu yer tahsil dairesince düzenlenmiş olduğu, uyuşmazlığın taşınmaz mallar ile ilgili olarak 2577 sayılı Kanun’un 34/1. maddesinde sayılan imar, kamulaştırma, tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından ve 3213 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca bunlara bağlı haklara ilişkin işlemlerden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanunun genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesi uyarınca, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu İstanbul ilinin yargı çevresi yönünden bağlı olduğu İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin Çanakkale İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı yetki ret kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığında, 2577 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ”Davalarda Genel Yetki” başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır.
İşlemin dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.” düzenlemesine yer verilmiş; 2576 sayılı Kanun ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile vergi itiraz komisyonları kaldırılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun uyarınca borçlunun bulunduğu yer tahsil dairesince düzenlendiği, taşınmaz mallarla ilgili olarak yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun 34/1. maddesinde sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan bir işlem olmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması nedeniyle, anılan Kanunun genel yetki kuralını düzenleyen 32. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun anılan hükmü uygulanarak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğunun belirlenmesine, dava dosyasının yetkili İstanbul … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın birer örneğinin Çanakkale İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 16/04/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; davacı şirket tarafından ödenmesi gereken ruhsat harcının vadesinde ödenmediğinden bahisle, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünce tanzim olunan ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin 1. fıkrasında, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun taşınmaz mülkiyetinin kapsamı başlıklı 718. maddesinde, arazi üzerindeki mülkiyetin, altındaki arz katmanı ve kaynakları da kapsadığı belirtilmiş olup, madenlerin önemine binaen Maden Kanunu’nun 4. maddesinde, madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulunduğu arazi mülkiyetine tabi olmadığı düzenlenmiştir.
Bu durumda, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Çanakkale İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Çanakkale İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu görüş ve kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.