Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1680 E. , 2022/6336 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1680
Karar No : 2022/6336
DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarının ve altıncı fıkrasının ikinci cümlesinin,
b) 3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin ve aynı maddeye eklenen beşinci fıkrasının,
c) 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasının değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…” ibaresinin,
d) 5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrasının, iptali ve davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 177. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Adli yardım bürosunun eşit temsil esas alınarak oluşturulacağına yönelik yasal düzenlemenin dava konusu Yönetmelik değişikliği ile “mutlak eşitlik” olarak değerlendirilerek düzenleme yapıldığı, baroların üye sayılarıyla orantılı olarak nispi eşitliğe uygun düşmeyen söz konusu düzenlemenin Anayasanın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, büroya bir nolu barodan başlamak üzere her ay sıra ile dönüşümlü olarak sorumlu yönetim kurulu üyesinin başkanlık edeceğine yönelik düzenlemenin, adli yardım merkezinin işleyişi düşünüldüğünde, her gün düzenli olarak alınması gereken kararların bulunması, dosyaların tek işlemle kapanmayıp dava dosyası devam ettiği müddetçe açık kalması, birden fazla başkanın mevcudiyetinin kargaşaya yol açabilecek nitelikte olması nedenleriyle idarenin devamlılığı ilkesine aykırılık oluşturduğu; adli yardım isteminin reddi halinde, birden fazla baronun bulunduğu illerde istemde bulunanın başvuru tarihinde büro yönetimine başkanlık eden sorumlu yönetim kurulu üyesinin bağlı bulunduğu baronun başkanına başvuru yapabileceğine yönelik düzenlemenin, farklı baro başkanları tarafından verilecek kararların uygulama birliğini ortadan kaldırabileceği ve adli yardım başvurucuları için farklı kararların ortaya çıkmasına neden olacağından idarenin devamlılığı ilkesinin zarar göreceği belirtilmiştir.
Adli yardım görevi sonunda avukatın alacağı ücretin bağlı olduğu baro tarafından belirleneceğine yönelik düzenlemenin, barolar arası uygulama farklılıklarına yol açabileceği gibi aynı iş için farklı baroya kayıtlı avukatların farklı ücret almasına yol açacağından eşitlik ilkesine aykırı olduğu, birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılacağı ve bu listenin Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulacağına yönelik düzenlemenin, mevcut sistemde puana göre sıra bekleyen ve görevlendirme alması muhtemel avukatların durumunun açıklanmamış olması nedeniyle görevlendirme sırası konusunda kazanılmış haklara müdahale niteliğinde olduğu, öte yandan listenin Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulması durumunda mesleğe yeni başlayan avukatların cezalandırılması sonucunu doğuracağı, bu durumun eşit haklara sahip olan avukatların kıdem sebebiyle ayrımcılığa uğramalarına sebebiyet vereceği, dava konusu Yönetmeliğin dayanak maddelerinden olan Avukatlık Kanununun 177. maddesinin ikinci fıkrasının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının Kanunla kurulacağına ilişkin Anayasanın 135. maddesine aykırı olması sebebiyle somut norm denetimi yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI
… Bakanlığının Savunması: Usule ilişkin olarak, bakılan davada derdestlik, kesin hüküm ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarının araştırılması gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak, 15.07.2020 tarih ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununda önemli değişiklikler yapıldığı, Kanun değişikliği ile avukatlık hukukuna ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinde yaşanan gecikmelerin ortadan kaldırılması ve baro hizmetlerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla özellikle avukat sayısı fazla olan barolar bakımından aynı ilde birden fazla baronun kurulabilmesi imkanının getirildiği, bu Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Kanunun tamamının ve ilgili maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldığı, Anayasa Mahkemesi’nin 01.10.2020 tarih ve E:2020/60 K:2020/54 sayılı kararı ile hem Kanunun tamamı yönünden hem de iptali istenen hükümler yönünden iptal isteminin reddine karar verildiği, davaya konu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 7249 sayılı Kanunun 20. maddesiyle Avukatlık Kanununa eklenen 177. maddesinin ikinci fıkrasına yönelik iptal isteminin reddine ilişkin gerekçede, adli yardım hizmetlerini koordine etmekle görevli olan adli yardım bürolarında baroların eşit şekilde temsil edilmesini öngören kuralın kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğu ve birden fazla baro uygulamasına uyum sağlamak amacıyla ihdas edilen kuralın kamu yararı dışında başka bir amaç güttüğünün söylenemeyeceği, adli yardım görevlendirmelerinin aynı ilde görev yapan tüm avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılmasının da avukatlar arasında herhangi bir adaletsizliğe sebebiyet vermediği yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu, buna göre davacının dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri ile ilgili idarenin devamlılığı ve eşitlik ilkelerine aykırılık savlarının Anayasa Mahkemesi tarafından da kabul görmediği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların birçoğunun kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerinin ötesinde yararlılık ve isabetlilik ölçütlerini tartışan nitelikte olduğu, Yönetmeliklerle yapılan düzenlemelerde, Kanunun verdiği yetkinin sınırları içinde kalmak ve ilgili Kanuna aykırı olmamak koşullarıyla idarenin belirli bir takdir yetkisinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, büroya bir nolu barodan başlamak üzere her ay sıra ile dönüşümlü olarak sorumlu yönetim kurulu üyesinin başkanlık edeceğine yönelik düzenlemenin, Avukatlık Kanununda yer alan büro ve temsilcilerin baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışacağına ilişkin hükmüne uygun olduğu, adli yardım isteminin reddi halinde itirazın baro başkanına yapılacağı Kanunun açık hükmü olup birden fazla baronun bulunduğu illerde talebin reddi halinde itirazın da büroya sırayla başkanlık eden üyenin bağlı olduğu baro başkanına yapılmasının üst hukuk normlarına aykırı bir bir yönünün bulunmadığı,diğer taraftan, adli yardım hizmetlerinde görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılması ve barolar arasında bu konuda uyuşmazlık olması halinde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun kesin karar vermesine ilişkin düzenlemenin, Avukatlık Kanununun 121. maddesinin 17. bendinde Türkiye Barolar Birliği’ne bu hususta görev verildiği de dikkate alındığında hukuka aykırı olmadığı, dava konusu düzenlemelerin bir ilde birden fazla baro kurulabilmesine imkan veren yasal düzenleme gereği adli yardım hizmetinin bu değişikliğe uygun yapılabilmesini sağlamaya matuf olduğu, bu nedenle hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
… Birliği’nin Savunması: Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yasal dayanağı olan Avukatlık Kanununun 177. maddesinin ikinci fıkrasında, birden çok baronun bulunduğu illerde tek adli yardım bürosunun oluşturulması, büroda baroların eşit temsil edilmesi ve avukatlar arasında barolara ilişkin herhangi bir ayrıma gidilmeksizin eşit görevlendirme ilkelerinin benimsendiği, dava konusu düzenlemelerin de söz konusu ilkelerin hayata geçirilmesi amacına yönelik olduğundan eşitlik ve idarenin devamlılığı ilkelerine aykırılık teşkil etmediği, kaldı ki dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 7249 sayılı Kanunun 20. maddesiyle Avukatlık Kanununun 177. maddesine eklenen ikinci fıkra yönünden Anayasa Mahkemesi’nin 01.10.2020 tarih ve E:2020/60 K:2020/54 sayılı kararı ile Anayasaya aykırılık iddialarının reddedildiği, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen; 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen ikinci fıkrası, 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde il merkezi dışında avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde her barodan bir avukat o ildeki baro yönetim kurulları tarafından adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilebilir. Gerektiğinde yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” kısmı, 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen altıncı fıkrasında yer alan, “Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosunda görev yapacak toplam personel sayısı barolarca birlikte kararlaştırılır.” şeklindeki ikinci cümlesi, 3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde başvuru, başvuru tarihinde büro yönetimine başkanlık eden sorumlu yönetim kurulu üyesinin bağlı bulunduğu baronun başkanına yapılır.” şeklindeki ikinci cümlesi, 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasının değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…” ibaresi, 5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrası, 08.10.2022 tarih ve 31977 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığından bu düzenlemeler yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 2. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 3. fıkrasında yer alan “Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” kısmı ile 3. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 5. maddesine eklenen 5. fıkra (Yönetmelik değişikliği ile 8. fıkra) yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarının ve altıncı fıkrasının ikinci cümlesinin,
b) 3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin ve aynı maddeye eklenen beşinci fıkrasının,
c) 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasının değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…” ibaresinin,
d) 5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrasının, iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Baronun kurulması, organlarının görevden uzaklaştırılması ve görevlerine son verilmesi” başlıklı 77. maddesinin 1. Fıkrasında; “(Değişik birinci fıkra : 2/5/2001 – 4667/47 md.) Bölgesi içinde en az otuz avukat bulunan her il merkezinde bir baro kurulur. Kurulmuş olan barolarda avukat sayısının otuzun altına düşmesi halinde de ikinci fıkra hükmü uygulanır. (Ek cümleler:11/7/2020-7249/15 md.) Beşbinden fazla avukat bulunan illerde asgari ikibin avukatla bir baro kurulabilir. Bu sayıların belirlenmesinde baro levhasına kayıtlı avukatlar ile kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde görev yapan avukatlar esas alınır…” hükmü,
176. maddesinde :” Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.” hükmü
“Adlî yardım bürosu” başlıklı 177. maddesinde;
“(Değişik : 2/5/2001 – 4667/85 md.) Adlî yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adlî yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adlî yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar. (Ek fıkra:11/7/2020-7249/20 md.) Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulur. Büroda görevlendirme, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır. Adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Adalet Bakanlığınca onaylanan yönetmelikte gösterilir.” hükmü,
181. maddesinin 2 fıkrasında ” Adlî yardım bürosunun kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi, büronun işleyişi, denetimi gibi konular Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” hükmü bulunmaktadır.
1136 sayılı Kanun’un 176-181. maddelerine dayanılarak Adli Yardım Yönetmeliği düzenlenmiş, dava konusu değişikliğin;
2. maddesiyle değiştirilen 4. maddenin 2. fıkrası ‘ Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulur. Adli yardım bürosunda, barolar arasında eşit dağıtılmak şartıyla en fazla 50 (elli) avukat görevlendirilebilir. Büroya bir nolu barodan başlamak üzere her ay sıra ile dönüşümlü olarak sorumlu yönetim kurulu üyesi başkanlık eder. Eşitlik halinde başkanın oyu çift sayılır.
3. fıkrası ” Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir. Birden fazla baronun bulunduğu illerde il merkezi dışında avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde her barodan bir avukat o ildeki baro yönetim kurulları tarafından adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilebilir. Gerektiğinde yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.
6. Fıkrasının 2. Cümlesi” Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosunda görev yapacak toplam personel sayısı barolarca birlikte kararlaştırılır.
3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin 3.fıkrasının 2. cümlesi” Birden fazla baronun bulunduğu illerde başvuru, başvuru tarihinde büro yönetimine başkanlık eden sorumlu yönetim kurulu üyesinin bağlı bulunduğu baronun başkanına yapılır.”
5. fıkrasında” Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılır. Bu liste, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulur.”
4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasını değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…”
5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrasının,“Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücret levhasına kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödenir. Ancak yargılama sırasında avukatın, harcayacağı emek ve mesai ile davanın önem ve özelliğini açıklayan talebi ve adli yardım bürosunun teklifi üzerine asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücretin bir katına kadarının ödenmesine avukatın levhasına kayıtlı olduğu baro yönetim kurulunca karar verilebilir..” şeklindeki düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
Dava konusu yönetmeliğin dayanaklarından olan Avukatlık Kanunu’nun 177. maddesinde, adli yardım hizmetinin, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütüleceği, birden fazla baronun bulunduğu illerde ise adli yardım bürosunun, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulacağı ve büroda görevlendirmelerin, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu hükmün iptal istemine yönelik olarak Anayasa Mahkemesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/60 K:2020/54 sayılı kararıyla da, “…kuralda adli yardım kapsamında avukat görevlendirmesinin o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağı belirtilerek, ilde görev yapan tüm avukatların eşit bir şekilde adli yardım hizmetlerinde görev almasına imkan tanınmıştır. Bu yönüyle kuralın avukatlar arasında herhangi bir adaletsizliğe sebebiyet verdiği de değerlendirilemez.” tespiti yapılarak dava reddedilmiştir.
Bu durumda, iptali istenilen yönetmelik maddeleri Avukatlık Kanununda yapılan değişiklik nedeniyle düzenlenmiş olup görevlendirmelerin ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağına ilişkin Kanun hükmünde, eşitlik ilkesinin gözetilmesi hususunda herhangi bir kriter belirlenmemiş olup, adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisine sahip idare tarafından, birden fazla baro bulunan yerlerde sunulan adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin getirilen değişiklikler, üst hukuk normuna uygun olup bu değişikliklerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır
Açıklanan nedenlerle, davanın gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Adli Müzaheret” başlıklı Onikinci Kısım altında düzenlenen 176 ila 181. maddeleri dayanak alınarak düzenlenmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Adalet Bakanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Adli yardım bürosu” başlıklı 177. maddesinin birinci fıkrasında, “Adli yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar.”; ikinci fıkrasında, ” Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulur. Büroda görevlendirme, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır. Adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Adalet Bakanlığınca onaylanan yönetmelikte gösterilir.” hükmü yer almaktadır.
11.06.2022 tarih ve 31863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7409 sayılı Avukatlık Kanunu ile Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 1136 sayılı Kanunun 177. maddesinin 2. fıkrası, “Birden fazla baronun bulunduğu illerde her bir baro tarafından adli yardım bürosu oluşturulur. Yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen;
a- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen ikinci fıkrası,
b- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde il merkezi dışında avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde her barodan bir avukat o ildeki baro yönetim kurulları tarafından adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilebilir. Gerektiğinde yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” kısmı,
c- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen altıncı fıkrasında yer alan, “Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosunda görev yapacak toplam personel sayısı barolarca birlikte kararlaştırılır.” şeklindeki ikinci cümlesi,
d- 3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde başvuru, başvuru tarihinde büro yönetimine başkanlık eden sorumlu yönetim kurulu üyesinin bağlı bulunduğu baronun başkanına yapılır.” şeklindeki ikinci cümlesi,
e- 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasının değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…” ibaresi,
f- 5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrası, 08.10.2022 tarih ve 31977 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığından bu düzenlemeler yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 3. fıkranın yürürlükten kaldırılmayan kısmı yönünden yapılan inceleme;
Dava konusu düzenlemede, “Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir. Birden fazla baronun bulunduğu illerde il merkezi dışında avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde her barodan bir avukat o ildeki baro yönetim kurulları tarafından adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilebilir. Gerektiğinde yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” hükmü yer almakta iken; 08.10.2022 tarih ve 31977 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile anılan fıkra “Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” şeklinde değişikliğe uğramıştır.
Buna göre, davacı tarafından dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 3. fıkrasının tamamı dava konusu edilmiş ve anılan fıkra değişikliğe uğratılmış ise de davacının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla dava konusu yaptığı aynı fıkranın ilk iki cümlesi yeni düzenlemede de mevcut bulunduğu görüldüğünden, fıkranın ilk iki cümlesi yönünden davanın konusuz kalmadığı anlaşılmakla birlikte bu kısım yönünden uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Adli yardım bürosu” başlıklı 177. maddesinin birinci fıkrasında, “Adli yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, dava konusu düzenleme, Kanun hükmünün tekrarı niteliğinde olduğundan üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 5. maddesine eklenen 5. fıkra yönünden yapılan inceleme;
Dava konusu düzenlemede, “Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılır. Bu liste, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulur.” hükmü yer almakta iken; 08.10.2022 tarih ve 31977 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile anılan fıkranın yürürlükten kaldırıldığı; ancak aynı madde ile bu defa Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin 5. maddesine
“Birden fazla baronun bulunduğu illerde yargı mercilerinin talebi üzerine baroların adli yardım listelerinde bulunan ve adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin tek liste yapılır. Bu liste, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası esas alınarak oluşturulur.” şeklinde 8. fıkra olarak eklendiği görülmektedir.
Buna göre, davacının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davaya konu ettiği Yönetmelik maddesi, yeni düzenlemede aynı maddenin 8. fıkrasında mevcut bulunduğundan, davanın konusuz kalmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından, mevcut sistemde puana göre sıra bekleyen ve görevlendirme alması muhtemel avukatların durumunun açıklanmadığı, Ankara Barosu Başkanlığındaki mevcut sistemde, “Adli Yardım Gönüllü Avukatları” arasında “puan” sistemine göre sıralama yapıldığı, avukatların puanlarına göre listede sıra bekleyerek buna göre görevlendirildiği, Yönetmelikle getirilen düzenleme ile TBB sicil numarasına göre yapılacak sıralamanın, genç meslektaşların cezalandırılması gibi bir sonuç doğuracağı, bu durumun eşit haklara sahip avukatların kıdem nedeniyle ayrımcılığa uğramalarına neden olacağı ileri sürülmüştür.
Dava konusu hükmün dayanağı olan Avukatlık Kanunu’nun 177. maddesinde, adli yardım hizmetinin, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütüleceği, birden fazla baronun bulunduğu illerde ise adli yardım bürosunun, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulacağı ve büroda görevlendirmelerin, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu hükmün iptali istemine yönelik olarak Anayasa Mahkemesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/60 K:2020/54 sayılı kararında da, “…kuralda adli yardım kapsamında avukat görevlendirmesinin o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağı belirtilerek, ilde görev yapan tüm avukatların eşit bir şekilde adli yardım hizmetlerinde görev almasına imkan tanınmıştır. Bu yönüyle kuralın avukatlar arasında herhangi bir adaletsizliğe sebebiyet verdiği de değerlendirilemez.” tespiti yapılmıştır.
Öte yandan 11.06.2022 tarih ve 31863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7409 sayılı Avukatlık Kanunu ile Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 1136 sayılı Kanunun 177. maddesinin 2. fıkrası, “(…) Yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır.” şeklinde değiştirilmiş ise de; adli yardımla ilgili görevlendirmelerin ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağına dair düzenleme korunmuştur.
Bu durumda, görevlendirmelerin ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacağına ilişkin Kanun hükmünde, eşitlik ilkesinin gözetilmesi hususunda herhangi bir kriter belirlenmemiş olup, adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisine sahip idare tarafından, adli yardım hizmeti ile görevlendirilecek avukatlara ilişkin Türkiye Barolar Birliği sicili esas alınarak liste oluşturulması yönünde getirilen kuralda üst norma aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen;
a- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen ikinci fıkrası,
b- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde il merkezi dışında avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde her barodan bir avukat o ildeki baro yönetim kurulları tarafından adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirilebilir. Gerektiğinde yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” kısmı,
c- 2. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen altıncı fıkrasında yer alan, “Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosunda görev yapacak toplam personel sayısı barolarca birlikte kararlaştırılır.” şeklindeki ikinci cümlesi,
d- 3. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının “Birden fazla baronun bulunduğu illerde başvuru, başvuru tarihinde büro yönetimine başkanlık eden sorumlu yönetim kurulu üyesinin bağlı bulunduğu baronun başkanına yapılır.” şeklindeki ikinci cümlesi,
e- 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasının değiştirilen dördüncü paragrafında yer alan, “… birden fazla baronun bulunduğu illerde ise başvuru tarihinde büronun adli yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyelerinden yönetime başkanlık eden üyenin bağlı bulunduğu baronun yönetim kurulu kararıyla…” ibaresi,
f- 5. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen ikinci fıkrası yönünden KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. 07.11.2020 tarih ve 31297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a- 2. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 3. fıkrasında yer alan “Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.” kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE,
b- 3. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 5. maddesine eklenen 5. fıkra yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı kısmen ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin … TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan … TL yargılama giderinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine; …- TL vekalet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.