Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3144 E. , 2022/5674 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3144
Karar No : 2022/5674
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Malzemeleri Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. … – Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Mühendislik Alt Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta ili, Sütçüler ilçesi dahilinde bulunan İR:… sayılı ruhsat sahasında faaliyet gösteren ruhsat sahibi davacı şirket tarafından, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih E:… K:… sayılı tavzih kararıyla “… şirketi ile yapılan sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen koordinatlardaki rödovans sahasının teslimine” karar verilmesi sonrası söz konusu koordinatların bir kısmının ruhsat alanı dışında kaldığından, düzeltilmiş koordinatların bulunduğu rödovans sözleşmesinin Genel Müdürlüğe ibraz edilinceye kadar geçerli sözleşme olmadığından bahisle … şirketinin rödovans sözleşmesinin sicil kayıtlarından terkin edilerek faaliyetlerinin durdurulması istemiyle yapılan 12.06.2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; rödövans sözleşmelerinin taraflar arasında yapılan özel hukuk hükümlerine tabi birer özel hukuk sözleşmesi olduğu, 18.02.2015 tarih ve 29271 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Ek Madde 7/1. ve Geçici 23. madde hükümlerinin yürürlüğe girmesinden önce taraflar arasında imzalanan rödövans sözleşmelerinin Bakanlığın iznine tabi olmadığı, tarafların isteği üzerine maden siciline şerhinin sağlandığı, 6592 sayılı Kanunla yapılan ek düzenleme ile söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde maden siciline şerh edilmesi gerektiği, nitekim bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce şerh yükümlülüğünün bulunmadığı, ayrıca Genel Müdürlüğün hiçbir şekilde sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı idarenin Maden Yönetmeliği’nin 101. maddesinin 7. fıkrasında yer alan düzenleme gereği rödövans sözleşmesinin maden sicil kayıtlarından tek taraflı silinme talebini kabul edemeyeceği, şayet rödövans sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin bir iddia var ise bu uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, buna göre … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih E:… K:… sayılı kararı ile bu karara ek olarak verilen 03.06.2020 tarihli tavzih kararıyla söz konusu 20/09/2008 tarihli rödovans sözleşmesinin geçerliliğinin ve davacının kiracılık sıfatının tespitine karar verildiği, bu itibarla yargı kararıyla geçerliliğine karar verilen rödövans sözleşmesinde yer alan koordinatların bir kısmının ruhsat sahasının dışına taşmasının ise sözleşmenin maden sicil kayıtlarından terkini ve madencilik faaliyetlerinin durdurulması sonucunu doğurmayacağı ve olayda Maden Yönetmeliği’nin 101. maddesinin 7. fıkrasında yer alan sicilden silinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı şirketin … şirketinin rödovans sözleşmesinin sicil kayıtlarından terkin edilmesi ve faaliyetlerinin durdurulması isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, ruhsat sahası dışına taşan koordinat içeren dava konusu sözleşmenin, Maden Kanunu’nun amir hükmüne göre davalı idare tarafından geçerli ve uygun kabul edilebilecek bir sözleşme olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 14/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.