Danıştay Kararı 8. Daire 2021/3536 E. 2022/5635 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3536 E.  ,  2022/5635 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3536
Karar No : 2022/5635

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı üniversitenin Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, sadakat borcuna aykırı davranışta bulunduğu gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi hükmü uyarınca Sözleşmesinin fesh edilmesine ilişkin … tarih ve … numaralı Mütevelli Heyeti Kararı’nın iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; davacının sözleşmesinin feshedilmesine dayanak olan, göreve başladığı 07/01/2019 tarihi itibariyle Piri Reis Üniversitesi’nde çalışmaya devam ederek istifa etmemesi ve işe iade sürecinden sonra da üniversitenin izni ve bilgisi dışında çalışma halinin devam ettiği gerekçeleriyle 2547 sayılı Kanunun 53/b-1 maddesi ve 657 sayılı Kanunun 125/A maddesi hükümleri uyarınca “uyarma” cezası ile cezalandırılmasına yönelik … tarih ve … sayılı işleme yönelik olarak açılan davada; … tarih ve E:… , K:… sayılı karar ile “2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/b-1 maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A maddesi hükümleri kapsamında tanımlanmış bulunan hangi fiilin sübuta erdiği gerekçesiyle disiplin cezası uygulandığına ilişkin somut bir belirleme yapılmaksızın tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği belirlendiğinden, bu yönüyle davacı açısından iş sözleşmesinin feshedilmesini gerektiren hukuki gerekçenin ortadan kalktığı ve bu yönüyle de, tesis olunan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma (13/05/2019) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine ve özlük haklarının ise iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, istinaf kararı her ne kadar kendi lehlerine olsa da, davanın esası bakımından önemli olan bazı gerekçelere yer verilmediği, müvekkilinin sözleşmesinin 4857 sayılı İş kanunu’nun 25. maddesi uyarınca feshedildiği, oysa akademik personel olan müvekkilinin sözleşmesinin ancak 2547 sayılı Kanu’nun 53. maddesinde sayılan kamu görevinden çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçlardan birinin varlığı durumunda mümkün olacağı, dolayısıyla uyarma cezasının tek başına iş sözleşmesinin feshine gerekçe oluşturmayacağından müvekkilinin sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin bu sebeple hukuka aykırı olduğu, öte taraftan, iptal edilen işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi tespiti hukuka uygun olmakla birlikte, bu hakların iptal edilen işlem tarihinden değil de dava açma tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bu kısımlarının temyiz incelemesi sonucunda düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare vekili tarafından, davacının müvekkil üniversite bünyesinde çalışmakta iken önceki iş sözleşmesini usulüne uygun olarak feshetmediğini, rapor aldığı halde fesih işlemlerini yapmak için diğer üniversiteye gittiği, fesih yaptığı tarihte esasen önceki üniversite çalışanı olduğu, dolayısıyla doğru olmayan beyanlar ile müvekkil üniversite ile arasındaki güven ilişkisini geri dönülemez şekilde sarstığı açık olduğundan, hukuka uygun olarak tesis edilen işlemin iptaline karar veren istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı üniversitede 25/03/2015 tarihinden itibaren araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, İngiliz Dili Eğitimi Bölüm Başkanlığı’nın görev süresinin uzatılmasının uygun görülmediğine ilişkin yazısı üzerine, iş sözleşmesinin uzatılmayacağının bildirilmesi işlemine karşı açmış olduğu davada, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kesin olmak üzere sözleşme süresinin uzatılmamasına yönelik işlemin iptaline karar verildiği, anılan karar doğrultusunda tekrar görevine başlatılan davacının, “göreve başladığı 07/01/2019 tarihi itibariyle Piri Reis Üniversitesi’nde çalışmaya devam ederek istifa etmemesi ve işe iade sürecinden sonra da üniversitenin izin ve bilgisi dışında çalışma halinin devam ettiği” iddalarıyla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 2547 sayılı Kanunun 53/b-1 maddesi ve 657 sayılı Kanunun 125/A maddesi hükümleri uyarınca “uyarma” cezası ile cezalandırıldığı ve bu kapsamda da Mütevelli Heyeti’nin … tarih ve … numaralı Kararı ile sadakat borcuna aykırı davranışta bulunduğu gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi hükmü uyarınca sözleşmesinin yeniden feshine karar verildiği görülmektedir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 130. maddesinde, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabileceği, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olacağı kurala bağlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 2880 sayılı Kanun ile eklenen maddelerde vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları için Anayasa’nın yukarıda yer verilen hükmüne paralel düzenlemelere yer verilmiş; bu kapsamda Ek 8. maddede, vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organların, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenleneceği ve onların görevlerini yerine getireceği, öğretim elemanlarının niteliklerinin devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının nitelikleri ile aynı olacağı belirtilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 02.12.2016 tarihli 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değiştirilen 53. maddesinin (b) bendinde, ” Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.” hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davalı vakıf üniversitesi ile sözleşme imzalayarak göreve başlayan davacının, daha önce görev yaptığı üniversite ile iş sözleşmesini sonlandırmadan göreve başladığının tespiti üzerine açılan disiplin soruşturma sonucunda verilen uyarma cezası da göz önüne alınarak sadakat borcuna aykırı davranışta bulunduğu gerekçesiyle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 maddesi uyarınca sözleşmesinin feshine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda alıntısı yapılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin (b) bendi ile Devlet ve vakıf üniversitesinde çalışan öğretim elemanları bakımından bir ayrıma gidilmeyerek, devlet ve vakıf üniversitesinde çalışan öğretim elemanlarına uygulanacak disiplin işlemlerinin 2547 sayılı Kanun uyarınca yürütüleceği hüküm altına alındığı görüldüğünden, vakıf yükseköğretim kurumunda çalışan öğretim elemanlarının disipline konu olan fiil ve eylemlerine karşı da tıpkı devlet üniversitesinde çalışan öğretim elemanları gibi disiplin soruşturması açılarak 2547 sayılı Kanun’da yazılan disiplin cezalarından birinin verilmesi gerektiğinin tartışmasız kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alan akademik personelin mesleki güvenceleri ile Devlet yükseköğretim kurumlarında görev alan akademik personelin mesleki güvenceleri arasında ayırım yapılmadığı göz önüne alındığında, davacının disipline konu fiilleri üzerine disiplin soruşturması açılarak 2547 saylı Kanun çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmasını gerektiren bir ceza verilmesi durumunda sözleşmesinin feshine karar verileceği sonucuna varıldığından, sadakat borcuna aykırı davranışta bulunduğu gerekçe gösterilerek sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte taraftan, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu mali kayıpları ile özlük haklarının dava konusu işlemin tesis edildiği 05.04.2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, temyize konu istinaf kararının yukarıda yer verilen şekilde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.