Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4535 E. , 2022/6019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4535
Karar No : 2022/6019
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapan, 12/07/2013 tarihli Valilik oluru ile görevine son verilen davacı tarafından, göreve iadesi ile görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi edilmesi için 08/03/2019 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Şırnak ili, Uludere İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapmaktayken … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı sonucunda “toplu kaçakçılık” suçunu işlediğinden bahisle adli para cezası ile cezalandırılması sebebiyle 12/07/2013 tarihli Valilik makamının onayı ile görevine son verilen davacı hakkında verilen … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E.:…, K:… sayılı mahkumiyet kararının temyiz aşamasında bozulması ve akabinde davanın zamanaşımı sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildiği görülmüşse de; davacının … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile “Kaçakçılık” suçu nedeniyle 5607 sayılı Yasa uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 200 gün adli para cezası cezalandırıldığı, mezkur kararın 15/01/2013 tarihinde kesinleştiği, öte yandan davacının … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “Bireysel ticari kaçakçılık” suçunu işlediği sabit bulunduğundan adli para cezası ile cezalandırıldığı ve mezkur kararın 29/07/2003 tarihinde kesinleştiği, 12/07/2013 tarihinde geçici köy koruculuğu görevine son verilen davacının görevine son verildiği tarihte dahi … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı dışında hakkında verilen iki ayrı kaçakçılık suçundan dolayı verilen kesinleşmiş iki ayrı mahkumiyet hükmü bulunduğu dikkate alındığında, “kaçakçılık” ve “bireysel ticari kaçakçılık” suçunu işlediği kesinleşmiş Mahkeme Kararları ile sabit olan davacının göreve alınmada aranılan şartları taşımadığı, davacının göreve iadesi ile görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi edilmesi için 08/03/2019 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından, dava konusu işlemin iptali istemi yanında görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmekte ise de; Mahkeme tarafından yukarıda yer verilen gerekçe ile dava konusu işlem hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan, davacının parasal hak isteminin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin görevine son verilmesi işleminde esas alınan ceza dosyasından beraat ettiği, göreve iade başvurusunun zımnen reddi işlemine karşı açtıkları davada İdare Mahkemesinin dayandığı diğer ceza dosyalarının müvekkilinin görevine son verme işleminde esas alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin Dairemiz tarafından değerlendirilmesi gerektiği, davanın göreve iade başvurusuna ilişkin olsa da belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin temyize tabi olduğundan dava konusu başvurununda temyize tabi olduğu düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde; “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir…
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne, aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:” (c) bendinde; “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Olayda, Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapan, 12/07/2013 tarihli Valilik oluru ile görevine son verilen davacı tarafından, göreve iadesi ile görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi edilmesi için 08/03/2019 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile mali, özlük haklarının iadesi istemiyle davanın açıldığı, idare mahkemesince de karar gerekçesinde; davacının göreve alınma şartlarını taşımadığının belirtildiği, iptali istenen dava konusu işlemin, davacının belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğuran bir işlem değil, yeniden kamu görevine atanma talebin reddi işlemi olduğu, bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamına girmeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3- Davacının adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kesin olarak 27/10/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapan, 12/07/2013 tarihli Valilik oluru ile görevine son verilen davacı tarafından, göreve iadesi ile görevden çıkarılma işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi edilmesi için 08/03/2019 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile mali, özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:…c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, …” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün incelenmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır. Olayda, Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görevine son verilen davacının, görevine iade edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının yasal faiziyle iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğuran nitelikte olduğu açık olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin esası görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.