Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4663 E. , 2022/5452 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4663
Karar No : 2022/5452
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı üniversitede 01/09/2008 tarihinden dava konusu işlem tarihine kadar … Mühendisliği Lisans programında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin 31.08.2016 tarihi itibariyle feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; her ne kadar davacı tarafından 6559 sayılı Kanun’nun 32. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 19.11.2014 tarihinde eklenen geçici 67. maddesine göre azami sürelerin hesaplanmasında daha önceki sürelerin dikkate alınmaması gerektiği ileri sürülmüşse de; davacının, davalı idare bünyesinde 01.09.2008 tarihinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 33/a maddesi’ne göre araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 19.11.2014 tarihinde eklenen geçici 67. maddesine göre azami sürelerin hesaplanmasında daha önceki sürelerin dikkate alınmaması hususunun 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50/d maddesine göre yüksek lisans ve doktora eğitimi devam eden araştırma görevlilerine ilişkin olduğu, davacının ise halihazırda herhangi bir doktora programına kayıtlı olmadığı, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereğince toplam sözleşme süresi yedi yılı aşamayacağı, 2008 yılında göreve başlayan davacının iş akdinin 2015 yılında sona ermesine karşılık ilgili anabilim dalının dekanlığa teklifi ve dekanlık oluru ile bir yıl uzatıldığı da dikkate alındığında, davacının iş akdinin 31.08.2016 tarihi itibariyle feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının, süreklilik arzeden bir kamusal hizmet sunduğu tartışmasız olan davalı vakıf yükseköğretim kurumunda görev yapması nedeniyle kamu görevlisi statüsünde bulunduğu, bu niteliği itibariyle de çalışma esasları bağlamında (aylık ve diğer özlük hakları hariç) 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabi olduğunun tartışmasız olduğu, davacının tabi olduğu 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda ise öğretim görevlilerinin toplam sözleşme sürelerinin yedi yılı aşamayacağına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi bu süreyi aşan öğretim elamanlarının sözleşmelerinin feshedileceğine dair herhangi bir hüküm de bulunmadığı göz önüne alındığında; Anayasal ve yasal kodlamalara aykırı olarak kanunla düzenlenmesi gereken bir alana dair davalı kurum tarafından ikincil (yönetmelik) mevzuatla getirilen kurallar (toplam sözleşme süresi) esas alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının adli yargı yerinde davanın açıldığı (29.07.2016) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre feshedilmesi sebebiyle davanın görümünde adli yargının görevli olduğu, 2547 sayılı Kanun’da araştırma görevlilerin atanma süresinin en çok üç yıl olduğuna dair düzenleme bulunduğu, Kanunun ilgili madde metni incelendiğinde araştırma görevlilerin süresiz olarak atanamayacağı, bu kanun maddesi kapsamında çıkarılan İstanbul Bilgi Üniversitesi Akademik Personel Yönetmeliği’nin Sözleşme Süreleri başlıklı 6. maddesinin 5. fıkrası ile bu sürenin sekiz yıl olarak belirlendiği, davacının da bu süreyi doldurduğu ve araştırma görevlisi olarak çalışılabilecek sürenin sonuna geldiği, Yönetmelikte öngörülen sürenin sona ermesi sebebiyle davacının sözleşmesinin yenilenmediği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin sözleşmesinin davalı idarece herhangi bir haklı gerekçe öne sürülmeden feshedildiği belirtilerek hukuka uygun olarak verilen istinaf kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, adli yargıya dava açtığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idarece ödeme yapılırken, davacının açıkta kaldığı süre içerisinde başka bir kurumda çalıştığı ya da kazanç getirici bir faaliyette bulunduğunun tespiti halinde, davacının bu sürede elde ettiği gelirin mahsup edilerek, hukuka aykırı işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu mali kayıplarının Anayasanın 125. maddesi uyarınca ödenmesi gerekmektedir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.