Danıştay Kararı 8. Daire 2021/5348 E. 2022/6458 K. 11.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/5348 E.  ,  2022/6458 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5348
Karar No : 2022/6458

Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunanlar : 1- (Davalı) … Bakanlığı
Vekili : Hukuk Müşaviri …
2- (Davacı) …’a velayeten … ve …
Vekili : Av. …

Diğer Davalı : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/947, K:2021/1851 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Dava, davacılar tarafından, …’ın 20.10.2012 tarihinde … Büyükşehir Belediyesi’ne ait Ürünlü Gençlik Kampı’nda elektrik çarpması sonucu sakat kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen …. için 699.826,96-TL maddi, 300.000,00-TL manevi, … için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi, … için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zarar ile 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; kamp organizasyonunun … Büyükşehir Belediyesince yapıldığı açık ise de; davacılar çocuğunun öğrencisi olduğu okulun rehber öğretmeninin … Büyükşehir Belediyesi İzcilik Kulübü üyesi ve küme başı izcilik lideri olması, 2012 yılının Ekim ayı içerisinde yapılacak etkinlikle ilgili olarak rehber öğretmenin okul müdürünü bilgilendirmesi ve sınıflarda izcilik kampına gidecek öğrencilere duyuru yapılması, duyuru yapılıp öğrenci velilerinden yazılı izin alındıktan sonra 20.10.2012 tarihinde belediyeye ait araçlarla öğrencilerin okuldan alınarak kampa götürülmesi nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu organizasyonun bir parçası olduğu, davacı …’in polleri birleştirip havaya kaldırarak sallaması ve pollerin elektrik tellerine temas etmesi nedeniyle elektrik çarpması meydana gelmiş ise de; çadır kurulacak alanın elektrik tellerinin altında belirlenmesi, 10 yaşındaki çocukların çadır kurulumu esnasında kısa bir süreliğine de olsa yalnız bırakılması gibi nedenlerle olayın meydana gelmesinde davalı idarelerin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu davrandıkları ve oluşan zarardan müştereken sorumlu olduklarına, meydana gelen olay sebebiyle davacı …’in uğradığı 699.826,96-TL maddi zararın davalı idarelere başvuru tarihinden (22.08.2013) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, bu talebi aşan maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılardan … için 50.000,00-TL manevi, … için 25.000,00-TL manevi, … için 25.000,00-TL manevi olmak üzere, toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan karar her iki tarafça karşılıklı olarak temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/03/2021 tarih E:2016/947, K:2021/1821 sayılı kararı ile olayın meydana geldiği izcilik kampının organize edilmesinde ve kamp sırasında gerçekleştirilen faaliyetlerde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı herhangi bir görevlinin sorumluluğunun bulunmadığı, izcilik kampına ilişkin izin yazılarının da … Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne sunulmak üzere düzenlendiği görüldüğünden, olayda yalnızca davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın hizmet kusuru bulunmakta olup, davalı … Bakanlığı’nın olayda müştereken sorumluluğunun bulunduğuna yönelik İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, ayrıca davacılar çocuğu …’in olay nedeniyle meydana gelen engel oranının tespiti amacıyla iki adet Sağlık Kurulu Raporu alındığı, dosyaya sunulan bu raporlardan 30.07.2013 tarihli Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu’nda ağır engelli olmadığı, %66 oranında engel oranının bulunduğu, raporun geçerlilik süresinin bir yıl olarak belirtildiği; 11.09.2013 tarihli Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu’nda ise; ağır engelli olduğu, %82 oranında engel oranının bulunduğu, raporun geçerlilik süresinin 3 yıl olduğunun belirtildiği görülmekte olup, 2 ay aralıkla alınan bu iki rapor arasında bulunan çelişkili durum giderilerek davacı …’ın sürekli maluliyet oranının yeniden tespiti sonrası bir karar verilmesi gerektiği, davacı …’ın sürekli iş gücü kaybına bağlı zararının hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, küçüğün 25 yaşında çalışma hayatına başlayacağı belirtilerek ve ortalama gelir yöntemiyle bir hesaplama yapılmış ise de, yukarıda yer verilen hususlar yönünden yapılacak araştırma sonrası yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, küçüğün 18 yaşından itibaren gelir elde edeceği kabulüyle ve işleyecek iskontolu dönemdeki kazançların her yıl için ayrı ayrı %10 artırılıp %10 azaltılmak suretiyle (progresif rant) hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Davalı … Bakanlığı ve davacılar anılan kararın düzeltilmesini talep etmiştir.

Karar düzeltme isteminin … Bakanlığı yönünden incelenmesi;
…’ın 20.10.2012 tarihinde … Büyükşehir Belediyesi’ne ait Ürünlü Gençlik Kampı’nda elektrik çarpması sonucu sakat kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen … için 699.826,96-TL maddi, 300.000,00-TL manevi, baba … için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi, anne … için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zarar ile 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemli açılan dava dosyasının, … İdare Mahkemesi E:… esasında görüldüğü ve Mahkemece davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve … Bakanlığının kusur sorumluluğu altında 699.826,99 TL maddi ve toplamda 100.000 TL manevi zararın tazminine karar verildiği, Dairemizin ise söz konusu olayda … Bakanlığının kusuru bulunmadığı belirtilerek ve yukarıda belirtilen gerekçelerle kararın bozulmasına karar verdiği, verilen bu kararın davalı … bakanlığı tarafından düzeltilmesi istendiği anlaşılmaktadır.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için, öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gereklidir. Başka bir deyişle kanun yoluna başvuran aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
Bu durumda, davalı … Bakanlığınca, lehine olan temyiz kararının düzeltilmesinin istenildiği görüldüğünden, temyiz kararının düzeltilmesi isteminde davalı … Bakanlığınin hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Karar düzeltme isteminin davacılar yönünden incelenmesi;
Davacılar tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde; İdare Mahkemesi kararının, davacılardan … ve … için talep edilen maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının ve yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın tazmin isteminin reddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımların temyiz edilmesine rağmen Dairemizin bozma kararında bahsedilen yönlerde herhangi bir karar verilmediği iddialarına yer verildiği görülmektedir.
Temyiz kararımızda, söz konusu olayda yalnızca davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın hizmet kusuru bulunmakta olup, davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nın olayda müştereken sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca meydana gelen engel oranının tespiti amacıyla 2 ay aralıkla alınan iki rapor arasında bulunan çelişkili durum giderilerek davacı …’ın sürekli maluliyet oranının yeniden tespiti sonrası bir karar verilmesi gerektiği ve bilirkişi raporunda, …’ın 25 yaşında çalışma hayatına başlayacağı belirtilerek ve ortalama gelir yöntemiyle bir hesaplama yapılmış ise de, yukarıda yer verilen hususlar yönünden yapılacak araştırma sonrası yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, küçüğün 18 yaşından itibaren gelir elde edeceği kabulüyle ve işleyecek iskontolu dönemdeki kazançların her yıl için ayrı ayrı %10 artırılıp %10 azaltılmak suretiyle (progresif rant) hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Bu durumda, tazminat miktarının belirlenmesi aşamasında bazı hususların göz önünde bulundurulmadığı ileri sürülmüş ise de ilk derece mahkemesinin kararının yanlış husumete yönlendirilmesi sebebiyle bozulduğu, başka bir ifade ile hasım ve bilirkişi kararındaki hatalı değerlendirmeler yönünden yanlış verilen kararın doğru hasıma yönlendirilerek ve diğer hususlar yönünden de yeniden bir yargılama yapılacağı ve davacı tarafından ileri sürülen hususların göz önünde bulundurularak tazminat taleplerinin yeniden belirleneceği tartışmasız olduğundan, bu aşamada tazminat miktarları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmasının söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nın karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine, davacıların karar düzeltme isteminin belirtilen gerekçe ile reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.