Danıştay Kararı 8. Daire 2021/5370 E. 2022/5794 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/5370 E.  ,  2022/5794 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/5370
Karar No : 2022/5794

TEMYİZ EDEN (DAVAI) : …
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Köyü’nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 25/12/2018 tarihli Vali Olur’u ile görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, 07/08/2018 tarihinde … İlçesi’nde icra edilecek operasyonda görevlendirilen davacıya haber vermek maksadıyla saat 18:44 korucu başı Ö.D ve komutanı Uzm.J.Kad.Çvş U.Y tarafından telefonla arandığı ancak ulaşılamadığı, daha sonra davacının saat 19:03’te Uzm.J.Kad.Çvş U.Y’ye dönüş yaptığı, icra edilek operasyonla ilgili kendisine bilgi verilmesi üzerine, kendisinin şu anda … İli’nde olduğunu, göreve gelmeyeceğini ifade ettiği, … İli’ne gidilmesi için davacıya herhangi bir izin verilmediği ve kimden izin aldığı hususu sorulduğunda, Komutanlıktan hiç kimseye haber vermediğini, akrabalarından birinin acil rahatsızlanması/hastalanması sebebiyle il dışına çıkmak zorunda kaldığını, yapılacak operasyona gelebilirsem gelirim, gelemezsem yapacak bişey yok şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda, Mazıdağı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacının, çağrıldığı halde operasyona katılmadığının hakkında yürütülen idari tahkikat kapsamında bilgisine başvurulan tanık beyanları, tevil içerikli ikrarı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu eyleme ilişkin olarak davacıya savunma hakkı tanındığı ve davacının savunmasını verdiği , mevzuatla öngörülen usuller yerine getirilerek çağrıldığı göreve katılmadığı tespit olunan davacının eylemine uyan Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (ç) bendi uyarınca görevden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının dava dilekçesinde belirttiği, akrabasının(yeğeninin) hasta olmasından dolayı göreve gidemediği ve acilen il dışına çıkmak zorunda olduğu iddialarına ilişkin olarak, davacı vekilince … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Servisinden alındığı anlaşılan 24/06/2019 tarihli belgede; her ne kadar 07/08/2018 tarihinde hastanın dayısı davacı …’nın refakatçi olarak hastanın yanında bulunduğu anlaşılmakta ise de; aynı belgede hastanın 28/07/2018-08/08/2018 tarihleri arasında tedavi gördüğü sonrasında taburcu edildiği ve bu anlamda davacının iddia ettiği İlçe Komutanlığına bilgi verilmeden il dışına çıkmak için ileri sürüldüğü şekliyle acil bir hususun bulunmadığı, durumun hasta ziyaretinden ibaret olduğu kanaatine varıldığı, davacının iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, 27/07/2018 tarihinde müvekkilinin yeğeninin ayağına sıcak su döküldüğü, çocuğun önce … Devlet Hastanesine kaldırıldığı, fenalaşması üzerine … Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, 8-9 gün hastanede kalmak zorunda kaldığı, müvekkilinin çocuğun başında kalacak başka kimse olmadığı için yeğeninin yanında refakatçi olarak kaldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.